Yoğun bakımda pencereli ortam ve doğal ışık koşullarının deliryum üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAKUP SAVAN
Danışman: Sema ŞANAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Deliryum, yoğun bakım ünitelerinde sık görülen, hastaların klinik seyir ve sonuçlarını olumsuz etkileyen önemli bir klinik tablodur. Doğal ışığa erişim, yoğun bakım ortamında sirkadiyen ritmi destekleyebilecek değiştirilebilir çevresel faktörlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, doğal ışık alan pencereli yoğun bakım ünitesi ile doğal ışık almayan penceresiz yoğun bakım ünitesinde izlenen erişkin hastalarda deliryum insidansının karşılaştırılması; ayrıca deliryum gelişiminin yoğun bakım yatış süresi, yoğun bakım mortalitesi ve seçilmiş laboratuvar parametreleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Prospektif gözlemsel tasarımdaki çalışmaya, aynı hastane bünyesinde yer alan pencereli ve penceresiz yoğun bakım ünitelerinde izlenen 102 erişkin hasta (penceresiz n=53; pencereli n=49) dahil edildi. Deliryum değerlendirmesi, yoğun bakım yatışının ilk yedi günü boyunca veya hasta yoğun bakımdan ayrılana kadar günlük olarak CAM-ICU ile yapıldı. Sedasyon ve ajitasyon düzeyi RASS ile izlendi. Demografik veriler, eşlik eden hastalıklar, APACHE II ve SOFA skorları, tedavi uygulamaları, mekanik ventilasyon ve vazopressör gereksinimi ile glukoz, CRP, sodyum, laktat, kreatinin değerleri kaydedildi. Birincil sonlanım deliryum gelişimi; ikincil sonlanımlar deliryum gün sayısı, yoğun bakım yatış süresi ve yoğun bakım mortalitesi olarak belirlendi. Bulgular: Deliryum insidansı penceresiz yoğun bakım grubunda %43,4, pencereli yoğun bakım grubunda %20,4 olarak saptandı ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Yedi günlük kümülatif deliryum insidansı penceresiz grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Deliryum gelişen ve gelişmeyen hastalar karşılaştırıldığında, deliryum gelişen hastalarda yaş, APACHE II ve SOFA skorları anlamlı olarak daha yüksek; yoğun bakım yatış süresi anlamlı olarak daha uzun ve yoğun bakım mortalitesi anlamlı olarak daha yüksekti. Çok değişkenli analizde yaş ve APACHE II skoru deliryum gelişimi ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Aynı modelde pencereli yoğun bakım ünitesinin koruyucu yöndeki etkisi devam etmekle birlikte istatistiksel anlamlı bulunmadı. Seçilmiş laboratuvar parametreleri ile yoğun bakım tipi veya deliryum gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve tutarlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızda doğal ışık alan pencereli yoğun bakım ünitesinde izlenen hastalarda deliryum gelişimi daha düşük bulundu. Bu sonuç, yoğun bakım ortamında doğal ışığın deliryumun önlenmesine yönelik çevresel düzenlemeler içinde olduğunu göstermektedir.