Dorsal el bileği gangliyonlarının açık eksizyonu sonrası skafolunat instabilitenin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERK KIRAN

Danışman: Osman ORMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Gangliyon kistleri sıklıkla el ve el bileği bölgesinde görülen, eklem kapsülü, tendon veya tendon kılıfından kaynaklanabilen, içi mukoid ve jeleatinimsi mayi ile dolu olan kistik yapılardır ve sıklıkla el bileğinin dorsal bölgesinde görülmektedir. Genellikle asemptomatik hastalara konservatif tedavi ve takip önerilmekteyken, semptomatik hastalara ise aspirasyon veya cerrahi eksizyon önerilmektedir. Açık eksizyon sırasında aşırı kapsül eksizyonu ile iyatrojenik olarak SL (skafolunat) bağ yaralanmasına bağlı skafolunat ayrışma gelişebileceği bildirilmektedir. Ancak literatürde açık eksizyon sonrası skafolunat ayrışma ile ilgili sadece vaka bildirimleri mevcuttur ve kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmada dorsal el bileği gangliyonlarının açık eksizyonu sonrası, orta dönem takiplerde gelişebilecek SL değişikliklerinin (SL mesafe, SL açı) radyolojik ve klinik parametreler ışığında değerlendirilmesi ve bunun fonksiyonel sonuçlar ve nüks oranları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: El cerrahisi kliniğimizde 2011-2021 yılları arasında dorsal el bileği gangliyonu tanısı ile takip edilen ve cerrahi olarak açık eksizyon ameliyatı yapılan 212 hastadan araştırmanın dahil edilme kriterlerine uyan 54 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Ameliyat öncesi ve sonrası SL mesafe ve SL açı ölçümleri için el bileği PA (posteroanterior), lateral ve yumruk sıkılı AP (anteroposterior) el bilek grafileri, kist boyutu için MRG (manyetik rezonans görüntüleme), el kavrama ve parmak pinç kuvvetlerini ölçmek ve değerlendirmek için Jamar Hidrolik El Dinamometresi ve Pinçmetre, ağrı ve fonksiyonel durumu objektif olarak değerlendirebilmek için DASH, VAS, PRWE, MAYO ölçekleri, el bilek eklem hareket açıklığını değerlendirebilmek için gonyometre kullanılmıştır. Bulgular: Sosyodemografik açıdan dorsal el bileği gangliyon hastalarının çoğunu (%74,07) kadınlar oluşturmuştur. Hastaların büyük bir kısmında (%75,93) nüks görülmezken, 13 hastada (%24,07) nüks görülmüştür. Klinik ve fonksiyonel açıdan bakıldığında DASH, VAS ve PRWE ölçeklerinin postoperatif değerleri, preoperatif değerlerine göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,0001; p=0,0001; p=0,002). Jamar Pinç kuvvetinin, MAYO ölçeğinin, ekstansiyon ve fleksiyon derecelerinin postoperatif değerleri, preoperatif değerlerine göre anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur. Jamar Grasp değerlerinin, ulnar ve radial deviyasyon derecelerinin postoperatif ve preoperatif karşılaştırmasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Nüks olan grubun postoperatif DASH değerleri, nüks olmayan gruba göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,035). Radyolojik açıdan preoperatif ve postoperatif SL açı değerleri arasında anlamlı bir farklılık oluşmazken, postoperatif SL mesafe değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede artış göstermiştir (p=0,0001). Postoperatif SL mesafe değerleri sağlam tarafa göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,0001). Sonuç: Araştırma bulguları göz önünde tutulduğunda, gangliyonların açık eksizyonu sonrasında SL mesafe artmaktadır. Bu artışın sebebinin gangliyon çıkarılması sırasında skafolunat bağın zarar görmesi olduğu düşünülmektedir. Bununla beraber SL mesafedeki artış fizyolojik olarak kabul edilen sınırlar içinde kalmaktadır. Araştırmada elde ettiğimiz bir diğer bulgu ise SL mesafe değerleri arttıkça hastaların ağrı ve fonksiyon ölçek skorlarının değişmesi, el bileği eklem hareket açıklığı derecelerinin de azalması olmuştur. Bu durum fizyolojik sınırlarda olsa da SL mesafe artışının el bileği biyomekaniği üzerine etkili olabileceğini ortaya çıkarmaktadır. Araştırmada, ameliyat sonrasında ameliyat öncesine göre; hastaların ağrı ve fonksiyon kısıtlılığı skorlarının düştüğü, eklem hareket açıklığı derecelerinin arttığı, özellikle pinç kuvvet değerlerinin artış gösterdiği ve sonuçta hastaların cerrahiden fayda gördüğü görülmüştür. Bununla beraber nüks görülen hastalarda el bileği ağrı ve fonksiyon kısıtlılığı skorları artış gösterirken, el bileği eklem hareket açıklığı dereceleri azalmaktadır. Yapılan araştırmanın bulguları, gangliyon cerrahisinin eksizyonu esnasında SL bağ kompleksine saygılı ve dikkatli bir cerrahi yapılması gerektiği, fazla eksizyon yapıldığında cerrahi travmaya sekonder instabilite gelişebileceği, yetersiz eksizyon ile nüks görülebileceği ve bu durumların hastaların klinik ve fonksiyonel sonuçlarını etkileyebilmesi açısından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Gangliyon Kisti, Skafolunat Bağ, Açık Eksizyon, Dorsal El Bileği, Skafolunat Ayrışma