Philadelphia-negatif klasik kronik miyeloproliferatif neoplazilerde sekonder malignitelerin sıklığı, risk faktörleri ve klinik önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE NURAN AKAY

Danışman: Fehmi HİNDİLERDEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Polisitemia vera (PV), esansiyel trombositemi (ET) ve primer miyelofibroz (PMF), kök hücre kaynaklı klonal miyeloproliferasyonla ve JAK2 V617F, CALR, MPL mutasyonları ve diğer alt klonlara ait somatik mutasyonlarla karakterize klasik kronik miyeloproliferatif neoplazilerdir (MPN). MPN'lerin AML (Akut Miyeloid Lösemi) ve MDS'ye (Miyelodisplastik Sendrom) dönüşme riskleri yanı sıra önemli sorunlardan biri de hastalık seyrinde sekonder malignite (SM) gelişme riskidir. Çalışmamızda MPN'li hastalarda hematolojik ve solid SM gelişme sıklığını, sekonder solid kanser (SK) risk faktörlerini ve SM gelişiminin sağkalıma etkisini ortaya koymaya çalıştık. Materyal ve Metot: Çalışmamıza 1995-2022 yılları arasında, 2016 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterleri esas alınarak Ph-negatif MPN tanısı konulmuş, 18 yaşından büyük, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde takipli 565 ve İTF İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı Polikliniğinden takipli olan 448 hasta dahil edildi. Nitel değişkenlerin karşılaştırılmasında çapraz tablo istatistikleri kullanıldı (Pearson Chi Square Test ve Fisher's Exact Test). Normal dağılım göstermeyen nicel verilerimiz Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile değerlendirildi. PV, ET ve PMF'de sağ kalım verileri Kaplan-Meier analizi ile elde edildi. Bulgular: Toplamda 1013 hasta dahil edilmiş olup bu hastaların 380'i (%37,5) PV, 419'u (%41,4) ET, 214'ü (%21,1) PMF tanılı olup ortanca tanı yaşı 54 (12-88) olarak, ortanca takip süresi 77 ay (2-429) sekonder SK gelişimine kadar geçen ortanca süre ise 59,5 ay (1-312) olarak saptanmıştır. Tüm kohort incelendiğinde %49,1'i (n=497) kadın, %50,9'u (n=516) erkek cinsiyettedir. 1013 MPN tanılı hastanın 83'ünde (%8,2) SK saptanmış, 67 hastada (%6,6) MPN tanısından sonra 72 SK gelişmiştir. Sekonder SK'lerın %64,2'si (n=43) karsinom, %23,9'u (n=16) NMCK, %3,0'ı (n=2) NMCK ve karsinom, %3,0'ı (n=2) melanom, %4,5'i (n=3) sarkom, %1,5'i (n=1) ise nöroendokrin tümördür. ET ve PV'de en fazla karsinom, ikinci sıklıkla NMCK, PMF'de ise en fazla NMCK görüldüğü saptanmış, ancak istatistiksel olarak anlamlı farklılık elde edilememiştir (p=0,107). 34 hastada sekonder hematolojik malignite (SHM) geliştiği saptanmış olup bunların %76,5'i (n=26) myeloid kökenlidir. Sekonder SK grubunda 65 ve üzeri yaştaki hastaların sıklığı gelişmeyen gruba göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır (sırasıyla %44,8, %26,1 p=0,001). Sekonder SK gelişmiş hastaların %64,2'si (n=43), sekonder SK gelişmeyen hastaların %50'si (n=473) erkek cinsiyettedir (p=0,025). JAK2 V617F, MPL ve CALR mutasyonu ile sekonder SK gelişimi arasında istatistiksel anlamlılık bulunmamıştır. Sekonder SK gelişen hastalarda gelişmeyen gruba göre arteriyel tromboz sıklığı istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır (sırasıyla %37,3, %25,3; p=0,030). Sitoredüktif tedavi almadan izlenen hastaların %5,7'sinde SK gelişmiş olup monoterapi veya çoklu tedavi olarak ayırmaksızın hayatının bir döneminde hidroksiüre (HU) maruziyeti olan hastaların %7'sinde, ruksolitinib (RUX) alanların %5,3'ünde, anagrelid alanların %4'ünde, interferon (IFN) bazlı tedavi alanların ise %2,1'inde SK gelişmiştir. MPN tanısı sonrası SK gelişimi, HU monoterapisi alan grupta HU almayan gruba göre anlamlı yüksek saptandı (p=0,046). RUX alan 5 hastanın hepsinde NMCK geliştiği saptanmış olup RUX almayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (P=0,009). NMCK gelişen 18 hastanın 17'sinin HU'ye maruz kaldığı saptanmıştır. SM gelişen grupta gelişmeyene göre tahmini ortalama sağkalım (OS) istatistiksel olarak anlamlı düşük saptanmıştır (sırasıyla OS: 168 ay, %95 GA: 142-194 ay ve OS: 290 ay, %95 GA 261-319 ay, p<0,001). Sonuç: SK gelişiminde 65 yaş üzerinde olmak, erkek cinsiyette olmak ve HU maruziyeti risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Sekonder SK gelişimi ile arteriyel tromboz sıklığı arasında da anlamlı ilişki bulunmuştur. MPN tanılı hastalarda OS, SM gelişen hasta grubunda gelişmeyenlere göre anlamlı düşük saptanmıştır. Hasta grubumuzda SHM hariç tutulduğunda sekonder SK gelişen hastalarda OS, SK gelişmeyen gruba göre istatistiksel fark bulunmasa da daha düşük saptanmıştır.