Orta ve ileri yaş hastalarda proksimal humerus kırığı sonrası humerus başı avasküler nekroz gelişim risk faktörleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERK TÜRK

Danışman: Kadir Bahadır ALEMDAROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Proksimal humerus kırıkları (PHK), özellikle ileri yaş grubunda sık görülen kırıklar arasında yer almakta olup, proksimal femur ve distal radius kırıklarından sonra üçüncü sıklıkta görülmektedir. Genel popülasyonda görülme oranı %4–10 arasında değişmektedir. Kadınlarda genellikle düşük enerjili travmalar sonucu görülürken, erkeklerde genç yaşta yüksek enerjili travmalar ve ileri yaşta düşük enerjili travmalar şeklinde bimodal dağılım göstermektedir. Proksimal humerus kırıklarının değerlendirilmesinde Neer ve AO gibi çeşitli sınıflama sistemleri kullanılmaktadır. Tedavi seçenekleri kırığın tipine, hastanın yaşına, kemik kalitesine ve fonksiyonel beklentilerine göre değişmekte olup konservatif tedavi, perkütan fiksasyon, açık redüksiyon internal fiksasyon (ARİF) ve artroplasti yöntemlerini içermektedir. Özellikle çok parçalı kırıklarda tedavi seçimi konusunda literatürde tam bir görüş birliği bulunmamaktadır. PHK sonrası gelişebilecek en önemli komplikasyonlardan biri humerus başı avasküler nekrozudur. Bu durum, humerus başının kanlanmasının bozulması sonucunda ortaya çıkar ve zamanla humerus başında kollaps meydana gelir. Omuz ağrısı ve fonksiyon kaybına yol açabilir. Amaç: Bu çalışma, proksimal humerus kırığı sonrası humerus başı avasküler nekroz (AVN) gelişiminde rol oynayan risk faktörlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde tek merkezli retrospektif bir çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Ocak 2016 ile Ağustos 2025 tarihleri arasında PHK nedeniyle tedavi edilen hastalar incelenmiştir. En az altı ay takip edilen 40 yaş ve üzerindeki hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Toplam 690 hasta değerlendirilmiş, takip süresi yetersiz veya radyolojik verileri eksik olan hastalar çıkarıldıktan sonra 519 hasta analiz edilmiştir. Hastaların demografik verileri, kırık tipleri, uygulanan tedavi yöntemleri ve radyolojik ölçümleri (medial menteşe deplasman miktarı, humerus başı metafizyel uzantı miktarı, CCD açısı, DTİ, T. majus deplasman miktarı, baş-gövde deplasman miktarı, deltoid kas indeksi) değerlendirilmiştir. AVN gelişimi Cruess sınıflamasına göre belirlenmiş ve risk faktörleri istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma sonuçlarına göre hastaların %66,9'u kadın, %33,1'i erkek olup ortalama yaş 65 olarak bulunmuştur. Hastaların %48,6'sı konservatif tedavi, %46,2'si osteosentez tedavisi ve %5,2'si artroplasti tedavisi ile tedavi edilmiştir. AVN gelişimi açısından değerlendirildiğinde hastaların %12'sinde ileri evre AVN saptanmıştır. Analizler sonucunda kırıklı çıkık varlığı, humerus başı metafizyel uzantının 8 mm'den kısa olması ve tedavi sonrası medial menteşe deplasmanının 2 mm'den fazla olması AVN gelişimi için anlamlı risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Ayrıca kırığın çok parçalı olması ve baş gövde deplasman miktarının fazla olması AVN gelişimi ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Proksimal humerus kırıklarında AVN gelişimi kırığın morfolojisi ve bazı radyolojik parametrelerle yakından ilişkilidir. Özellikle yüksek risk faktörlerine sahip hastalarda osteosentez yerine artroplasti seçeneklerinin değerlendirilmesi daha uygun olabilir. Bu nedenle risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi, uygun tedavi yönteminin seçilmesi ve hastaların prognozunun öngörülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Avasküler nekroz, Omuz kırıkları, Proksimal humerus kırıkları, Travma sonrası avasküler nekroz