Bipolar bozukluk manik epizodda BECLİN-1, LC3B-II, P62 düzeylerinin tekrar ölçümlü ve kontrollerle karşılaştırmalı incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BERRİN ÖZGE İLTEMİŞ KANAR
Danışman: Derya Güliz MERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bipolar bozukluk manik/hipomanik ve depresif epizodlarla seyreden, kronik ve yineleyici gidişli ruhsal bir bozukluk olup dünya genelinde önemli düzeyde yeti kaybı ile giden hastalıklar arasında gösterilmektedir. Hastalığın etiyopatogenezi tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, güncel yaklaşımlar tekil nörotransmiter değişimlerinden ziyade hücresel homeostaz, mitokondriyal işlevler ve inflamatuar süreçler gibi temel biyolojik mekanizmalara odaklanmaktadır. Bu süreçlerin kesişiminde yer alan otofaji, nöronal bütünlüğün ve hücresel kalite kontrolünün sürdürülmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, bipolar bozukluk manik epizod tanısıyla hastaneye yatan hastalarda otofajik akışta görevli biyobelirteçler olan Beclin-1, LC3B-II ve p62/SQSTM1 düzeylerini yatışın 1. günü ve takiben 28. günde değerlendirerek bu belirteçlerin zaman içindeki değişimini incelemek ve elde edilen bulguları sağlıklı kontrol grubunun tek zamanlı ölçümü ile karşılaştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya, bipolar bozukluk manik epizod tanısıyla hastaneye yatan hastalar ve hastalarla yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Hasta grubundan periferik kan örnekleri yatışın 1. günü ve takiben 28. günde, sağlıklı kontrol grubundan ise tek zaman noktasında olmak üzere alındı. Serum Beclin-1, LC3B-II ve p62/SQSTM1 düzeyleri uygun biyokimyasal yöntemler kullanılarak ölçüldü ve istatistiksel analizler gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışma sonucunda, bipolar bozukluk manik epizod grubunda yatışın 1. gününde ölçülen otofaji ile ilişkili biyobelirteçler olan Beclin-1, LC3B-II ve p62/SQSTM1 düzeyleri sağlıklı kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük bulundu. Buna karşılık, bipolar bozukluk grubunda 1. gün ve 28. gün ölçülen biyobelirteç düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Tartışma ve Sonuç: Bu tez çalışması, hastaneye yatış gerektiren bipolar bozukluk manik dönemdeki hastalarda otofaji belirteçlerinin tekrar ölçümlü ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi yoluyla, otofajik süreçlerin manik dönemle ilişkisine dair klinik düzeyde veri sunmaktadır. Elde edilen bulgular, bozukluğun patofizyolojisinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir ve gelecekte psikiyatrik bozukluklarda otofaji temelli çalışmalara zemin oluşturabilir.