2-6 yaş arası çocuklarda annelerin çocukları besleme uygulamaları ile çocukların yeme davranışları arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CİHAN İNAN
Danışman: Alkım ÖDEN AKMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Erken çocukluk döneminde ebeveynler çocukların beslenmesinden kendilerini sorumlu tutmakta, kaygı duyabilmektedirler. Bu kaygı daha fazla yeme baskısına neden olabilmektedir. Bu çalışmada; okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin, çocuklarını besleme uygulamaları ile çocukların yemek yeme davranışları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma hastanemiz "Sağlam Çocuk" ve "Genel Pediatri" polikliniklerine başvuran çocukların ebeveynleri ile yapılmıştır. Çalışmaya 2-6 yaş arasında, ek gıdalara geçiş süreci tamamlanmış, anne sütü kesilmiş ve kronik hastalığı olmayan çocukların ebeveynleri dahil edilmiştir. Bu ebeveynlere içerisinde demografik veriler, beslenme öyküsü içeren bilgi anketi ve Çocuk Besleme Uygulamaları (CFQ-Child Feeding Questionnaire) Ölçeği ve Çocukların Yeme Davranışı (CEBQ-Child Eating Behavior Questionnaire) Ölçekleri uygulanmıştır. Toplam 315 katılımcıya uygulanan ölçek alt grupları arasında kolerasyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Katılan çocukların %46,7'si (147/315) kızdı. Katılan çocukların yaş ortalaması 46 ay iken cinsiyetler arasında istatistiksel farklılık yoktu. Çalışmamızda, çocuklarının ağırlığı hakkında ilgisi ve yeme baskısı yüksek olan ebeveynlerin, çocuklarını daha fazla kısıtladığı bulunmuştur. Besin heveslisi çocuklarda; daha fazla duygusal aşırı yeme, besinden keyif alma, içme tutkusu ve besin seçiciliği davranışlarının görüldüğü saptanmıştır. Tokluk hevesliliği ile yavaş yeme ve duygusal az yeme davranışları arasında pozitif yönde; besin seçiciliği davranışı ile negatif yönde bir ilişki saptanmıştır. Besinden keyif alma davranışı ile besin seçiciliği arasında pozitif yönde; tokluk hevesliliği ve yavaş yeme davranışları arasında negatif yönde ilişki bulunmuştur. Çocuk ağırlığı hakkında ilgisi yüksek ebeveynlerin çocuklarında, besin hevesliliği ve besinden keyif alma davranışı daha sık görülürken; tokluk hevesliliği, yavaş yeme ve duygusal az yeme davranışlarının daha az görüldüğü saptanmıştır. Kısıtlama davranışı olan ebeveynlerin çocuklarında besin hevesliliği, tokluk hevesliliği ve duygusal az yeme davranışları daha çok görülmüştür. Yeme baskısı yapan ebeveynlerin çocuklarında tokluk hevesliliği, yavaş yeme ve duygusal az yeme davranışlarının daha sık görüldüğü, besinden keyif alma davranışının daha az görüldüğü saptanmıştır. Vücut kitle indeksi (VKİ) standart sapma skoru (SDS) +2'nin üzerinde olan çocuklarda daha fazla besin hevesliliği ve besinden keyif alma davranışları görülmüştür. Çocukların doğum haftası, hastaneye yatış öyküsü olması, cinsiyet, anne sütü alım süresi ile besleme uygulamaları ve beslenme davranışları arasında anlamlı ilişki saptanmazken, ebeveyn gelir düzeyleri, çocuklara öncelikli bakımı veren kişinin anne olması, hazır mama kullanımı, çocukların ek gıdaya 6 aydan önce başlaması ve abur cubur tüketimi ile ilişki saptanmıştır. Sonuç: Ebeveynlerin kısıtlama tutumu ile çocuklarda iştahsızlık ile ilişkili kabul edilen tokluk hevesliliği ve duygusal az yeme davranışları daha fazla görülür. Yeme baskısı tutumu ile de benzer şekilde tokluk hevesliliği, yavaş yeme ve duygusal az yeme davranışlarının daha sık görüldüğü saptanmıştır. Ebeveynlerin yeme baskısı tutumu ile çocuklarda yüksek iştah ile ilişkili kabul edilen besinden keyif alma davranışının daha az görüldüğü bulunmuştur. Olumlu yeme davranışı kazanımı öncelikle ebeveyn yaklaşımı ile oluşmaktadır. Bu konuda izlem çalışmaları ile birlikte çalışmamızın verileri birlikte değerlendirilmeli ve bu konuda ebeveynlere yönelik eğitimler planlanmalıdır.