Alopesi areata tanılı adolesanlarda sosyal görünüş kaygısı, benlik saygısı ve psikolojik dayanıklılığın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR GÜLLÜ
Danışman: Yasin ÇALIŞKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı, alopesi areata (AA) tanısı almış adolesanlarda sosyal görünüş kaygısı, benlik saygısı ve psikolojik dayanıklılık düzeylerini değerlendirmek, bu değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymak, AA'nın anksiyete ve depresif semptomlar üzerindeki etkilerini incelemek ve AA tanılı adolesanlarda eşlik eden psikiyatrik komorbiditeleri belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Gözlemsel vaka-kontrol niteliğindeki bu çalışma 20.05.2025-20.09.2025 tarihleri arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran, 12-18 yaş aralığında alopesi areata tanılı 64 vakadan oluşan hasta grubu ile aynı yaş aralığında yer alan 64 tipik gelişim gösteren adolesandan oluşan kontrol grubunu içermektedir. İki gruptaki katılımcılara da Sosyodemografik Veri Formu, Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği (SGKÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ), Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği-12 (ÇGPSÖ-12), Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği Çocuk Formu-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y) ve ardından çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından tanısal bir psikiyatrik görüşme olan Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Çizelgesi Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu-Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T) uygulandı. AA grubu için bunlara ek olarak vaka formu dolduruldu. Bulgular: Çalışmamızda AA grubunda cinsiyet dağılımı %47 kız ve %53 erkekti. SALT skoruna göre hastalık şiddeti %59 hafif, %11 orta ve %30 şiddetli olarak saptandı. Hastaların %12,5'inde tırnak, %39'unda kirpik, %44'ünde kaş ve %37,5'inde vücut kılı tutulumu mevcuttu. Olguların %81'i tutulumun görünür olduğunu belirtirken, görünür tutulumu olanların %46'sında lezyonları saklama ihtiyacı bulundu. Ortalama atak sayısı 1,45 olup, hastaların %59'unda geçmiş atak öyküsü ve bu atakların %89'unda tedaviye yanıt olduğu belirlendi. Yapılan değerlendirmede, AA grubunda SGKÖ puanı, ÇADÖ-Y toplam puanı, anksiyete ve depresyon toplam puanları ve alt boyutlarından obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, yaygın anksiyete puanları kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek, RBSÖ puanına göre benlik saygısı ise anlamlı düzeyde düşük bulundu. Psikolojik dayanıklılık AA grubunda daha düşük olmasına rağmen anlamlı bulunmadı. Spearman korelasyon analizine göre ÇGPSÖ-12 puanları ile diğer psikolojik değişkenler arasında negatif; bu değişkenlerin kendi aralarında ise pozitif yönde anlamlı korelasyonlar saptandı. ÇDŞG-ŞY-T sonucuna göre AA grubunda en az bir psikiyatrik tanı bulunma oranı %67,2 iken kontrol grubunda %20,3 idi (p<0,05). AA grubunda en sık tanılar yaygın anksiyete bozukluğu (%37,5), sosyal anksiyete bozukluğu (%35,9), dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (%25,0) ve majör depresif bozukluk (%14,1) olarak bulundu. AA tanılı hastalarda sosyal görünüş kaygısı, benlik saygısı ve psikolojik dayanıklılığa bağımsız etki eden faktörleri belirlemek için genelleştirilmiş lineer model analizleri yapılmıştır. Buna göre, sosyal görünüş kaygısının görünür tutulum ile bağımsız olarak pozitif, benlik saygısı ile negatif ilişkili olduğu; benlik saygısının yaş ve psikolojik dayanıklılık ile pozitif, ÇADÖ-Y toplam puanı ile negatif ilişkili olduğu; psikolojik dayanıklılığın da benlik saygısı ile pozitif ve anlamlı ilişki gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca, AA grubunda psikiyatrik tanı varlığına yönelik yapılan lojistik regresyon analizinde yalnızca ÇADÖ-Y toplam puanının psikiyatrik tanıyı bağımsız olarak öngördüğü belirlenmiştir. Sonuçlar: AA tanılı adolesanlarda psikiyatrik belirtiler ve tanılar sağlıklı kontrollere kıyasla belirgin olarak daha sık görülmekte olup, özellikle sosyal görünüş kaygısındaki artış ve benlik saygısındaki azalma öne çıkan psikososyal özelliklerdir. Görünür AA tutulumu ve düşük benlik saygısı sosyal görünüş kaygısının temel belirleyicileri olarak dikkat çekerken, benlik saygısının yaş ve psikolojik dayanıklılıkla arttığı, anksiyete ve depresyon düzeyiyle ise azaldığı saptanmıştır. Ayrıca, psikolojik dayanıklılık ile benlik saygısı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte, yapılan lojistik regresyon analizine göre ÇADÖ-Y toplam puanı psikiyatrik tanı varlığının en güçlü yordayıcısıdır. Bu bulgular, AA'nın yalnızca dermatolojik bir hastalık olmadığını, adolesanlarda psikososyal açıdan çok boyutlu değerlendirme ve erken psikiyatrik destek gerektirdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Alopesi Areata, Sosyal Görünüş Kaygısı, Benlik Saygısı, Psikolojik Dayanıklılık