Anksiyete ile ilişkili bilişsel ve duygusal mekanizmaların yapısal eşitlik modellemesi ile incelenmesi ve dikkat yanlılığının göz izleme yöntemi ile analizi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, KLİNİK PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM BAKİ KAŞIKÇI
Danışman: Aynur FEYZİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, Kendini Düzenleyen Yürütücü İşlev (S-REF) modeli çerçevesinde anksiyetenin bilişsel–duygusal mekanizmalarını incelemektir. Çalışmada, duyusal işlemleme hassasiyetinin (DİH) sürekli anksiyete ile ilişkisi üstbilişler ve duygu düzenleme güçlükleri aracılığıyla incelenmiş; tehditle ilişkili dikkat yanlılığı göz izleme yöntemiyle değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada öz-bildirim ölçekleri ile veri toplanmış ve DİH, üstbilişler, duygu düzenleme güçlükleri ve sürekli anksiyete arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile test edilmiştir. İkinci aşamada, sürekli anksiyete puanlarına göre uç gruplar yaklaşımıyla seçilen katılımcılar serbest bakış görevini tamamlamıştır. Bu görevde farklı duygusal yüz ifadeleri sunulmuş; katılımcıların göz hareketleri EyeLink 1000 Plus sistemiyle kaydedilmiştir. Bulgular: YEM sonuçları tam aracılık modelini desteklemiştir: DİH, sürekli anksiyeteyi doğrudan yordamazken; üstbilişler, duygu düzenleme güçlükleri ve seri aracılı yol üzerinden anlamlı dolaylı etkiler göstermiştir. Göz izleme bulguları, yüksek sürekli anksiyetede dikkat yanlılığının tehdide yönelik sürdürme ve ayırmada güçlük bileşeniyle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu örüntü, korkmuş yüzlerde daha uzun toplam bakış süresi, daha yüksek fiksasyon sayısı ve daha fazla tekrar yönelme ile saptanmış; buna karşılık ilk yönelim (ilk fiksasyon lokasyonu) açısından belirgin grup farkı gözlenmemiştir. Ayrıca kontrol edilemezlik ve tehlike yönündeki olumsuz üstbilişsel inançlar ile duygu düzenleme stratejilerine sınırlı erişim, geç evre tehdit sürdürme göstergeleriyle (örn. toplam bakış süresi yüzdesi) pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Öz-bildirim ve davranışsal ölçümler birlikte değerlendirildiğinde, DİH'in anksiyeteye yatkınlığı doğrudan artırmadığı; etkinin tehdit odaklı üstbilişsel inançlar ve duygu düzenleme güçlükleri aracılığıyla gerçekleştiği görülmektedir. Söz konusu bilişsel–duygusal mekanizmalar, davranışsal düzeyde tehdide yönelik sürdürülmüş izleme ve dikkati ayırmada güçlük örüntüsüyle yansımaktadır.