Kriptojenik inmeli hastaların sol atriyal apendiksinin iki boyutlu speckle tracking ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÜNAL GÜLER
Danışman: Rezzan Deniz ACAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnme dünya çapında ikinci en sık ölüm nedenidir ve gelişmiş ülkelerde erişkinlerde iş gücü kaybının en sık nedenidir. İskemik inmelerin %20'sinde neden tam olarak aydınlatılamaz ve bu grup kriptojenik inme olarak tanımlanır. Biz bu çalışma ile kriptojenik inmelerin altında patent foramen ovaleden (PFO) daha çok sol atriyal apendiks (LAA) kardiyomiyopatisinin yattığını göstermeyi amaçladık. Yöntem: Prospektif olarak planlanan çalışmaya Ekim 2022- Kasım 2023 tarihleri arasında hastanemiz ekokardiyografi laboratuvarında transözofageal ekokardiografisi (TEE) yapılan kriptojenik inmeli ve PFO'su olmayan 42 adet, kriptojenik inmeli ve PFO'su olan 32 adet ve kriptojenik inmesi olmayıp PFO'su (kontrol grubu) olan 38 adet olmak üzere toplam 112 hasta dahil edilmiştir. Bu üç hasta grubunun LAA straini, Philips Epiq cihazları ile TEE esnasında alınan kayıtlardan işlem sonrası analizler ile gerçekleştirildi. LAA volümü, LAA EF ve speckle tracking yöntemi ile global strain analizi en uygun görüntünün elde edildiği 45-70 derece ve 135 dereceden değerlendirildi. Ölçümlerin ortalaması alındı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların ortalama yaşı 44 ± 11 yaştır. Hastaların büyük çoğunluğunu kadın hastalar oluşturmaktadır (%58). Tüm hastalara bakıldığında DM oranı % 18 ve HT oranı % 38 olarak değerlendirilmiştir. Tüm popülasyonun BMI ortalaması 26 ± 3.9 bulunmuştur ve CHADSVASc oranı 2.4 ± 1.5 olarak hesaplanmıştır. Kriptojenik inme geçiren hastalarda PFO olan ve olmayan iki grup benzer DM oranlarına sahiptirler. Ancak kriptojenik inme öyküsü olmayan ve sadece PFO'su bulunan hastalarda DM varlığı anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. (p: 0.037) CHADSVASc skoruna baktığımızda ise kriptojenik inme geçiren hastalarda PFO varlığından bağımsız şekilde daha yüksek olarak bulunmuştur. (p: 0.000) Tüm grupların LAA fonksiyonları karşılaştırıldığında her 3 grup arasında LA akımları, volümleri veya EF değerleri açısından anlamlı farklılık tespit edilmemiş olup sadece LAA strain değerleri açısından istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur. (p: 0.001) LAA strain değerleri, kriptojenik inme geçirmiş olan grupta, anlamlı olarak daha düşük olarak saptanmıştır. . Tüm gruplara bakıldığında CHADSVASc skoru ile LAA strain değerleri arasında anlamlı bir korelasyon saptanmış, CHADSVASc skoru yükseldikçe, LAA strain değerlerinin düştüğü tespit edilmiştir. (r:-0.341, p: 000) TİA gelişimini PFO varlığı mı yoksa LAA strain değeri mi daha fazla etkilemektedir diye bakıldığında, Binary Lojistik Regresyon analizi yapılmış ve bu iki parametreden LAA strain değerinin, PFO varlığından daha önemli derecede TİA gelişiminde rol oynadığı görülmüştür. LAA strain değerinin %7.5 ve altında olması, %90 sensitivite ve %65 spesifite ile inme gelişimini predikte etmektedir. (AUC:0.724, %95 Cİ; 0.629- 0819, p: 0.000) Sonuç: Kriptojenik inmenin sebebinin PFO olma olasılığının düşük olduğu, LAA apendiksinde meydana gelen kardiyomiyopati ile ilişkili olabileceği kanaatindeyiz. Yüksek CHADSVASc değeri, LAA kardiyomiyopatisi ile ilişkilidir ve remodellinge sekonder LAA strain değerlerinin düşmesi inmeyi predikte ediyor görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Kriptojenik inme, Patent foramen ovale, Sol atriyal apendiks