Kronik santral seröz koryoretinopati yönetiminde verteporfinsiz fotodinamik tedavinin fonksiyonel ve anatomik sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BEYOĞLU GÖZ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLCE KAYIKCI
Danışman: Funda Ebru AKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı, kronik santral seröz koryoretinopati (KSSKR) tedavisinde, verteporfinsiz fotodinamik tedavinin (FDT) anatomik ve fonksiyonel etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, KSSKR tanısı ile verteporfinsiz FDT uygulanan 47 hasta (47 göz) dahil edildi. Kroniklik oral ve topikal tedavilere en az 4 ay yanıt alınmaması olarak tanımlandı. Standart FDT protokolünde kullanılan 689 nm diyot lazer fotosensitizan ajan kullanılmadan tek seans uygulandı (50 J/cm² akı, 600 mW/cm² güç yoğunluğu, 83 saniye). Tedavi sonrası 1., 3. ve 6. aylarda en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), spektral domain optik koherens tomografi (SD OKT), OKT anjiyografi (OKTA), geliştirilmiş derinlik görüntüleme OKT (EDI OKT) ve ona entegre edilmiş Image J yazılımı ile multimodal değerlendirme yapıldı; işlevsellik için 10-2 görme alanı (GA) testi uygulandı. Bulgular: Yaş ortalaması 48,38±8,19 olan çalışma grubunun %82,98'i (39) erkekti. Ortalama EİDGK (logMAR) değeri 0,61 ± 0,28 iken, 6. ay sonunda 0,38 ± 0,29 değerine ilerledi (p<0,001). Fonksiyonel iyileşme takip süresi boyunca kademeli olarak devam ederken anatomik parametrelerdeki iyileşme ilk 3 ay içinde tamamlandı, ardından plato etkisi saptandı. Ortalama 351,51 ± 97,24 µm olan santral makula kalınlığı, 6. ayda 268,20 ± 66,81 µm'ye inceldi (p<0,001). Foveal subretinal sıvı (SRS) yüksekliği 171,28 µm'den 63,84 µm'ye geriledi (tümü için p<0,001). Koroid kalınlığı (KK) 392,28 ± 81,36 µm'den 353,49 ± 77,01 µm'ye azaldı. Subfoveal toplam koroidal alan, lüminal ve stromal alanlarda azalma (tümü için p<0,001), koroidal vaskülarite indeksinde stabilite izlendi (p=0,07). OKTA incelemesinde, koryokapillaris damar yoğunluğunda artış saptanırken (p=0,01); yüzeyel, derin ve dış retinal kapiller pleksuslarda ise anlamlı değişiklik gözlenmedi (sırası ile p=0,055; p=0,19; p=0,06). GA testinde ortalama sapma ve patern standart sapma değerleri iyileşme gösterdi. Takip süresi sonunda hastaların %44,68'inde (n=21) SRS'de tamamen çekilme, %8,51'inde (n=4) ise nüks görüldü. Sonuç: KSSKR tedavisinde 689 nm lazer; EİDGK'yi arttıran, SRS ve ve KK'yi azaltan, güvenli ve yenilikçi bir yöntemdir. Bu yöntem, verteporfine bağlı potansiyel yan etkileri ve maliyeti ortadan kaldırıp, temininde zorluk yaşanan durumlarda KSSKR hastaları için alternatif potansiyeli taşımaktadır.