HIV ile enfekte kişilerde görülen kanserlerin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YILDIZ VERDİ

Danışman: İlyas DÖKMETAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: HIV enfeksiyonu olan hastalarda yeni tedavi rejimleri ile birlikte beklenen yaşam süresi uzamakta ve yaşla birlikte komorbiditelerde artış görülmektedir. Bu popülasyonda görülen AIDS tanımlayıcı olan ve olmayan kanserler özellikle yüksek mortaliteye neden olmaları sebebiyle önemlidir. Türkiye'de HIV pozitif bireylerde görülen kanserlerle ilgili sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Çalışmamızda ADCs ve NADCs insidans ve prevalansını belirlemek, her iki grup arasındaki epidemiyolojik farklılıkları, olası mortalite prediktörlerini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde kesitsel, retrospektif vaka çalışması olarak gerçekleştirildi. Ocak 2011- Aralık 2019 tarihleri arasında HIV/AIDS tanısı almış olan hastalardan, histopatolojik olarak kanser tanısı alan hastalar incelendi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar verileri, alışkanlıkları, ilaç kullanım bilgileri dosya kayıtlarından elde edildi. Yıllara göre ADCs ve NADCs insidansını belirlemek için, kanser tanı yılları üçer yıllık periyodlara ayrılarak incelendi (periyod 1; 2011-2013, periyod 2; 2014-2016, periyod 3; 2017-2019). Bulgular: Çalışmamıza dahil ettiğimiz 1438 hastanın 57 (%3,9)'sinde kanser saptandı. Hastaların kanser tanı anında yaş ortalaması 43,7, kanser tanı anında CD4 sayısı ortalama 272,3±244,4 (6-1124)/mm³ idi. HIV tanı anındaki yaş ortalaması, ileri yaş grup oranı, HBsAg ve/veya Anti HCV pozitiflerin oranı, HIV RNA (kopya/ml) ortalaması, düşük CD4+ T lenfosit ortalaması kanser olanlarda olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p=0001, p=0,0001, p=0,006, p=0,0001). 5133,55 hasta-yılı izlenen hastaların kanser insidansı 11,1 (%95 CI, 8,58-14,37)/1000 hasta-yılı saptandı. Hastalardan 32 (%56) kişi AIDS tanımlayıcı kanser, 25 (%44) kişi AIDS tanımlayıcı olmayan kanser idi. ADCs insidansı 1. periyotta 6,10 iken, 2. periyotta 9,21'e yükseldi, 3.periyotta ise 5,09'a geriledi. NADCs insidansının ise 1.periyottan 3.periyoda ilerlerken 8,14'ten 3,89 'a gerilediği görüldü. Özellikle ADCs grubunun kanser ve HIV tanısını eş zamanlı alma oranın yüksekliği dikkat çekti (23, %72). ADCs grubunda 23 (%71,8) kişide Kaposi sarkomu, 9 kişide ise NHL saptandı. NADCs grupta ise en sık Hodgkin lenfoma ve akciğer kanseri saptandı. Azalan sıklıkla genitoüriner sistem, gastrointestinal sistem, tiroid ve meme kanserleri görüldü. ADCs grubu NADCs grubu ile karşılaştırıldığında, ortalama CD4 sayısının daha düşük, ortalama HIV RNA düzeyinin daha yüksek olduğu istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p=0,0121, p=0,0001,). NADCs grubunda ise ileri yaş grup oranı belirgin yüksek saptandı (p=0,0322). Hastalardan ADCs tanılı 4 kişi, NADCs tanılı 7 kişi kaybedildi. Sonuç: Bu çalışma ülkemiz için AIDS tanımlayıcı kanserlerin hala sorun teşkil ettiğini, hastaların takipleri sırasında olduğu kadar, HIV tanı anında da kanser açısından ayrıntılı incelenmesini gerektiğini göstermektedir. ART tedavisine erken başlanması, kanser tarama programları geliştirilmesi ve kanser hastalarına multidisipliner yaklaşılması morbidite ve mortaliteyi azaltacak en önemli faktörlerdir. Anahtar kelimeler: HIV, AIDS, kanser, AIDS tanımlayıcı kanser, AIDS tanımlayıcı olmayan kanser, seroprevalans, insidans