İntrauterin gelişme kısıtlılığı ve gebelik haftasına göre küçük fetus tanısı alan gebelerde maternal serum endocan düzeyinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDÜLKERİM OĞUZHAN AYPARÇASI

Danışman: Murat MUHCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Fetal büyüme kısıtlılığı (FGR), çeşitli olumsuz perinatal sonuçları barındıran, gebeliğin sürecinin bir komplikasyonudur. Preeklampsi veya diğer hastalıklara ikincil olarak gelişebilir veya daha sık görülen izole fetal büyüme kısıtlılığı olarak gözükelebilir. Fetal büyüme kısıtlaması için terminoloji, etiyoloji ve tanı krıterleri konusunda net bir fikir birliği bulunmamaktadır. Kadın doğum uzmanları açısından fetal büyüme kısıtlılığı olan fetusun optimal yönetimin sağlanması ve doğum zamanının planlanması genellikle zor bir süreçtir. Endocan, Endotel hücresine özgü, insanlarda ESM-1 geni tarafından kodlanan bir proteindir. Endocan özellikle akciğer ve böbrek dokularındaki endotel hücrelerinde eksprese edilip bu ekspresyon sitokinler tarafından düzenlenmektedir. Endocan, neoanjiyogenez sırasında uç hücrelerin spesifik bir biyolojik belirteci olarak tanımlandı. Ek olarak literatürde yapılan çalışmalarda obez ve gestasyonel diyabeti olan kadınların plasentasında endocan ekspresyonunun arttığı tespit edildi. Bu bilgilere dayanarak, biz de üçüncü trimesterdaki 30 ile 36 hafta arasında Fetal büyüme kısıtlılığı (FGR) tanısı alan gebeler ile ek hastalığı olmayan aynı gestasyonel hafta arasındaki gebelerin serumunda endocan düzeyine bakmayı amaçladık. Gebeliğin 30-36. haftaları bu durumları değerlendirmek için güvenilir biyobelirteçlerin belirlenmesi, zamanında müdahale ve iyileştirilmiş perinatal sonuçlar için çok önemlidir. Bu tez, yeni bir endotelyal biyobelirteç olan endocanın, bu kritik gebelik penceresi sırasında IUGR ve SGA gebeliklerini değerlendirmedeki rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Mevcut literatürün kapsamlı bir analizi yoluyla, bu çalışma, endocanın prediktif bir belirteç olarak potansiyelini ve büyüme kısıtlamasından etkilenen geç preterm gebeliklerin yönetimindeki klinik etkilerini anlamamıza katkıda bulunmayı amaçlamakladık Gereç ve Yöntemler: Prospektif kesitsel tipteki bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne Aralık 2023- Mart 2023 tarihleri arasında başvuran 90 gebe ile yapıldı. Üçüncü trimesterde Fetal büyüme kısıtlılığı (FGR) tanısı alan 45 gebe ve aynı vii yaştaki 45 sağlıklı gebe çalışmaya dahil edildi. Çalışmada birincil sonuç olarak anne serum endocan düzeyleri açısından IUGR, SGA ve sağlıklı kontrol grupları karşılaştırıldı. Çalışmaya katılan gebelerden alınan serum örnekleri çalışılacağı güne kadar Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya laboratuvarındaki -80 santigrat derecedeki buzdolabında muhafaza edildi. Alınan örneklerin çalışılacağı gün soğuk zincir yöntemiyle dış merkez Farmasina Tıbbi ve Kimyevi Ürünler San. Tic. Ltd. Şti., Ataşehir, İstanbul, Türkiye laboratuvarına gönderildi. Serum örneklerinde endocan düzeyleri Sunred ticari marka (Human (ECSM1) ELISA Kit (Katalog numarası: 201-12-1978, sensitivite: 7.506 ng/L, assay range: 8 ng/L-2000ng/L) ticari kiti kullanılarak ELISA yöntemi ile Diagnostic Automation, Inc. DAR800 cihazı ve KCjunior yazılımı kullanılarak çalışıldı. Bulgular: Çalışma Aralık 2022 ve Mart 2023 ayları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğin'de 45 (%50) FGR, 45 (%50) kontrol olmak üzere toplam 90 kadınla yapıldı. Çalışmaya katılan kadınların yaş ortalaması 28.6 ± 5.6, en küçük 18.0 ve en büyük 42.0 olarak saptandı. Çalışmaya katılan kadınların BMI ortalaması 25.88 ± 1.98 olarak saptandı. Olguların BMI değerleri incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptandı (p>0,05). Olguların Kan Alınan Gebelik Haftası incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptandı. (p>0,05). Yaşları incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0,05). Hasta olan grubun, kontrol grubuna göre yaşlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Maternal Endocan Seviyeleri incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0,001). Hasta grubunun maternal endocan seviyeleri, kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu gözlendi ve bu fark istatiksel olarak anlamlıydı. Sonuç: Fetal büyüme kısıtlılığı (FGR) gebelikleri ve endocan molekülünün bir viii biyobelirteç olarak potansiyel rolü hakkındaki mevcut literatürü keşfederek, maternal fetal tıp alanına değerli içgörüler katmayı amaçlamaktadır. Maternal serum endocan düzeyi IUGR ve SGA'lı grupta yüksek ve sağlıklı kontrol grubunda düşük bulunurken doğum ağırlığı ile maternal serum endocan düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulundu. Çalışmadan elde edilen bulgular, sağlık uzmanlarının teşhis, tanı ve öngörü yeteneklerini geliştirme potansiyeline sahiptir ve yüksek riskli gebelikleri doğru bir şekilde belirlemelerini katkı sağlar. Ayrıca preeklamptik kadınlarda gösterilen maternal serumdaki yüksek endocan seviyeleriyle uyumlu şekilde izole FGR vakalarında da endocan seviyeleri sağlıklı kontrollere göre daha yüksek bulundu. Sonuç olarak henüz gebeliğin erken haftalarında araştırılma olmayan maternal endocan seviyesinin ileri gestasyonel haftada tanı alan olgularında erken tanı için etkili olabileceğini düşünmekteyiz. Bu da IUGR ve SGA'nın olumsuz etkilerini azaltabilecek erken müdahale stratejilerini kolaylaştırabilir ve hem anneler hem de yeni doğanları için daha iyi sonuçlara yol açabilir. Anahtar kelime: İntrauterin gelişme kısıtlılığı, gebelik yaşına göre küçük fetuslar, Endocan, ESM-1, VEGF, FGF-2