Yoğun bakım ünitesinde alınan endotrakeal aspirat kültürlerinin epidemiyolojik takibi ve ventilatör ilişkili pnömoni gelişimi ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜMEYYE KÖŞGER
Danışman: Ercan YENİLMEZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, endotrakeal aspirat (ETA) kültür sonuçlarını klinik ve laboratuvar verileriyle birlikte değerlendirerek, yoğun bakım süresi boyunca kolonizasyon dinamiklerini ve bu kolonizasyonun ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) gelişimini öngörme kabiliyetini araştırmaktır. Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, Haziran–Aralık 2025 tarihleri arasında Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi Yoğun Bakım Kliniğinde izlenen, 18 yaş ve üzeri, en az 48 saat mekanik ventilasyon desteği alan hastalar dahil edildi. Hastalardan entübasyon sırasında ve izlem süresince alınan ETA örnekleri değerlendirildi. Örneklerde üreyen mikroorganizmalar rutin mikrobiyolojik yöntemlerle tanımlandı ve antimikrobiyal duyarlılık testleri yapıldı. VİP tanısı, IDSA rehberinde tanımlanan ölçütler esas alınarak konuldu. Bulgular: Çalışmamızda toplamda 109 hastadan alınan 456 ETA kültürü değerlendirildi. Bu kültürlerden 201'inde (%44,1) üreme saptandı. İzolatların %88'i Gram negatif bakterilerden oluşuyordu ve en sık saptanan etken Klebsiella pneumoniae (%31,6) olarak bulundu. Hastaların 47'sinde (%43,1) VİP gelişti. VİP etkenleri arasında en sık Acinetobacter baumannii (%29,2) ve Klebsiella pneumoniae (%22,9) saptandı. Pre-VİP dönemde alınan ETA kültürlerinde izole edilen etkenin, VİP tanı anında alınan kültürdeki etken ile %60,5 oranında uyumlu olduğu görüldü. ETA kültür pozitifliği entübasyon gününde %23,9 iken izleyen günlerde artarak ileri takipte %60'a ulaştı. VİP gelişen hastalarda yoğun bakım yatış süresi anlamlı olarak daha uzundu (p=0,001). VİP'e atfedilen ek yatış süresi 15,59 gün olarak hesaplandı. Mortalite açısından ise gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,136). VİP gelişimi açısından yapılan lojistik regresyon analizinde yoğun bakım yatış süresi bağımsız risk faktörü olarak bulundu (OR 1,099; %95 GA 1,038–1,164; p=0,001). Bunun yanında, intrakraniyal cerrahi nedeniyle yatan hastalara kıyasla diğer cerrahi hastalarında VİP gelişme riskinin anlamlı derecede daha düşük olduğu saptanmıştır. (OR: 0,098; %95 GA: 0,018–0,529; p=0,007). Yapılan Cox regresyon analizi sonucunda acil serviste entübasyon bağımsız risk faktörü olarak saptandı (HR: 4,83; %95 GA: 2,08–11,20; p<0,001). Sonuç: Çalışmamız ETA sürveyans kültürlerinin VİP gelişimi açısından etken mikroorganizmayı öngörmede belirli bir katkı sunduğunu göstermektedir. Ancak, yoğun bakım hastalarında kolonizasyon oldukça sık olduğundan ETA kültürleri tek başına tanısal bir araç olarak değerlendirilmemeli; elde edilen veriler, klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgular ile birlikte yorumlandığında en yüksek klinik yararı sağlayacağı unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Yoğun bakım ünitesi, endotrakeal aspirat, sürveyans kültürü, ventilatör ilişkili pnömoni, kolonizasyon