Erişkin yaş COVID-19 pnömonili hastalarda D-dimer seviyesi ve nötrofil/lenfosit oran (NlR) yüksekliği pnömoni şiddetini gösterir mi?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞLA NUR HAŞLAK

Danışman: Seçil ARICA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çalışmamızda Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'ne başvuran göğüs bilgisayarlı tomografisinde COVID-19 pnömonisi saptanan 369 hastada D-dimer seviyesi ve nötrofil/lenfosit oranına (NLR) bakılması, bu parametrelerin pnömoni şiddeti ile aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Araştırmanın evreni; 01.10.2020 ile 31.12.2020 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nin Covid Acil Konsültan Enfeksiyon Polikliniği'ne başvuran ve covid servisinde yatan COVID-19 pnömonisi saptanan erişkin yaş hastalardır. Hastane bilgi sisteminden elde edilen bilgilerle hasta ile temasa geçilip araştırmaya katılmaya yönelik onamları alınmıştır. Hastaların bilgilerine hastane bilgi sisteminden ulaşılıp telefon ile aranarak gönüllü hastalara hastanın isteği doğrultusunda pandemi koşulları da göz önüne alınarak yüz yüze ya da telefon üzerinden 16 soruluk anket uygulanmıştır. Retrospektif, kesitsel, tanımlayıcı bir anket çalışmasıdır. Sonuçlar SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilenlerin yaş ortalaması 56,52±14,86, VKİ ortalaması ise 28,13±4,11 kg/m2 olarak hesaplandı. Katılımcıların %70,73'ü 18-65 yaş aralığında, %54,74'ü erkekti. Çalışmaya dahil edilen hastaların üçte birinin kronik hastalığı mevcuttu; %32,3'ünde hipertansiyon, %19,1'inde ise diyabet tanısı vardı. %57,45'i ise yatarak tedavi görmekte, yatan hastaların %80,66'sı taburcu olmuştu. Hastaların D-dimer, NLR, qCSI ortalamaları sırasıyla 923,08±1092,48, 5,54±5,41, 4,53±4,45 olarak hesaplandı. Katılımcılardan erkek, kronik hastalığı, yaşı ileri olanlarda yatarak tedavi olma sıklığı; kronik hastalığı olan, yatan hasta olan, ileri yaşa sahip olan, YBÜ'ye sevk edilen ve exitus olanlarda D-dimer ortalaması; erkek cinsiyette, kronik hastalığı olanlarda ve yatan hastalarda NLR düzeyi istatistiksel anlamlı düzeyde daha yüksekti (p 0.05). 18-65 yaş grubundaki hastalarda diğer gruplara kıyasla taburculuk oranı yüksek, exitus oranı düşük saptanmıştır. Gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0,05). Erkek cinsiyette YBÜ'ye sevk edilen ve exitus oranları yüksek olmasına rağmen cinsiyet değişkeni ile hastaneden çıkış durumu arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Hastaların yaş, kronik hastalık, yatış ve taburculuk durumlarıyla D-dimer, NLR, qCSI ortalamaları arasında düşük-orta düzeyde pozitif yönlü korelasyon saptandı. Ayrıca VKİ ile D-dimer arasında negatif yönlü, Cinsiyet ile NLR ve qCSI arasında pozitif yönlü korelasyon saptandı (p<0,05). SONUÇ: Çalışmamızda yatan hastada ayaktan hastaya göre, yatan hastalar arasında YBÜ'ye sevk edilen ve exitus hastada serviste yatan hastaya göre D-dimer ve NLR seviyelerinde istatiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. COVID-19, asemptomatik enfeksiyondan, ARDS, septik şok ve multipl organ disfonksiyonuna kadar şiddetli klinik tablolara gidebilmekte ve ölüme neden olabilmektedir. Bu hastalarda pnömoni şiddeti saptanarak erken evrelerde gerekli tedavi sağlanmalıdır. Çalışmamızda COVID-19 hastalarının başvurularında D-dimer ve NLR'nin prognostik biyobelirteç olarak kullanılabilecekleri gösterilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: COVID-19 pnömonisi, D-dimer, Nötrofil/lenfosit oranı (NLR)