ROMATOİD ARTRİT HASTALARININ DİYET FİTOKİMYASAL İNDEKS VE DİYET TOTAL ANTİOKSİDAN KAPASİTESİ İLE HASTALIK AKTİVİTESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BESLENME VE DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE AYBÜKE ÇALIŞKAN

Danışman: Kübra TEL ADIGÜZEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma romatoid artrit (RA) hastalarının diyet fitokimyasal indeksleri ve diyet total antioksidan kapasiteleri ile hastalık aktiviteleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji polikliniğinde takip edilen 19-65 yaş aralığındaki RA tanılı 65 birey ile sağlıklı 65 birey dahil edilmiştir. Tüm katılımcıların genel bilgileri, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme alışkanlıkları, 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı, son bir aya yönelik miktarlı besin tüketim sıklığı araştırmacı diyetisyen tarafından sorgulanıp antropometrik ölçümleri (bel ve kalça çevresi, boy uzunluğu, vücut ağırlığı) alınarak anket formuna kaydedilmiştir. Bireylerin diyet fitokimyasal indeksleri (Fİ) 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydından hesaplanmış, diyet total antioksidan kapasiteleri (TAK) miktarlı besin tüketim sıklığından hesaplanmıştır. Araştırmacı hekim tarafından hastaların hastalık aktivite skorları hesaplanmış ve CRP, ESH, hemoglobin, WBC, AST, ALT bulguları hasta dosyasından kaydedilmiştir. Bulgular: Her iki gruptaki bireylerin%75,4'ü kadın, %24,6'sı erkektir. RA tanılı bireylerin diyet Fİ ortalamaları (26,7 ± 15,29) istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte, kontrol grubundan (21,6 ± 14,89) daha yüksektir (p>0,05). RA grubunun diyet TAK ortalaması (19,7 ± 7,15) kontrol grubundan (15,8 ± 5,95) anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p 0,05). Sonuç: Bu araştırma sonucunda elde edilen bulgular, RA hastalarında diyet TAK düzeyi yüksek olsa da bunun hastalık aktivitesi üzerinde doğrudan bir etki oluşturmayabileceğini göstermektedir. Daha geniş örnekleme sahip diyet müdahalesi içeren araştırmalara ihtiyaç vardır.