Tüberküloz hastalığı ve tüberküloz enfeksiyonu tanıları ile takipli olan hastalardaki ortalama trombosit hacmi değerlerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE İBİŞ

Danışman: Nevin HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tüberküloz hastalığı ve tüberküloz enfeksiyonu tanılarında, Ortalama Trombosit hacmi (OTH) değerlerinin karşılaştırılarak tanının desteklenmesinde, inflamatuvar belirteç olarak OTH'nin önemini saptamak amaçlanmiştir. Gereç ve Yöntemler: Eylül 2013 ile Mart 2018 tarihleri arasında hastanemiz çocuk enfeksiyon hastalıkları biriminde, klinik özellikler ve radyoloji bulguları ile tüberküloz hastalığı olarak değerlendirilen, ayrıca –yapılabildiyse– özgün mikrobiyolojik incelemeyle tüberküloz tanısı desteklenen 0-18 yaş hastalar ve yine aynı tarihlerde çocuk enfeksiyon birimine, tüberküloz enfeksiyonu tanısıyla takibe alınan ve başvuruda herhangi bir ek hastalık göstermeyen 0-18 yaş sağlıklı kişilerin tetkıkleri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalısmaya katılan hastaların yaş ve cinsiyetleri, tanı tarihi, tüberkülin cilt testi sonucu, tutulum yeri, ko-morbidite durumu, tüberküloz kültür pozitifliği, lökosit, trombosit, OTH, CRP ve sedimantasyon sonuçları, hasta dosyaları ve laboratuvar sonuçlarından elde edildi. Hastalar, tüberküloz hastalığı olanlar ve latent tüberküloz enfeksiyonu olanlanlar şeklinde iki gruba ayrılarak incelemeye alınmıştır. Çalışmaya katılan olguların %61,8'inin (n=202) 6-17 yaş, %10,4'ünün 0-1 yaş, %27,8'inin 2-5 yaş arasında arasında olduğu gözlenmiştir. Çalışmaya katılan olguların %47,7'sine tüberküloz ve %52,3'üne (n=171) LBTİ (Latent Tüberküloz Enfeksiyonu) tanısı konduğu gözlenmiştir. Olgular arasında akciğer ve akciğer dışı tüberküloz hastalığı görülme sıklığı birbirine yakın saptanmıştır, %40, 3'ünde akciğer (AC) tüberkülozu, %44,8 'sinin AC dışı Tüberküloz, %14,7 'sinde Akciğer ve AC dışı tüberküloz tutulum olduğu gözlenmiştir. Olguların %30,7'sinde (n=99) komorbidite olduğu gözlenmiştir. Tüberküloz ve LTBi'a en çok eşlik eden hastalığın astım olduğu (%13) gözlenmiştir. Akciğer tüberküloz olgularının sadece %8,1'inde (n=7) mikrobiyoloji sonuçlarının pozitif olduğu gözlenmiştir. Yaş gruplarına göre olgularda akciğer tutulumu görülme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Bunun yanında yaşları 0-1 arasında olan olgularda mediastinal tüberküloz lenfadenit görülme oranı, yaşları 5-17 arasında olan olgulara göre anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p=0,012; p<0,05). Tüberküloz tanısı konan olguların ESH ve CRP değeri, LTBİ tanısı konan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001). Tanılara göre olguların lökosit, trombosit ve OTH ölçümleri istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Olguların yaş dağılımı ile OTH ölçümleri arasında pozitif yönlü (yaş arttıkça OTH değeri artan) anlamlı bir ilişki bulunmuştur fakat CRP ölçümleri ile OTH ölçümleri arasında infalmasyonu destekleme açısıdan anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Latent tüberküloz ve tüberküloz hastalığının ayırımında, OTH'nin yararlı olduğunu gösteren anlamlı bir veri elde edilmemiştir. Birer akut faz belirteci olan CRP ve ESH tüberküloz hastalarında, LTBİ'ye göre daha yüksek ölçüm değerinde bulunarak hastalık tanısına yönlendirici olmuştur. Ancak OTH bu iki grup arasında bu ayrımı yapmamıza olanak sunmamaktadır. Diğer bir deyişle OTH, tüberküloz hastalığında diğer inflamasyon durumlarındaki kadar değişime uğramamaktadır. Anahtar Kelimeler: c-reaktif protein, latent tüberküloz enfeksiyonu, ortalama trombosit hacmi, tüberküloz