Kolon anastomozu yapılan sıçanlarda rosmarinus officinalis ekstresinin, yara iyileşmesi, kolon anastomozu ve postoperatif adhezyon üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAHYA KAAN KARATEPE
Danışman: Uğur KESİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Postoperatif peritoneal adhezyonlar abdominal cerrahi sonrası görülen majör komplikasyonlar olarak kabul edilmektedir. Abdominal cerrahi sonrası sık karşılaşılan batın içi adhezyonlar önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Batın içi yapışıklıklar cerrahi komplikasyon riskini ve süresini uzatmaktadır. Bu amaçla pekçok antiadhesiv ajan kullanılmış ancak henüz kesin bir çözüm bulunamamıştır. Ayrıca, cerrahi kliniklerinde sık uygulanan kolon operasyonlarında, anostomoz kaçağı morbidite ve mortaliteyi arttırmaktadır. Bu nedenle anostomoz kaçağının önlenmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar güncelliğini korumaktadır. Bu çalışmada RO ekstresinin klinik kullanımına öncülük edebilmesi amacıyla cerrahi bir model olarak kolon anostomozu üzerine etkileri ile antiadheziv etkinliği ve eş zamanlı laparatomi bölgesindeki yara iyileşmesi üzerine etkilerinin ortaya konulması planlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, toplam 14 adet Spraque cinsi erkek sıçan üzerinde yapıldı. Sıçanlar her grupta 7 adet sıçan olacak şekilde 2 eşit gruba ayrıldı. Grup'lar; Grup C (Control): Laparotomi+kolon anastomozu +2 mL izotonik. Grup R (Rosmarinus officinalis): Laparotomi+kolon anastomozu+2 mL %2 rosmarinus officinalis. Postoperatif 8. gün günde tüm sıçanlar anestezi altında laparotomi yapıldı. Makroskopik adhezyon skorlaması yapılarak kaydedildi. İnsizyon hattından alınan doku örneklerinden yara gerilim kuvveti ölçüldü. İnsizyon hattından histopatolojik inceleme ve doku hidroksiprolin düzeyleri için doku örnekleri alındı. Mikroskopik adhezyon skorlaması için peritoneal yapışıklık bölgesinden doku örnekleri alındı. Kolon anastomozu yapılan kolon segmentinden anastomoz patlama basıncı ölçüldü. Anastomoz hattından histopatolojik inceleme ve doku hidroksiprolin düzeylerinin ölçümü için doku örnekleri alındı. Tüm sıçanların doku örnekleri alındıktan sonra intrakardiak ponksiyon ile sakrifiye edildi. Bulgular: Grup C ve Grup R arasında MAS açısından istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p=1.000). Grup R ortalama WTS değeri Grup C'ye göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde düşük tespit edildi (p=0.003). Grup C ve Grup R arasında ortalama ABP değeri açısından istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p=0.078). Grup C ve Grup R arasında ortalama CHS, PHS, WOHP ve COHP açısından istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (respectively; p=0.644, p=0.794, p=0.848, p=0.406). Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen sonuçlar doğrultusunda literatürdeki çalışmaların aksine RO ekstresinin antiadheziv etkinliğinin olmadığı tespit edildi. Kolon anostomozu üzerine istatiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte ortalama ABP ve CHS'larında artışa yol açtığı tespit edildi. Ayrıca literatürdeki çalışmaların aksine insizyon bölgesindeki yara iyileşmesini istatiksel olarak anlamlı düzeyde olumsuz etkilediği tespit edildi. Çalışmamızdan elde edilen sonuçlara göre RO ekstresinin peritoneal uygulaması durumunda erken dönemde batın insizyon bölgesinde evisserasyon açısından riskli olabileceği düşünülmektedir. Kolon anostomozu üzerine istatiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte olumlu etkilerinin olabileceği öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Kolon, anastomoz, Rosmarinus, postoperatif, adezyon, yara iyileşmesi