Temel gıdalara karşı besin alerjisi saptanan iki yaş üstü çocuklarda beslenme durumunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SUZAN SÜNCAK

Danışman: Özlem BEKEM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Pediatrik yaş grubunda besin alerjisi prevalansı giderek artmakta olup şu an dünyada çocukların %6-10'unu etkilemektedir. İki yüzden fazla besine karşı besin alerjisi bildirilmiş olmakla birlikte bunların sekiz tanesi besin alerjilerinin %90'ından sorumludur. Bunlar; inek sütü, buğday, yumurta, soya, fıstık, kuruyemişler, balık ve kabuklu deniz ürünleridir. En son yayınlanan rehberlere göre besin alerjisinin yönetiminde uygulanan yöntem alerjen besinden katı bir şekilde kaçınmaktır. Bu yüzden azımsanmayacak kadar çocukta süt, yumurta, buğday, balık gibi yaygın ve temel besinler diyetten çıkarılmaktadır. Çocuklarda temel besin maddelerinin diyetten uzaklaştırılmasına bağlı olarak besin eksikliği ile birlikte malnutrisyon riski artmaktadır. Yurt dışında yapılan çalışmalarda, besin alerjisi saptanan ve diyet uygulanan olgularda normal popülasyona göre malnutrisyon sıklığının artmış olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda, 2-5 yaş arası besin alerjisi bulunan olgularda nutrisyonel değerlendirme yaparak olası makro ve mikrobesin eksikliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Hasta popülasyonu, İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji Polikliniği'nde besin alerjisi tanısı ile izlenerek diyet uygulayan ve malnutrisyona neden olabilecek ek hastalığı olmayan 2-5 yaş arası 58 hastadan oluşmuştur. Olguların yaşı, cinsiyeti, tanı yaşları, besin alerjisinin tipi (IgE, non-IgE, mikst tip), hastalığa ilişkin semptomları, atopik komorbiditeler, besin eliminasyonu, besin eliminasyonunun diyetisyen kontrolünde olup olmadığı, hangi besinlerin elimine edildiği, kaç yıldır diyet aldığı, çocukların ilk iki yaşta hangi süt ürünüyle beslendiği, anne sütü alıp almama durumu, tamamlayıcı beslenmeye ne zaman geçildiği ve antropometrik ölçümleri kayıt altına alındı. Ayrıca hastaların diyet içerikleri hastaların aileleri tarafından doldurulacak olan 3 günlük (ikisi hafta içi, biri hafta sonu günü olmak üzere) diyet listesi yardımıyla belirlendi. Bildirilen diyet içeriklerinin makro-mikrobesin dağılımı Beslenme Bilgi Sistemi (BeBiS) programıyla hesaplandı. Bulgular: Tek merkezli çalışmada, 19'u kız, 39'u erkek olacak şekilde 58 olgudan veriler toplandı. Çalışmaya dahil edilen olguların hiçbiri diyetisyen kontrolünde değildi. Bir besine alerjisi olan hasta sayısı 32, iki besine alerjisi olan olgu sayısı 20 ve üç ve üzeri besine alerjisi olan olgu sayısı altıydı. Olguların 27'sinde inek sütü alerjisi ve 42'sinde yumurta alerjisi vardı. Olguların %1,7'si düşük kilolu, %6,9'u bodur, %1,7'si zayıf idi. Besin alerji sayısının, besin alerji tipinin, sistem tutulumu tipinin, besinin eliminasyon süresinin, ek gıdaya başlama yaşının ve anne sütü alma süresi ile formül mama kullanımının malnutrisyon üzerine etkisinin olmadığı saptandı. Çalışmaya dahil edilen olguların % 63,8'i ve inek sütü alerjisi bulunan olguların ise %74,1'i yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığına göre önerilen enerji alımını sağlayamamaktaydı. Ayrıca olguların %51,7'si önerilen protein miktarını karşılayamıyordu. Mikrobesin alımları değerlendirildiğinde, A vitamini, D vitamini, B1-B2-B3-B5 vitamini, folik asit, kalsiyum, fosfor, demir, iyot alımları diyette önerilen miktarların altında saptandı. Özellikle inek sütü alerjisi bulunan olguların kalsiyum alımları belirgin düşüktü. Protein, B2 vitamini, B5 vitamini, B12 vitamini, kalsiyum ve fosfor yetersiz alımının inek sütü alerjisi olanlarda daha fazla olduğu görüldü. Makro ve mikrobesin alımları sistem tutulumunun çeşidine göre farklılık göstermemekte olup üç ve üzeri besin alerjisi olan olgularda B2, B5, B7 ve B12 vitaminleri ile folik asit, kalsiyum, fosfor ve iyot eksikliğinin daha sık olduğu görüldü. Sonuç: Çalışma, besin alerjisi olan olguların düşük kilolu, zayıf ve bodur olma sıklığının eliminasyon süresinden bağımsız olarak Türkiye popülasyonuna göre daha fazla olduğunu göstermektedir. Olguların tahmini ortalama gereksinime göre alım yüzdeleri Türkiye verisi ile karşılaştırıldığında inek sütü alerjisi olan olguların kalsiyum alımları Türkiye genel popülasyonundan daha düşük saptanmıştır. Yeterli enerji, protein ile mikrobesinleri karşılayamama riski nedeniyle besin alerjisi bulunan olguların, özellikle inek sütü alerjisi bulunan olguların, diyetisyen kontrolünde diyetlerinin düzenlenmesi önem kazanmaktadır.