Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan yenidoğanlardaki transfüzyon uygulamalarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEDİA KARNAK AGAY
Danışman: İlke MUNGAN AKIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerinde (YDYBÜ) sıklıkla eritrosit ve trombosit süspansiyonları kullanılmaktadır. Anemi yenidoğanlarda sık görülen bir durum olmakla birlikte bu konuda transfüzyon pratiği henüz netlik kazanmamıştır. Farklı ülkelerdeki kılavuzlar arasında transfüzyon uygulamaları farklılık göstermektedir. Kliniğimizde TND rehberine uygun olarak transfüzyon yapılmaktadır. Biz bu çalışma ile YDYBÜ'müzde yapılan eritrosit transfüzyon endikasyonlarını ve bunların uluslararası ve ulusal rehberlere uygunluğunu karşılaştırmayı amaçladık. Materyal Metod: S.B.Ü. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi YDYBÜ'de 1 Ocak 2020 ile 31 Aralık 2021 tarihleri arasında eritrosit transfüzyonu yapılan, doğum tartısı 1500 gram altındaki yenidoğanlar retrospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Hastaların prenatal, natal ve maternal özellikleri, doğumda anne ve bebek hemoglobin değerleri, yapılan her transfüzyon öncesi hemoglobin/hematokrit değerleri, transfüzyon eşik değeri, transfüzyon endikasyonu, ürün miktarı, verilme süresi, transfüzyon sonrası, 1., 2., 3., 4. hafta hemoglobin değerleri, taburculuk günleri, vücut ağırlıkları, hemoglobin değerleri, prematürelik morbiditeleri bronkopulmoner displazi (BPD), prematüre retinopatisi (ROP), transfontanel ultrasonografi bulguları ve mortalite bilgilerini içeren formlar doldurularak değerlendirildi. Veriler IBM-SPSS Statistics v.28 © kullanılarak analiz edildi. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma süresi içerisinde YDYBÜ'müzde çok düşük doğum ağırlıklı (ÇDDA) 71 yenidoğana toplamda 289 adet eritrosit süspansiyonu (ES) transfüzyonu yapılmıştır. Medyan değeri hasta başına 3 transfüzyondur. Hastalara uygulanan ilk beş ES transfüzyonunda verilen 214 transfüzyon değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların 35'i (%49,2) kızdır, 34 (%47,8) bebek normal spontan vajinal yolla doğmuştur ve ortalama gestasyon haftaları 26,2 ±2,6 hf, doğum ağırlıkları 841,2±270,3 g'dır. Annelerin doğum sırasındaki ortalama Hb değerleri 11,2 ± 1,3 g/dl, bebeklerin ise 15,0 ± 2,5 g/dl bulundu. Bebeklerin ilk 5 ES transfüzyonları sırası ile ortalama postnatal 10,6., 18,7., 27,3., 30,4. ve 33,2. günde yapılmıştı. Hastalara her transfüzyonda verilen ES hacmi ortalamaları 15,9-17,1 cc/kg aralığındaydı. Hiçbir hastada transfüzyonla ilişkili akciğer hasarı gelişmemişken 6 (%8) hastada transfüzyonla ilişkili NEK gelişmişti. Bebeklerin 18 (%25,4)'i PN ortalama 26,6. günde kaybedilmişti. Sağ kalan 53 bebek PN ortalama 100,2. gününde 2821,9 g vücut ağırlığı ve 10,2 g/dl Hb değeri ile taburcu edilmişti. Çalışma süresince yapılan transfüzyonların 197'si (%92) TND kılavuzundaki eşik Hb değerine uygun olarak transfüze edilmiştir. Geri kalan transfüzyonların 10'una klinik kötüleşme nedeniyle ve birine operasyon sonrası transfüzyon uygulanmıştı, altı transfüzyonun ise Hb verilerine ulaşılamadı. Hastalara uygulanan ES transfüzyonu sırasındaki Hb değerlerinin TND'nin önerdiği Hb eşik değerleri ile farkı değerlendirildiğinde 2021 yılında yapılan transfüzyonlarda bu farkın daha yüksek olduğu, özellikle 2. ES transfüzyonunda istatistiksel anlamlılık tespit edilmiştir. Sonuç: YDYBÜ'nde ÇDDA bebeklere uygulanan ES transfüzyonları, TND kılavuzuna uygun olarak transfüze edilmiştir. Transfüzyon almadan taburcu olan bebeklerin sayısının fazla olduğu saptanmış ve bunun sebebinin doğumda ÇDDA bebeklere rutin olarak uygulanmaya başlanan geç kord klempleme politikası ile ilişkili olduğu düşünülmüştür. 2021 yılındaki transfüzyonlar 2020 yılıyla karşılaştırıldığında daha kısıtlı bir politika izlenildiği görülmüştür. Bu durumun; YDYBÜ'müzde daha kısıtlı kan alımı ve non-invaziv bakım prensiplerinin benimsenmesine bağlı olarak iyatrojenik kan kayıplarının azalması ve aynı zamanda COVID-19 pandemisi sırasındaki kan bankası rezervlerinin azalması ile ilişkili olabileceğini düşünmekteyiz. 2021 yılında daha düşük Hb değerleri ile transfüzyon uygulanmasının 2020 yılı bebekleri ile karşılaştırıldığında mortalite ve prematürelik sorunları açısından fark yaratmadığı da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Prematüre, Yenidoğan, Prematüre anemisi, Transfüzyon, Eritrosit Süspansiyonu