Çocuk nöroloji polikliniğine senkop ile başvuran hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEB AFRA YARTAŞI DİNÇEL
Danışman: Nilüfer ELDEŞ HACIFAZLIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç: Senkop ani şuur kaybı ve postural tonus kaybı ile karakterize serebral hipoperfüzyona bağlı geçici bilinç kaybıdır. Çocuklarda senkop sıklığı %1525'tir. Presenkop senkop öncesinde baş dönmesi terleme ve göz kararması gibi prodromal yakınmalardır. Bu çalışmada çocuk nöroloji polikliniğe senkop yakınması ile başvuran hastaların klinik, demografik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi ve altta yatan nedenin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma hastanesi çocuk nöroloji polikliniğine 2016-2021 yılları arasında senkop ile başvuran 204 hastaya ilişkin veriler geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastaların klinik özellikleri, etiyolojisi, elektroensefalografi ve ekokardiyografi bulguları, senkop atak tekrar sayıları, senkop süreleri ile senkop atağını tetikleyen faktörler kaydedildi. Bulgular: Olguların 74'ü erkek (%36,3), 130'u kızdı (%63,7). Hastaların yaş ortalaması 11,8±3,9 yıl olarak bulundu. Beş yıllık takip süresinde olguların 138'inde (%67,6) atakların tekrar ettiği, 93'ünde (%45,6) presenkop belirtiler ve 29'unun (%14,2) senkop süresi 2 dakika üzerinde saptandı. Olguların 123'ü (%60,3) otonom aracılı refleks senkop, 32'si (%15,7) nörolojik senkop, 13'ü (%6,4) psikojenik senkop ve 112'si (%54,9) vazovagal senkop olarak sınıflandırıldı. 30'u (%14,7) ise epilepsi olarak belirlendi. Epilepsi tanısı alan hastalardan 6'sında (%22,2) presenkop belirtiler gözlenirken, epilepsi tanısı almayanların 87'sinde (%57,6) presenkop belirtiler tespit edildi (p=0,001). Ailesinde epilepsi öyküsü olan hastalarda epilepsi tanısı daha yüksek olarak bulundu (p=0,005). Senkop süresi 2 dakikadan daha kısa süren olgularda otonom aracılı refleks senkop 103 (%70,5), senkop süresi 2 dakika ve daha uzun sürenlerde ise nörolojik senkop 16 (%55,2) en sık olarak belirlendi. EEG bulguları 174 (%85,3) olguda normal, 30(%14,7)'unda ise anormal olarak saptandı. Sonuç: Senkop ile başvuran çocuk hastalarda etiyolojinin belirlenmesi tedavi planlaması ve tekrarın öngörülmesi açısından iyi öykü alınmalı, ayrıntılı fizik inceleme yapılmalı ve klinik bulgulara göre gerekli tetkikler yapılmalıdır. Senkoplu çocuklarda tüm potansiyel nedenlerin dışlanmaya çalışılması gerekmektedir, ancak bu durum gereksiz tetkiklere yol açabilir ve atak sonrasında yapılan tetkikler normal olabilir. Senkop atağı sırasında kasılma, kendini salma, gözlerde kayma ve aile epilepsi öyküsü olan hastalarda epilepsi ayırıcı tanısı için EEG incelemesi yapılmalıdır.