Laparoskopik kolesistektomi operasyonu olan geriatrik hasta popülasyonunda farklı ekspiryum sonu basınç (PEEP) değerlerinin perfüzyon indeksi (PI) ve nörokognitif fonksiyonlar üzerindeki etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP CEMRE ÇELEBİ ÖZER

Danışman: Esra ÖZAYAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Geriatrik popülasyonun artmasıyla birlikte, yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler ve sık görülen komorbiditeler bu hasta grubunda cerrahi ve anesteziye bağlı komplikasyon riskini artırmaktadır. Bu nedenle, güvenli ve başarılı klinik sonuçların elde edilebilmesi için anestezi yönetimi ve ventilasyon stratejilerinin titizlikle planlanması büyük önem taşımaktadır. Bu stratejilerden biri olan pozitif ekspiryum sonu basıncı (PEEP), geriatrik hastalarda oksijenlenmenin sağlanması ile kardiyovasküler stabilitenin korunması arasında dikkatli bir denge gözetilerek uygulanmalıdır. İntraoperatif dönemde hipoperfüzyonun erken saptanması da perioperatif yönetimin önemli bir parçasıdır. Bu amaçla yakın kızılötesi spektroskopi (NIRS) serebral oksijenasyonu, perfüzyon indeksi (PI) ise periferik dolaşımı değerlendiren noninvaziv monitörizasyon yöntemleri olarak kullanılmakta ve olası komplikasyonların öngörülmesinde klinisyene değerli bilgiler sağlamaktadır. Bununla birlikte, geriatrik hastalarda cerrahi sonrası ortaya çıkabilen en önemli nörolojik komplikasyonlardan biri postoperatif kognitif disfonksiyondur (POCD). Perioperatif dönemde bilişsel fonksiyonların değerlendirilmesinde ise, kolay uygulanabilirliği ve güvenilirliği nedeniyle Mini-Mental Durum Değerlendirmesi (MMSE) yaygın olarak tercih edilmektedir. Bu çalışmada birincil amacımız, laparoskopik kolesistektomi uygulanan geriatrik hastalarda farklı PEEP düzeylerinin PI üzerindeki etkilerini incelemek ve preoperatif ile postoperatif MMSE skorlarını karşılaştırarak nörokognitif fonksiyonlardaki değişiklikleri ortaya koymaktır. İkincil amaçlarımız ise PEEP'in NIRS değerleri üzerindeki yansımalarını değerlendirmek ve NIRS, PI, hemodinamik parametreler ile MMSE skorları arasındaki olası ilişkileri analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Ameliyathanesinde, elektif şartlarda laparoskopik kolesistektomi uygulanacak 65 yaş ve üzeri toplam 78 hasta ile gerçekleştirildi. Çalışma, prospektif randomize kontrollü bir araştırma olarak planlandı. Bilgisayar destekli randomizasyon yöntemi ile 78 hasta üç gruba ayrıldı. Grup 5, 5 cmH₂O PEEP, Grup 7, 7 cmH₂O PEEP ve Grup 9 ise 9 cmH₂O PEEP ile ventile edildi. Tüm hastalarda intraoperatif dönemde NIRS, PI ve hemodinamik parametreler monitörize edildi. Tüm parametreler; anestezi indüksiyonu öncesi ve sonrası, entübasyon sonrası, pnömoperitonyum öncesi ve pnömoperitonyumun başlamasından sonraki 1., 5., 10., 15., 30., 45. ve 60. dakikalarda; devamında her 30 dakikada bir; ayrıca pnömoperitonyumun sonlandırılması, cerrahinin bitimi ve ekstübasyon sonrası olmak üzere kaydedildi. Ayrıca bilişsel fonksiyonların değerlendirilmesi amacıyla tüm hastalara preoperatif ve postoperatif dönemde MMSE uygulandı. Bulgular: PEEP grupları arasında yalnızca indüksiyon öncesi ölçülen SAB değerlerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p=0,029). Diğer tüm zaman noktalarında ölçülen SAB, DAB ve OAB değerleri açısından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmemiştir (p>0,05). PEEP grupları arasında PI değerleri açısından da istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0,05). NIRS sonuçları incelendiğinde, hastaların sol hemisferden elde edilen 45. dakika NIRS değerlerinin PEEP gruplarına göre farklılaştığı görülmüştür. Grup 5'teki hastaların NIRS Sol 45. dakika değerlerinin, Grup 7 ve Grup 9'a kıyasla anlamlı derecede daha düşük olduğu saptanmıştır (p=0,013). Hipotansiyon görülme sıklığı ve oranları açısından PEEP grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Benzer şekilde, hipotansiyon gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında PI ve NIRS değerleri açısından da anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Ancak, hipotansiyon gelişmeyen hastalarda PI indüksiyon öncesi ve sonrası değişim değerleri, hipotansiyon gelişen gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,004). PI indüksiyon öncesi ve sonrası değişim oranının tanısal değerini belirlemek amacıyla yapılan Receiver Operating Characteristic (ROC) analizinde optimal cut-off değeri ≤52,381 olup, duyarlılık (sensitivity) %66,67 ve seçicilik (specificity) %75,00 olarak bulunmuştur. PI cut-off değerine göre ≤52,381 ve ≥52,382 olarak ayrılan iki grup arasında giriş ve çıkış MMSE değerleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda, 5, 7 ve 9 cmH₂O düzeylerinde uygulanan PEEP'in benzer hemodinamik sonuçlar sağladığı, serebral perfüzyon üzerinde olumsuz bir etkiye yol açmadığı ve MMSE skorlarıyla değerlendirilen postoperatif kognitif fonksiyonlarda anlamlı bir bozulmaya neden olmadığı görülmüştür. Üç PEEP grubunda da PI değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Çalışmamız bu PEEP değerlerinin, geriatrik hasta grubunun laparoskopik cerrahilerinde hemodinamik ve nörokognitif açıdan güvenle kullanılabileceği kanaatini doğurmuştur. Anahtar Kelimeler: geriatrik hasta, laparoskopik kolesistektomi, perfüzyon indeksi, postoperatif kognitif disfonksiyon, pozitif ekspiryum sonu basıncı, yakın kızılötesi spektroskopi