Ankara Bilkent Şehir Hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran yetişkin hastalarda depresyon tanı, tedavi ve takibi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EBRU YILMAZER

Danışman: Ayfer ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Depresyon, engelliliğin başlıca nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Her beş kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez depresyon geçirmektedir. Hastalık yükü, sadece bireyin yaşadığı belirtileri değil, aynı zamanda hasta yakınları, sağlık hizmetleri, toplum ve ekonomik sistem üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilen kapsamlı bir kavramdır. Bireysel düzeyde yaşanan psikolojik ve ekonomik zorlukların yanı sıra, depresyonun toplumsal maliyeti de oldukça fazladır. Uluslararası rehberler, depresyonun erken tanı alabilmesi için tarama yapılmasını önermektedir. Birinci basamak sağlık hizmetleri toplumun en geniş kısmına ulaşan ilk temas noktasıdır. Dolayısıyla, bu düzeyde gerçekleştirilecek hedefe yönelik ve erken müdahaleler, ruhsal sağlık sorunlarının taranması açısından kritik öneme sahiptir. Bu tezde amaçlanan, birinci basamak sağlık başvurularında hastaların duygudurumlarını değerlendirmek ve erken dönemde fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlara yol açabilecek depresyonu önlemeye katkı sağlamaktır. Depresyon taraması ile belirgin semptomu olan ve olmayan hastaların yönlendirildiği psikiyatri bölümünce tanı tedavi ve takip durumlarının belirlenmesidir.Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 12.09.2024- 01.07.2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniklerine başvuran 18-65 yaş arası kadın ve erkek katılımcılar çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya anketi anlamaya ve doldurmaya yönelik herhangi bir zihinsel veya fiziksel engele sahip olmayan, okuma ve yazma bilen 209 kişi katılmıştır. Katılımcılardan sosyodemografik veriler toplanmıştır. Katılımcıların depresyon taraması 21 maddelik Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirilmiştir. BDÖ skoru 10 ve üzeri saptanıp psikiyatri polikliniğine yönlendirilen katılımcılar 6 soruluk hasta kayıt formunu cevaplamaya tabi tutulmuştur. Ölçek, form ve sosyodemografik veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir.Bulgular: Çalışmaya toplam 209 birey katılmıştır. Bireylerin yaş ortalamasının 34,32±11,39 yıl olduğu belirlenmiştir. Bireylerin %64,1'i (n=134) kadın, %35,9'u (n=75) erkektir. Bireylerin Beck Depresyon Ölçek (BDÖ) puanı ortalaması 7,58±5,39'dur. Beck Depresyon Ölçek puanı sınıflamasına göre bireylerin %77,0'si (n=161) <10, %23,0'ü (n=48) ≥10 grubunda yer aldığı belirlenmiştir. BDÖ puanı ≥10 olan 48 birey tespit edilmiştir. "Psikiyatri polikliniğine başvurdunuz mu?" sorusuna bireylerin %97,9'u (n=47) hayır, %2,1'i (n=1) evet yanıtını vermiştir. Psikiyatri polikliniğine başvuran 1 bireye anksiyete bozukluğu tanısı konulmuş ve Vortioksetin 10 mg ilaç tedavisi başlanmıştır.Sonuç: Bireylerin depresyon düzeyleri Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ile değerlendirilmiş ve çeşitli sosyodemografik özelliklerle ilişkisi incelenmiştir. Bulgular, cinsiyet ve yaşamdan memnuniyet düzeyinin BDÖ puanları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğunu ortaya çıkarmıştır. 48 birey içinde yalnız 1 birey psikiyatri polikliniğine başvurmuş ve bu başvuruda da anksiyete bozukluğu tanısı almıştır. Geriye kalan 47 kişi psikiyatri polikliniğine yönlendirilmesine rağmen başvurmamıştır. Elde edilen bulgular, BDÖ ile depresyon riski belirlenen bireylerin çoğunlukla profesyonel yardım almadıklarını ve bu durumu çeşitli bireysel gerekçelerle açıkladıklarını göstermektedir. Bu sonuçlar, depresyon riski taşıyan bireylerde yardım arama davranışlarını etkileyen faktörlerin çok boyutlu olduğunu ve erken müdahale için farkındalık çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.Anahtar Kelimeler: Aile Hekimliği, Beck Depresyon Ölçeği, Depresyon, Depresyon Taraması