Normal popülasyonda miyokardiyal T1, T2 ve T2* değerlerinin yaş, cinsiyet ve kardiyak segmentlere göre analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞRI ÖZCAN
Danışman: Hasan YİĞİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Manyetik rezonans (MR) görüntüleme, yalnızca miyokardiyal işlevi değil, aynı zamanda miyokardiyal kompozisyonu da karakterize etmek için yumuşak dokuların mükemmel kontrastını sağlar. Kardiyovasküler MR görüntüleme (KMRG)'de nispeten yeni ve çığır açan bir yöntem olarak T1, T2 ve T2* parametrik haritalama, miyokardiyal doku bileşimindeki farklılıkları yansıtarak doku değişiklikleri hakkında kantitatif bilgiler verir ve geleneksel KMR görüntülerinde daha az belirgin olan yaygın doku hasarını ve ince/belirsiz fokal miyokardiyal değişiklikleri gözlemleme ve ölçme potansiyeli sunar. Yöntemin en önemli kısıtlılığı farklı manyetik alan güçlerinde, farklı firmalara ait farklı cihazlarda ve farklı sekans yapılarında ölçülen T1 ve T2 değerlerinin önemli ölçüde farklılıklar göstermesi ve bu nedenle her bir merkezin kendi cihazı için normal sınırları belli sayıda gönüllü üzerinde belirleme gerekliliğidir. Ayrıca bu değerlerin farklı kardiyak segmentlerde farklılıklar gösterdiği, bunun yanı sıra yaş ve cinsiyet ile de değiştiği bildirilmekle birlikte geniş kontrollü gönüllü gruplarında bu değişikliğin nasıl olduğunu ayrıntılı araştıran çalışmalar eksiktir. T2* haritalamada ise kardiyak demir birikimine işaret edecek düzeyde düşük T2* değerleri için 1.5 Tesla MR sistemlerine yönelik bir risk sınıflandırma yöntemi kullanılmakta olup normal popülasyonda T2* zamanlarının sınırları ile cinsiyet ve yaşla nasıl değiştiğini gösteren çalışmalar da eksiktir. Çalışmamız her bir dekat için yeterli ve denk sayıda erkek ve kadınlar şeklinde yapılandırılmış sağlıklı gönüllülerden oluşan geniş bir kohortta miyokardiyal nativ (doğal) T1, T2 ve T2* zamanlarını ve bunların yaş ve cinsiyet ile segmentlere göre değişimini araştırmakta olup bu yönüyle literatürde yer alan daha önceki kısıtlı çalışmalardan ayrılmakta ve normal parametrik haritalama sınırlarının nasıl belirlenmesi gerektiğine yönelik de yeni bir pencere açmayı amaçlamaktadır. Ayrıca bildiğimiz kadarıyla miyokardiyal normal parametrik haritalama referans değerleri yönünden Türkiye'de gerçekleştirilmiş ilk geniş kapsamlı çalışmadır. GEREÇ VE YÖNTEM Prospektif olarak planlanan çalışmamız Ağustos 2021 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Bilinen bir kardiyak hastalığı, kardiyak hastalığı düşündürecek bulgusu ve kronik hastalığı olmayan 20-80 yaş arasında erkek ve kadın toplam 125 gönüllü çalışmaya katılmıştır. Belirtilen yaş aralığında her dekat için en az 8 kadın ve 8 erkek gönüllü olacak şekilde gruplar oluşturulmuştur. Sağlıklı statüsü; sorunsuz tıbbi öykü, kardiovasküler bir fonksiyon bozukluğuna işaret edebilecek herhangi bir semptomun yokluğu, normal EKG bulguları ve kardiyak MR ile kanıtlanmış normal kardiyak boyutlar ve fonksiyonlara dayandırılmıştır.Kardiyak MR görüntüleme sırasında normal olmayan morfolojik ya da fonksiyonel bir bulgu saptanan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. İnceleme 1.5 Tesla manyetik alan gücünde MR cihazı ile nefes tutmalı modifiye MOLLI T1, hazırlık uyaranlı b-SSFP T2 ve multi eko gradient eko T2* haritalama sekansları ile Amerikan Kardiyoloji Cemiyeti'nin belirlediği 17 segment modeli esas alınarak sol ventrikülde 16 segmentten nativ T1 zamanları ve T2 zamanları ölçülmüştür. Sağlıklı değerlendirmeyi etkileyebilecek ölçüde artefaktlı olan segmentlerden ölçüm yapılmamıştır. T2* zamanı ölçümü ise orta kesim interventriküler septumdan gerçekleştirilmiştir. Bu değerlerin yaş ve cinsiyetle değişimi, ayrıca T1 ve T2 zamanlarının farklı segmentlerdeki değişimi ile farklı düzey segmentlerin global parametrik zaman ortalamalarını ne ölçüde yansıtabildiği araştırılmıştır. BULGULAR Toplam 7 gönüllü kardiyak MRG'de saptanan normal dışı bulgular nedeniyle çalışma dışı bırakılmış olup çalışmaya toplam 118 olgu dahil edildi. Olguların 56'sı (%47,5) kadındı. Ortalama yaş 49.3'tü. T1 zamanı ölçümü için 1904 segmentten 1891'i uygun bulundu. On üç segment (%0,6) artefaktlar nedeniyle dışlandı. T2 zamanı ölçümü için 1904 segmentten 1899'u uygun bulundu. Beş segment (%0,2) artefaktlar nedeniyle dışlandı. Çalışma grubumuzda ortalama miyokardiyal global nativ T1 zamanı 1016.2±28.6 ms, T2 zamanı 49.0±2.9 ms ve ortalama miyokardiyal T2* zamanı 35.9±5.8 ms olarak hesaplandı. Cinsiyet en önemli bağımsız değişken olup kadın gönüllülerde erkek gönüllülere kıyasla anlamlı olarak daha yüksek nativ T1, T2 ve T2* değerleri gözlendi (p 0.05).Global T1 ve T2 değişkenlerinin öngördürücüleri incelendiğinde global miyokardiyal T1 ve T2 değerini tahmin etmekte Midventriküler Global yaklaşımın Midventriküler Septal yaklaşıma göre daha yakın sonuçlar verdiği saptandı. Regresyon analizinde cinsiyet ve midventriküler global değişkeninin T1 Global değişkeninin %91.3'ünü, Midventriküler Global değişkeninin T2 Global değişkeninin %91.6'sını açıkladığı saptandı. SONUÇ Çalışmamız kardiyovasküler MRG haritalama tekniklerinin yorumlanmasını standardize etmek ve kolaylaştırmak için Türk toplumunda ilk olmak üzere, literatürdeki en geniş yaş aralığına sahip, homojen cinsiyet ve yaş dağılımı gösteren, sağlıklı gönüllülerden oluşan geniş bir kohortta kardiyak T1, T2 ve T2* zamanlarının normal referans aralıklarını sunmaktadır. Miyokardiyal ortalama global T1 ve T2 zamanlarını öngörmede midventriküler global ölçüm klasik yaklaşım olan midventriküler septal ölçüme göre daha yakın sonuçlar vermektedir. Çalışmamız kadınlarda artan yaşla birlikte miyokardiyal nativ T1 ve T2* zamanlarında anlamlı bir azalma olduğunu göstermiştir. Ayrıca tüm dekatlarda ve tüm segmentlerde kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek miyokardiyal T1 ile T2 değerlerine sahip olması cinsiyetin normal sınırları önemli ölçüde değiştirdiğini ortaya koymaktadır. Cinsiyetin çalışmamızda miyokardiyal T1, T2 ve T2* zamanlarını etkileyen en önemli bağımsız faktör olarak ortaya çıkmış olması nedeniyle güncel kılavuzlarda belirtilen cinsiyeti dikkate almayan normal referans aralıkları kullanımı yerine kadın ve erkek cinsiyeti ve kadınlarda 50 yaş altı ve üzeri için ayrı referans değerlerinin kullanımının daha uygun olduğunu düşünüyor ve öneriyoruz.