Ratlarda gastrokinemius kasını uyaran tibial sinir hasarında primer nörorafi, direkt nörotizasyon ve sinir-kas son plak grefti (NMEG) transferi seçeneklerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BARIŞ KANIK
Danışman: Gaye FİLİNTE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Periferik sinir hasarı, ekstremite travmalarında, maksillofasyal yaralanmalarda, iyatrojenik nedenlerle ve kitle eksizyonları sonrası karşımıza çıkabilen bir problemdir. Hasar sonrası onarımda primer nörorafi ilk sırada tercih edilse de laserasyonun distalinde devamlılık gösteren bir sinir dokusu mevcut değilse; proksimal ucun kas dokusuna nörotizasyonu veya komşu diğer kas gruplarından sinir-kas son plak grefti (NMEG) ile onarım gibi farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Çalışmamızda deneysel sinir hasarı modellemeleri üzerinde farklı onarım seçenekleri uygulanarak elde edilen verilerin karşılaştırılması ve birbirlerine üstünlüklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Çalışmada 3 ayrı grupta toplam 18 adet Sprague-Dawley cinsi erkek sıçan kullanıldı. Her grup kendi içerisinde ortak kafeslerde yaşayan sıçanlar olarak iki alt gruba ayrıldı. Birinci (A) gruptaki sıçanların sağ gastrokinemius kaslarının medial ve lateral başlarına giden tibial sinir motor dalları kesilerek primer nörorafi ile onarıldı. İkinci (B) gruptaki sıçanların sağ gastrokinemius kaslarının medial ve lateral başlarına giden tibial sinir motor dalları kesilerek proksimal sinir uçları, kasların üzerinde 6x6 mm genişliğinde epimisyum eksizyonunu takiben direkt nörotizasyon uygulandı. Üçüncü (C) gruptaki sıçanların sağ gastrokinemius kaslarının medial ve lateral başlarına giden tibial sinir motor dalları kasa dek disseke edilerek kasa girdikleri kısımda 6x6x2 mm genişliğinde NMEG eksizyonu yapılarak aynı kas üzerinde 6x6 mm epimisyum eksizyonu üzerine NMEG transfer edildi. Çalışmanın 90. gününde tüm sıçanlara yürüme testi uygulandı. Takiben bütün sıçanlar termine edildi. Önceden gruplandırılmış olan tüm sıçanların sağ gastrokinemius kaslarının yaş ağırlıkları ve kasların gerim kuvvetleri ölçüldü. Alınan kas örnekleri uygun şekilde hazırlanarak histopatolojik değerlendirme yapıldı. Bulgular Deneysel sinir hasarı oluşturulduktan sonra epinöral onarım yapılan A grubunda kasların yaş ağırlıkları, nörotizasyon ile onarım yapılan B grubunda tibial fonksiyon indeksi (TFI) istatistiksel olarak anlamlı şekilde en yüksek bulunmuştur. NMEG transferi ile onarım yapılan C grubunda kas gerimi istatistiksel olarak anlamlı şekilde B gurubuna göre yüksek bulunurken, A grubuyla C grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Büyük büyütme alanı (BBA) başına düşen kas lifi sayıları farkları her üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı değildir. Sonuç Çalışmamız her ne kadar primer nörorafi ile onarımın mevcut tedavi seçenekleri arasında ilk sırada yer aldığını destekler nitelikte sonuçlar verse de, nörotizasyonun ve kısmen NMEG transferinin sinir koaptasyonlarında proksimal ve distal uç rezervi olmadığı durumlarda tedavi alternatifi olabileceğini göstermektedir.