Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde COVİD-19 kesin tanılı ya da şüpheli anne bebeklerinin epidemiyolojik değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TALAT SÜRÜCÜ
Danışman: Gökhan BÜYÜKKALE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada; annesinde doğumda ya da doğum öncesi 14 gün içinde COVID-19 saptanan yenidoğan bebekler ile COVID-19 enfeksiyonu için şüpheli olan annelerden doğan bebeklerin epidemiyolojik özellikleri karşılaştırılmıştır. Bu bebeklerde klinik bulguların, laboratuvar testleri, radyolojik incelemelerin; bebeğin klinik seyri, hastanede yatış süresi, COVID-19 pozitif saptanma gibi durumlarla olası ilişkisinin belirlenmesi ile gebedeki hastalığın yenidoğan bebekler üzerine etkilerinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, dosya tarama ile gerçekleştirilen bu çalışmaya SBÜ Kanuni Sultan Süleyman SUAM- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji kliniği tarafından Haziran 2020 – Aralık 2021 tarihleri arasında COVID-19 yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatırılarak takip edilen hastalar alınmıştır. Bu hastalardan dosya bilgilerine eksiksiz ulaşılabilen, aydınlatılmış onamı bulunan, gestasyon haftası ≥24 ve ≤42 hafta olan, konjenital anomalisi ve kromozom bozukluğu olmayan yenidoğan bebekler çalışmaya alınmıştır. Gebelik ile ilişkili hastalıklar (preeklampsi, eklampsi, gestasyonel diyabet (GDM) vb.), enfeksiyon durumu, yaş, annede ek hastalık varlığı, annenin COVID-19 PCR sonucu ve hastalık derecesi, ilaç gereksinimleri, COVID-19 aşı durumu ve doğum şekli gibi maternal veriler ile yenidoğan bebeklerin cinsiyeti, gestasyonel haftası, doğum ağırlığı, doğum şekli, neonatal morbidite varlığı (sepsis, prematürite, pnömoni, respiratuvar distres sendromu vb.) varlığı, hastanede kalma süreleri, beslenme şekilleri, solunum desteğine ihtiyacı, antibiyotik tedavisi, varsa radyolojik görüntüleme bulguları gibi klinik ve demografik özellikleri kaydedilerek karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Postnatal altıncı saatte bakılan hemogram ve biyokimya parametre sonuçlarına ilişkin kayıtlar da gruplar arasında istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızda verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package ort he Social Sciences) programının 21.0 versiyonu (IBM, Armonk, NY, USA) kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 100'ü kız (%46,5), 115'i erkek (%53,5) olmak üzere toplam 215 yenidoğan dahil edilmiştir. Ortalama anne yaşı 28,77±5,97 yıl ve gestasyonel yaşın 37,7±2,09 hafta olarak belirlendiği çalışmamızda; COVID-19 PCR pozitif çıkma oranı gebelerde %60,46, yenidoğanlarda ise %2,32 saptanmıştır. Ortalama doğum ağırlığı 3200,04±545,23 (Dağılım aralığı=870-4470) gr olarak hesaplanmıştır. Başvuru şikayetlerinin %48,37'sini ateş, %70,23'ünü öksürük oluştururken %17,2'lik hasta da ateş ve öksürük ile başvurmuş ayrıca %6,97 oranında hastada da ateş ve öksürüğe ek nefes darlığı şikâyeti saptanmıştır. COVID-19 pozitif gebelerin %3,07 oranında da COVID-19 enfeksiyonuna bağlı anne ölümü gözlenmiştir. PCR (+) anne bebeklerinde C/S %81,5 oranıyla fazla saptanırken; PCR (-) anne bebeklerinde %58,82 oranıyla normal vajinal doğum daha fazla saptanmıştır. PCR (+) anne bebeklerinin 1. dakika apgar skoru daha düşük saptanmıştır. Annesi PCR (+) olan bebeklerde istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde hastanede yatış süresi daha fazla bulunurken yine bu bebeklerde akciğer grafisinde patoloji bulunma sıklığı da daha fazla saptanmıştır. Postnatal 6. saat laboratuvar parametrelerinden sadece lenfosit sayısı PCR (+) anne bebeklerinde istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuş; diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Ayrıca PCR (+) anne bebeklerinden sıvı desteği alanlar istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde fazla saptanmıştır. Annesi PCR (+) olan bebeklerde istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde hastanede yatış süresi daha fazla bulunmuştur. Doğum ağırlığı ve gestasyon haftası, annesi orta-ağır enfeksiyon geçirenlerde istatistiksel anlamlı olacak şekilde düşük saptanmıştır. Hemoglobin ve hematokrit değerleri annesi orta-ağır enfekte bebeklerde istatistiksel anlamlı olacak şekilde yüksek saptanmıştır. Kreatinin, ALT, magnezyum, troponin-T ve CRP değerleri istatistiksel anlamlı olacak derecede orta-ağır enfekte anne bebeklerinde yüksek saptanırken; Ca, P ve ferritin değerleri orta-ağır enfekte anne bebeklerinde istatistiksel anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Annesi orta-ağır enfekte olan bebeklerde respiratuvar distres sendromu sıklığı, invaziv solunum desteği ihtiyacı ile sıvı desteğinin arttığı saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda COVID-19 enfeksiyonu olan anne bebeklerinde postnatal resüsitasyon gereksinimi ve annedeki hastalığın klinik şiddeti ile orantılı şekilde solunum desteği ihtiyacının arttığı görülmüştür. Ayrıca annede orta-ağır COVID-19 bulunması durumunda daha düşük doğum ağırlığı ve erken doğum olasılığının arttığı, bu bebeklerin hastanede kalma sürelerinin daha uzun ve sıvı desteğine olan ihtiyaçlarının arttığı bulunmuştur. Bu verilere dayanarak annede COVID-19 enfeksiyonu bulunan yenidoğan bebeklerin doğumunda yeterli sayıda eğitimli personel bulundurulması, artmış solunum desteği gereksinimi gibi neonatal morbidite riski nedeni ile uygun düzeyde yenidoğan yoğun bakım izlemi yapılabilecek bir merkezde takip edilmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır.