Primer perkütan koroner girişim uygulanan akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü hastalarında uzun koroner lezyonların tedavisinde uzun tek stent ve overlap stentlerin anjiyografik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FARID BAGHIROV

Danışman: Ayşe SAATCI YAŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Perkütan koroner girişimlerin yaklaşık %30'unda overlap stentler kullanılmaktadır. Uzun koroner lezyonlar, tek uzun stent veya overlap iki veya daha fazla stent ile tedavi edilebilir. Literatürde overlap stentlerin klinik sonuçları ile ilgili çelişkili sonuçlar raporlanmıştır. Çıplak stentlerde overlap stent kullanılmasının birinci yıl hedef lezyon revaskülarizasyonunu artırdığı bildirilmiştir. İlk jenerasyon ilaç salınımlı stentler ile overlap stentlemenin ise ölüm ve MI gibi klinik sonlanımlar üzerine olumsuz etkileri açıklanmıştır. Daha yeni jenerasyon ilaç salınımlı stentlerde ise overlap tekniğinin güvenli olduğu raporlanmıştır. Bu nedenle, bazen uzun lezyonların tedavisinde, tek bir uzun stent mi yoksa overlap yapan stentlerin mi kullanılması konusunda karar vermek zor olabilir. Bu çalışmanın amacı akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü ile başvuran ve primer perkütan koroner girişim uygulanan hastalarda, uzun koroner lezyonların tedavisinde uzun tek stent ve overlap ikinci jenerasyon ilaç salınımlı stentlerin anjiyografik sonuçlarını, hastane içi ve 1 yıllık klinik sonuçlarını karşılaştırmaktır. Yöntem: Kasım 2016-Şubat 2022 tarihleri arasında kliniğimize ST elevasyonlu MI tanısı ile başvuran ve göğüs ağrısının ilk 12 saati içinde primer perkütan koroner girişim amaçlı koroner anjiyografi yapılan hastalar retrospektif olarak tarandı. Tek uzun stent (≥30 mm) veya overlap iki stent takılan 354 hasta çalışmaya dahil edildi. İmplante edilen tüm stentler everolimus salınımlı stentler idi. Hastaların anjiyografik, hastane içi ve bir yıllık klinik sonuçları karşılaştırıldı. Stent trombozuna bağlı başvuran veya çıplak metal stent kullanılan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. İşlem sonunda, infarkt ilişkili arterde TIMI akımı, TIMI akım sınıflmasına göre derecelendirildi ve düzeltilmiş TIMI kare sayıları hesaplandı. Klinik, ekokardiyografik ve laboratuar verileri hastane kayıtlarından elde edildi. Hastane etik kurulu tarafından onay alındı. x Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 144'üne (%40.7) uzun tek stent, 210'una (%59.3) çift stent implantasyonu yapılmıştır. Her iki grup arasında yaş, cinsiyet, risk faktörleri ve semptom başlangıcından perkütan koroner girişime kadar geçen süre benzerdi (p>0.05). Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, en yüksek CK-MB ve kardiyak troponin değerleri arasında gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). İnfarkt ilişkili arter ve miyokard infarktüsü lokasyonu açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0.05). Total stent uzunluğu, uzun tek stent grubunda 39.28±26.76 mm ve overlap çift stent grubunda 42.77±10.20 mm ölçüldü (p=0.086). TIMI 0.05) . Sonuç: Çalışmamızda akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü ile primer perkütan koroner girişim sırasında, everolimus salınımlı stentler ile overlap çift stent implante edilen hastalarda TIMI<3 akım oranları uzun tek stent implante edilenlere göre daha yüksek bulundu. ST elevasyonlu miyokard infarktüsü ile primer perkütan koroner girişim uygulanan hastalarda TIMI 3 akım ve olumlu sonuçlar arasındaki ilişki düşünüldüğünde bizim bulgularımız klinik olarak önemli olabilir.