Plasenta invazyon anomalisi saptanan olguların retrospektif incelemesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE ERGİN DOĞU

Danışman: Niyazi TUĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırmada kliniğimizde plasenta invazyon anomalisi tanısıyla tedavi gören olguların obstetrik sonuçlarının değerlendirilmesi ve uygulanan cerrahi yönetimin maternal sonuçlara etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Plasenta invazyon anomalisi tanısıyla uterus koruyucu cerrahi veya sezaryen histerektomi yapılan hastaların dosyalarında ayaktan veya yatarak takiplerine ait izlem kayıtları ve yenidoğana ait izlem bilgileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların yaşı, doğum ve gebelik sayıları, geçirilmiş küretaj ve uterus cerrahileri, antenatal dönemde kanama öyküsü, transfüzyon ihtiyacı, ultrason ile plasenta invazyon anomalisinin ön tanısı, operasyon öncesi hastanede yatış süresi ve yenidoğanın özellikleri (doğum haftası, doğum tartısı, Apgar skoru) hakkında veriler toplanmıştır. Operasyon süresi, cilt ve uterus insizyonun tipi, operasyon koşulları, cerrahi tipi, yoğun bakım ünitesi ihtiyacı, cerrahi komplikasyonlar ve doğumdan sonra hastanede kalış süresi gözden geçirilip kaydedilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada hastaların operasyona alınma şekilleri (acil/elektif) ve hastalara uygulanan cerrahi yöntemlere (sezaryen histerektomi/plasentanın in-situ bırakılması/segmenter rezeksiyon/plasental yatağa hemostatik sütur) göre karşılaştırma yapılmıştır. Acil operasyona alınan olguların doğum haftası ortalamaları, elektif operasyona alınanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktü (p:0.001; p<0.05). Onun dışında operasyona alınma şekilleri açısından anlamlı fark bulunamamıştır. Cerrahi şekilleri arasında mesane yaralanması görülme oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı (p:0.014; p<0.05). Sezaryen Histerektomi uygulanan olgularda mesane yaralanması görülme oranı (%66.7) diğer cerrahi yöntemlerden anlamlı şekilde yüksekti. Cerrahi şekilleri arasında hastanede kalış süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı (p:0.044; p<0.05). Plasenta in-situ bırakılması uygulanan olguların hastanede kalış süreleri diğer yöntemlerden anlamlı şekilde uzundu. Bunların haricinde cerrahi yöntemler arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Sonuç: Konservatif cerrahide uygulanan teknikler cerrahın tecrübesine ve hastanın intraoperatif özelliklerine göre değişir. Bu nedenle standart konservatif bir cerrahi yöntem yoktur. Plasenta invazyon anomalisi olan vakalar için standart tedavi yöntemi sezaryan histerektomi de olsa üreme isteği olan hastalar için uygun vakalarda uterus koruyucu cerrahi yöntem uygulanabilir. Bu nedenle plasenta invazyon anomalilerinin cerrahi tedavisi kişiselleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Plasenta İnvazyon Anomalisi, Uterus Koruyucu Cerrahi, Sezaryen Histerektomi