Sodyum-glukoz kotransporter-2 (SGLT-2) inhibitörlerini kullanan tip-2 diyabetesmellitus hastalarında ürik asit düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM UMUR KEPSUTLU

Danışman: Funda Müşerref TÜRKMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Diyabet, insülin eksikliği veya periferik dokularda insülin etkisine karşı gelişmiş olan 'insülin direnci' nedeniyle ortaya çıkan, birçok organı etkileyerek multisistemik tutuluma sebep olan hiperglisemi ile karakterize kronik bir metabolizma bozukluğudur. Hiperürisemi ise pürin metabolizmasının bir bozukluğudur. Hiperürisemi, böbrek ve kardiyovasküler hastalıklar şeklinde önemli morbidite ve mortaliteye yol açar, ayrıca gut hastalığı için de bir risk faktörüdür. Serum ürik asit (SUA) düzeyleri diyabetli hastalarda sağlıklı bireylere göre genellikle daha yüksektir. Hiperürisemi, bozulmuş glukoz toleransı olan kişilerde diyabet riskini artırır. SUA diyabet için önemli bir risk faktörüdür. Vücut ağırlığındaki artış, bel çevresinde genişleme, dislipidemi, sedanter yaşam tarzı, hipertansiyon ve insülin direnci diyabetli hastalarda hiperürisemiye zemin hazırlayan faktörlerdir. Tip 2 diyabetli hastalarda SUA'nın azaltılması mikro ve makro komplikasyonları azaltabilir. Tip 2 Diyabetes Mellitus tanılı hastalarda hiperüriseminin mikro ve makrovasküler komplikasyonlarla ilişkisi mevcuttur. Ürik asit seviyelerinin düşürülmesi bu komplikasyonları azaltabilir. Bu çalışmamızda Diyabetes Mellitus tanılı hastalarda SGLT-2 inhibitörlerinin serum ürik asit seviyeleri ve vücut kitle indeksi üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçladık. SGLT-2 inhibitörlerinin görece yeni bir grup oral antidiyabetik ilaçlar olması ve literatürü taradığımızda bu konu hakkındaki çalışmaların sınırlı sayıda olması çalışmamızın planlanmasında etkili olmuştur.Gereç ve Yöntem: Prospektif kontrollü olarak tasarlanan bu çalışmada 09.11.2024 - 09.01.2025 tarihleri arasında SBÜ Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi İç Hastalıkları Poliklinikleri'ne başvuran, ADA kılavuzuna göre Tip-2 Diyabetes Mellitus tanılı 18-75 yaş aralığındaki hastaların verileri dahil edilme ve edilmeme kriterleri dikkate alınarak çalışmaya kaydedildi.Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısı olup egzersiz ve diyete ek olarak en az son 3 aydır düzenli olarak tolere edebileceği maksimum doz Metformin ve/veya Sulfonilüre kullanmasına rağmen yeterli glisemik kontrol sağlanamadığı için Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ayaktan hasta poliklinikleri hekimleri tarafından mevcut tedavisine SGLT-2 inhbitörü eklenen hastalar grup 1; Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısı olup egzersiz ve diyete ek olarak en az son 3 aydır düzenli olarak tolere edebileceği maksimum doz Metformin ve/veya Sulfonilüre kullanan ve yeterli glisemik kontrol sağlanamadığı için Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma hastanesi İç Hastalıkları ayaktan hasta poliklinikleri hekimleri tarafından mevcut tedavisine SGLT-2 inhibitörü dışında oral antidiyabetik ilaçlardan (Dipeptidil Peptidaz-4 İnhibitörleri, Thiazolidinedione grubu, alfa glukozidaz inhibitörleri) biri eklenen hastalar grup 2 olarak çalışmaya dahil edildi. Hastalar dahil edilme/edilmeme kriterlerine göre çalışmamıza dahil edildi. Her 2 grup da 30ar hastadan oluşturulmak üzere toplam 60 hasta alındı. Hastaların tedavi öncesi yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, HbA1c, açlık kan glukozu, LDL-kolesterol, HDL-kolesterol, Trigliserid, ürik asit, kreatinin, ALT, AST, Spot idrarda albümin atılım oranı gibi verileri kaydedildi. Her 2 gruptaki hastalara da mevcut oad tedavisi eklendikten 1 ay sonra çağrılarak serum ürik asit ve vücut kitle indeksi bakılıp karşılaştırıldı. Veri analizi ve istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanıldı. Bulgular: 4 haftalık SGLT-2 inhibitörü tedavisi alan gruptaki hastaların ortanca serum ürik asit seviyeleri, glukoz ortalamaları, vücut ağırlıkları, vücut kitle indekslerinde anlamlı düşüş görüldü (her biri için p 0,05). Sonuç: Empagliflozin ve Dapagliflozin ile 4 haftalık tedavi sonrasında hastaların VKİ ve serum ürik asit istatistiksel olarak anlamlı düşüş görüldü. Bu da bize SGLT-2 inhibitörlerinin tip2 DM tedavisinde serum ürik asit ve VKİ yi düşürerek mortalitenin azaltılmasında ve gut tanılı hastalarda da serum ürik asit seviyelerini düşürmek için kullanılabileceğini düşündürmektedir.