Kronik hemodiyaliz hastalarında sarkopeni sıklığı ve sarkopenin yaşam kalitesine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL İVERENDİ
Danışman: Beyza MACUNLUOĞLU ATAKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik böbrek hastalığı sık görülen, morbiditesi-mortalitesi yüksek ve dünya genelinde yaygın bir hastalıktır. Kas kitlesi ve kas fonksiyonlarında kayıpla seyreden sarkopeni çeşitli mekanizmalarla hemodiyaliz hastalarında yaşam kalitesini olumsuz etkileyerek morbidite ve mortaliteyi artırabilir. Çalışmamızda hemodiyaliz tedavisi alan KBH hastalarında el sıkma kuvveti ve baldır çevresini ölçerek sarkopeni sıklığını araştırmayı ve bu hastalarda EQ-5D-5L ve KDQOL ölçeklerini kullanarak sarkopeninin bu hasta grubunda yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Kasım 2022-Ekim 2023 tarihleri arasında Dialife Diyaliz Merkezi'nde hemodiyaliz tedavisi gören son dönem böbrek yetmezliği hastaları üzerinde prospektif olarak yapılmıştır. Hastaların; yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, gelir düzeyi gibi sosyo-demografik özellikleri, kronik hastalıkları, kullandıkları ilaçlar, kronik böbrek hastalığı etiyolojisi, renal replasman tedavisinin başlandığı zaman ve haftada girdiği seans sayısı gibi tıbbi hikayesine ait özellikleri, hastaların diyaliz merkezinde bakılan hemogram ve biyokimyasal kan tetkikleri, boy, kilo, vücut kitle indeksi, bel çevresi, kol çevresi, baldır çevresi gibi antropometrik ölçümleri incelenerek kayıt altına alınmıştır. Hastalara sarkopeni tanısı için el dinamometresi ile el kavrama kuvveti ölçümleri yapıldı. Hastaların Mini Nutritional Assesment (MNA) skorları hesaplandı. Tüm hastalara EQ-5D-5L ve KDQOL ölçeği soruları soruldu ve kayıt altına alındı. Elde edilen veriler sonucunda; hastaların sosyo demografik özellikleri, antropometrik ölçümleri, komorbid hastalıkları, kullandığı ilaçlar, el kavrama güçleri, MNA skorları, EQ-5D-5L ve KDQO ölçeği sonuçları arasında karşılaştırmalar ve istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 108 (%69,2) erkek, 48 (%30,8) kadın olmak üzere toplam 156 hemodiyaliz hastası dahil edildi. Hastaların ortanca yaş değeri 69 (58-76) yıldı. Hastaların %7,7'sinde sarkopeni saptandı. Sarkopeni saptanan KBH hastalarının yaş ortalaması, sarkopeni olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı. Hastaların MNA toplam puanına göre %6,4'ü malnutre, %46,2'si riskli, %47,4'ü normal saptandı. MNA puanları ile el sıkma kuvveti ölçümleri arasında pozitif yönlü anlamlı korelasyon saptandı. El sıkma kuvvetine göre sarkopeni saptanan hastalarda; EQ-5D-5L puanları, EQ-5D-5L sağlık durumu puanları sarkopenisi olmayanlara göre anlamlı olarak daha düşük bulundu. EQ-5D-5L puanları ile el sıkma gücü arasında pozitif yönlü anlamlı korelasyon saptandı. Sarkopeni saptanan hastalarda; KDQOL değerlendirmelerinden fiziksel işlev puanları, duygusal sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları puanları, duygusal olarak iyi hissetme puanları, sosyal işlev puanları, ağrı puanları ve genel sağlık puanları sarkopenisi olmayanlara göre anlamlı olarak daha düşük bulundu. El sıkma gücü ile KDQOL değerlendirmelerinden fiziksel işlev, fiziksel sağlığa bağlı rol kısıtlılıkları, duygusal sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları, enerjik olma/tükenmişlik, duygusal olarak iyi hissetme, sosyal işlev, ağrı, genel sağlık ve sağlık değişikliği puanları arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı. MNA toplam puanına göre EQ-5D-5L ve KDQOL puanları karşılaştırıldığında; fiziksel sağlığa bağlı rol kısıtlılıkları ve sağlık değişikliği puanı haricindeki diğer tüm EQ-5D-5L ve KDQOL puanları ile MNA toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişki saptandı. Sonuçlar: Çalışmamızda el sıkma kuvveti ve baldır çevresi ölçümlerini kullanarak hemodiyaliz hastalarında sarkopeni sıklığını % 7,7 bulduk. Sarkopenisi olan hemodiyaliz hastalarında yaşam kalitesi ölçekleri ile yaptığımız değerlendirmelerde yaşam kalitesini daha düşük bulduk. El sıkma gücü arttıkça yaşam kalitesi skorlarında yükselme olduğunu gözledik. Ayrıca hemodiyaliz hastalarının %6,4'ünde malnutrisyon, %46,2'sinin de malnütrisyon açısından riskli olduğunu bulduk. Yine beslenme durumu göstergelerinde iyileşme oldukça, yaşam kalitesi paremetrelerinde de düzelme olduğunu gösterdik. Çok merkezli ve daha çok hastayı içeren kapsamlı çalışmalarda elde edilecek sonuçlarla el sıkma kuvveti hemodiyaliz hastalarında yaşam kalitesinin bir göstergesi olarak kullanılabilir.