Ciddi hiponatremisi olan karaciğer sirozu hastalarında prognoza ve klinik seyre etki eden faktörlerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE DEMİREL BUCAK

Danışman: Osman İNAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne ciddi (serum sodyumu >125 mEq/L) ve orta-ciddi hiponatremi (serum sodyumu ≤130mEq/L) ile başvuran siroz hastalarında klinik seyir ve prognoza etki eden faktörlerin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak tasarlandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne başvuran 11512 hasta tarandı, 187 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, komorbiditeleri, siroz ile ilişkili bulguları, laboratuar parametreleri ve yatışı ile ilgili veriler incelendi. Bulgular: Çalışmamızda incelenen 187 siroz hastasında ortalama (±SS) yaş 62,00 ±12,15 iken, hastaların %60,4'ü erkekti. Hastaların %35'inde siroz etyolojisi viral enfeksiyonlar kaynaklı iken, %20,3'ünde etyolojik neden alkoldü. Hastaların CCI skoru ortanca (25-75 persentil) 5,0 (4,0-7,0) idi. Çalışmamızın primer sonlanım noktası 28 günlük mortalite olup, hastalarda %42,2 oranında tespit edilmiştir. Çalışmamızda 28 günlük mortalite ihtimalinin ilk 24 saatteki sodyum düzelme hızı 3 mEq/L'den küçük olan hastalarda 3 kat, hepatoselüler karsinom olanlarda 7 kat, hepatorenal sendrom geçirme öyküsü olanlarda 2,6 kat, başvuruda hipoksi tespit edilen hastalarda 2,8 kat ve başvuruda serum potasyum düzeyi 4,5 mEq/L'nin üstünde tespit edilenlerde 2,3 kat arttığı tespit edildi. Çalışmamızda başvuru sodyum düzeyinin 28 günlük mortalite ile ilişkili olmadığı tespit edildi. Sonuç: Hiponatremi ile başvuran siroz hastalarında 28 günlük mortaliteyi anlamlı bir şekilde predikte eden pek çok faktör belirlenmiştir. Bu hasta grubunda mortaliteyi etkileyen faktörler süreç dikkate alınmalı ve bu hastaların nakil sürecinde daha hızlı hareket edilmelidir. Klinisyenlerin bu hasta grubu için daha dikkatli olması bu hastalarda mortaliteyi önlemede anlamlı olabilir. Çalışma bulgularımızın farklı merkezlerde ve daha geniş hasta populasyonu ile değerlendirilmesi önerilir.