İnme hastalarında ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin (ESWT) üst ekstremite spastisitesi ve fonksiyonelliği üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE BİLGE IŞIKYÜZLÜ
Danışman: Vildan BİNAY SAFER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, hemipleji hastalarında üst ekstremite radyal ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin (rESWT); spastisite, ağrı, motor ve duyusal fonksiyonlar, fonksiyonel bağımsızlık ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin prospektif ve gözlemsel olarak ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya inme sonrası hemipleji tanısı almış, üst ekstremite spastisitesi (dirsek veya el bileği) Modifiye Ashworth Skalası (MAS) ≥ 2 olan 21 hasta dahil edilmiştir. Tek kollu prospektif gözlemsel tasarımla yürütülen çalışmada rESWT, etkilenen biceps brachii, fleksör karpi radialis ve fleksör karpi ulnaris kaslarına; kas grubu başına 2000 atış, 5 Hz frekans ve 1,5 bar basınç parametreleriyle haftada 2 seans, toplam 4 hafta (8 seans) uygulanmıştır. Değerlendirmeler başlangıçta, 1. ayda ve 3. ayda MAS, Fugl-Meyer Üst Ekstremite Değerlendirmesi (FMA-ÜE), Brunnstrom Evrelemesi, Modifiye Barthel İndeksi (MBİ), İnmeye Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (SS-QOL), Vizüel Analog Skala (VAS), Beck Depresyon Ölçeği ve duyu muayenesi ile yapılmıştır. Bulgular: rESWT uygulaması sonrasında dirsek fleksörleri, ön kol pronatörleri ve el bileği fleksörlerindeki spastisite hem 1. ayda hem de 3. ayda başlangıca göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalmıştır (p 0,05). VAS skorunda 1. ayda (p = 0,034) ve 3. ayda (p = 0,038) anlamlı azalma, Beck Depresyon skorunda ise 3. ayda anlamlı gerileme (p = 0,010) saptanmıştır. Duyusal parametrelerde (yüzeyel duyu ve derin duyu) anlamlı değişim gözlenmemiştir. Sonuç: rESWT, inme sonrası üst ekstremite spastisitesinin azaltılmasında, motor fonksiyonların ve fonksiyonel bağımsızlığın geliştirilmesinde güvenilir ve non-invaziv bir terapötik seçenektir. Bununla birlikte, üçüncü ay takiplerinde bazı spastisite parametrelerinde gözlenen kısmi regresyon, klinik etkinliğin sürdürülebilirliği açısından periyodik idame seanslarının planlanması gerektiğini düşündürmektedir.