Oral antikoagülan kullanan akut ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında uzun dönem sonuçlar


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RECEP POLAT

Danışman: Göktürk İPEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Oral antikoagülan (OAK) tedavisi altında ST yükselmeli miyokart enfarktüsü (STYME) geçiren hastaların optimal antitrombotik tedavi yönetimi kanama ve iskemik komplikasyonlar nedeniyle zor hale gelmektedir. Bu çalışmada OAK kullanan ve kullanmayan STYME hastalarının kısa ve uzun dönem klinik sonuçları karşılaştırılarak, OAK kullanımının mortalite ve diğer kardiyovasküler sonlanımlar üzerindeki etkisini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2012–2023 yılları arasında İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde primer perkütan koroner girişim (PKG) yapılan, STYME veya STYME eşdeğeri yüksek riskli NSTYME tanısı konan toplam 604 hastanın retrospektif olarak değerlendirildiği tek merkezli, gözlemsel bir çalışmadır. Hastalar, OAK kullanan (n=100) ve kullanmayan (n=504) olarak iki gruba ayrıldı. Eğilim skoru eşleştirmesi sonrasında analizler, OAK kullanan 100 hasta ve OAK kullanmayan 203 hasta üzerinden gerçekleştirildi. Demografik veriler, laboratuvar bulguları, koroner anjiyografi sonuçları, hastane içi ve uzun dönem klinik sonlanım verileri karşılaştırıldı. Hastaların ortalama takip süresi 3 yıldı. Klinik sonlanım noktaları arasında mortalite, majör/minör kanama, inme, tekrarlayan miyokard enfarktüsü ve yeniden hastaneye yatış oranları yer aldı. Uzun dönem mortalitenin öngördürücülerini belirlemek amacıyla Cox regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: OAK kullanan hastalar, kontrol grubuna göre iskemik serebrovasküler olay (SVO) ile koroner arter hastalığı öyküsü daha fazlaydı (sırasıyla %19 vs. %3, p<0.001 ve %33 vs. %20, p=0.015). OAK kullanan hastalarda hastane yatış süresi daha uzundu (ortalama 5.63 vs. 4.78 gün, p=0.049). Hastane içi mortalite oranı iki grup arasında benzerdi (OAK: %7 vs. Kontrol: %5.9, p=0.80), ancak taburculuk sonrası uzun dönem mortalite OAK grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (%31 vs. %14.8, p=0.001). Çok değişkenli analizde yaş, ejeksiyon fraksiyonunda (EF) düşüş ve kronik böbrek yetmezliği (KBY), uzun dönem mortalitenin bağımsız öngördürücüleri olarak saptanırken, OAK kullanımı bağımsız bir risk faktörü olarak belirlenmedi. OAK kullanan hastalarda girişim yeri hematomu (%8 vs. %2, p=0.02) ve taburculuk sonrası minör kanama oranı (%7 vs. %1.5, p=0.03) daha yüksekti. Sonuç: STYME hastalarında OAK kullanımı, taburculuk sonrası uzun dönem mortalite ve kanama oranlarında artışla ilişkili bulunmuştur. Ancak çok değişkenli analizde, OAK kullanımı uzun dönem mortalite açısından bağımsız bir belirleyici olarak saptanmamıştır. Yaş, ejeksiyon fraksiyonu (EF) düşüşü ve kronik böbrek yetmezliği (KBY) varlığı, uzun dönem mortalitenin bağımsız öngördürücüleri olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar, STYME hastalarında OAK kullanımının uzun dönem mortalite üzerindeki etkisini değerlendirirken, hasta özellikleri ve eşlik eden komorbiditelerin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: oral antikoagülanlar; ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü; mortalite