Lumbal vertebral disk hernisi ameliyatlarında kullanılan anestezi yöntemlerinin serebral oksijenizasyon üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEVLÜT TUĞRUL DURMAZ

Danışman: Sadık ÖZMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: NIRS (near infrared spektroskopi) monitorizasyonu; intraoperatif dönemde serebral oksijenizasyonun sürekli takibini sağlayan, serebral oksijenizasyonda düşüş oluştuğunda gereken müdahalelerin zamanında yapılabilmesi için kullanılan non-invaziv ve indirekt bir yöntemdir. Bu çalışmada lumbal vertebral disk cerrahisi ameliyatı uygulanan 18- 65 yaş arası ASA 1-2 grubu hastalarda anestezi yöntemi olarak kullanılan genel anestezi ve spinal anestezinin serebral oksijen saturasyonu üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Metot: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi etik kurulundan izin alınarak elektif lumbal vertebral disk hernisi ameliyatı olan 18-65 yaş arası, Amerikan Anesteziyoloji Derneği (ASA) 1-2 fizyolojik skor grubundan toplam 82 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar genel anestezi uygulananlar (Grup 1; n:41) ve spinal anestezi uygulananlar (grup 2; n:41) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastaların preoperatif ve postoperatif supin pozisyonda, intraoperatif pron pozisyonda arteriyel oksihemoglobin saturasyonu (SO2), sistolik arter basınçları (SAB), diyastolik arter basınçları (DAB), ortalama arter basınçları (OAB), kalp hızı (KH) ve bilateral rejyonel serebral oksijen saturasyon (rSO2) değerleri ve ayrıca intraoperatif kanama miktarları, kristalloid sıvı replasman miktarları ve komplikasyonlar kaydedildi. Her iki grubun verileri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grup arasında supin pozisyonun 5. dakikası, pron pozisyonda 5.dakika, 10. dakika, 20. dakika ve vaka sonu supin pozisyonun 5. dakikasında sağ ve sol rSO2 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu (p 0.05). Grup 1'de sağ ve sol rSO2 değerleri bazal değerler ile karşılaştırıldığında hem sağ hem de sol rSO2 değerleri için supin pozisyonun 5. dakikası, pron pozisyonunda 5. dakika, 30. dakika, 40. dakika ve supin öncesi değerleri bazal değerlere göre istatistiksel olarak yüksek bulundu (p<0.05). Grup 2'de sağ ve sol rSO2 değerleri bazal değerler ile karşılaştırıldığında bazal değer ve anestezi sonrası supin pozisyonun 5. dakikadaki değerleri arasında istatistiksel olarak vii anlamlı farklılık tespit edilmezken diğer tüm zaman noktalarında bazal değerlere göe istatistiksel olarak anlamlı olarak düşük bulundu (p<0.05). Grup 1 için sağ ve sol rSO2 değerleri ile OAB arasında zayıf korelasyon tespit edildi (p=0.001, r=0.169) ve p=0.001, r=0.177, sırasıyla). Benzer şekilde Grup 2 için sağ ve sol rSO2 değerleri ile OAB arasında zayıf korelasyon tespit edildi (p=0.041, r=0.091 ve p=0.001, r=0.174, sırasıyla). Sonuç: Pron pozisyonun serebral rSO2 üzerine etkisi vardır ve anestezi uygulamalarını rSO2 değerleri üzerine farklı etkilere sahiptir. Bu çalışmada pron pozisyondaki genel anestezi altında olan hastalarda, spinal anesteziye göre daha yüksek rSO2 değerleri tespit edilmiş olup; spinal anestezi altında rSO2 değerlerinde daha fazla düşüş görüldüğü sonucuna varılmıştır. Her iki grupta rSO2 değerleri ile OAB değerleri arasında zayıf korelasyon saptandı.