COVID-19 tedbirleri kapsamında yurt genelindeki sokağa çıkma kısıtlamalarının boğulmuş fıtık ile başvuran hastalardaki etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALUK KERİM KARAKULLUKCU

Danışman: Fatih BAŞAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızın birincil amacı, COVID-19 pandemisi kaynaklı sokağa çıkma yasaklarının ülkedeki boğulmuş kasık, femoral ve kesi yeri fıtığı insidansı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu bilgilerle ikincil hedefimiz, gelecekte olası yeni pandemi dönemlerinde alabileceğimiz önlemleri gözden geçirmek ve fıtığın öncüsü olduğu diğer iyi huylu hastalıklara yaklaşımımız konusunda yol gösterici olmaktır. Gereç ve Yöntem: 01.04.2018 - 06.01.2023 tarihleri arasında boğulmuş karın ön duvarı fıtığı nedeniyle acil ameliyat edilen hastaların retrospektif analizi yapıldı. Hastalar ameliyat zamanlarına göre iki gruba ayrıldı. Türkiye'de COVID-19 pandemi kısıtlamaları döneminde yapılan operasyonlar kısıtlama dönemi olarak sınıflandırılırken, bu tarihin dışında olanlar serbest dönem olarak kabul edildi. Çalışma, yaş ve cinsiyet gibi demografik verilerin yanı sıra ameliyatın tarihi ve türü, Amerikan Anesteziyologlar Derneği'ne (ASA skoru) göre anestezi riski, fıtık türü, yama kullanımı ve aynı anda gerçekleştirilen ek işlemler gibi verileri analiz etti. Bulgular: Çalışma toplam 227 vakayı içeriyordu ve sonuçlar, serbest ve kısıtlama dönemleri arasında fıtık tipleri ve ameliyat sonrası sonuçlar açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koydu. Kısıtlama döneminde insizyonel fıtıkların acil başvuru oranı %23,2'den %43,8'ye yükseldi, İnguinal fıtıkların başvuru oranı da %38,5'ten %22,9'a geriledi Bağırsak rezeksiyonları serbest dönemde %8,5 iken, kısıtlama döneminde %18,8 (p=0,038); omentum rezeksiyonları serbest dönemde %20,1 iken, kısıtlama döneminde %35,4 olarak bulundu (p=0,026). Subgrup incelemesinde insizyonel fıtıklar için bağırsak rezeksiyon oranı %4,8'ten %23,8'e (p=0,038); omentum rezeksiyon oranı %12,2'den %21,8'e yükseldi (p=0,046). Femoral fıtıklarda omentum rezeksiyon oranı %10,3'ten %50'ye yükseldi (p=0,027). İnguinal fıtıklarda bağırsak rezeksiyon oranı %5,8'den %27,3'e yükseldi (p=0,050) Kısıtlama döneminde ameliyat sonrası nüks oranı, serbest dönemdeki %3,4'e kıyasla %10,4 ile anlamlı derecede yüksekti (p=0,043). Post-operatif YBÜ yatışı oranı serbest dönemde 10,6 iken kısıtlama döneminde bu oran %27,1'e çıktı (p=0,008). Sonuç: Çalışmamızda acil fıtık hastalarında oransal olarak kısıtlama döneminde insizyonel fıtıkların arttığı, inguinal fıtıkların ise azaldığı saptandı. Kısıtlama döneminde YBÜ ihtiyacının arttığı ve bu dönemde opere edilen hastaların post-op nüks oranlarının arttığı görüldü. Kısıtlama döneminde bağırsak ve omentum rezeksiyonlarında anlamlı artış görülmüştür. İnsizyonel ve inguinal fıtıklarda bağırsak rezeksiyonlarında, femoral ve insizyonel fıtıklarda ise omentum rezeksiyonlarında artış tespit edildi. Mortalite ve morbidite anlamlı değişim saptanmadı. Çalışmamız genel olarak kısıtlama dönemlerinde acil vakalardaki değişimleri gözler önüne sunmuş, bundan sonraki olası pandemilerde karşılaşılabilecek tablo açısından yol gösterici olmuştur. Çalışmamız, hasta sonuçlarını iyileştirmek ve klinik karar vermeyi bilgilendirmek için bu alanda devam eden araştırmalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Fıtık; İnkarserasyon, Strangülasyon