Pediyatrik hidrosefalide endoskopik cerrahi, endoskopik ventriküler anatomi, varyasyonlar, klinik ve radyoloji ile korelasyonu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DEMET EVLEKSİZ KARIMZADA

Danışman: Yusuf İZCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hidrosefali aşırı miktarda beyin omurilik sıvısının (BOS) dilate serebral ventriküller ve subaraknoid boşlukta birikmesi ile seyreden bir bozukluktur. Hidrosefali pediyatrik nöroşirürji alanındaki en yaygın hastalıktır ve çoğu durumda cerrahi tedavi gerektirir. Cerrahi tedavinin büyük çoğunluğunu şant cerrahisi oluşturmaktadır. Sürekli gelişen şant teknolojisine rağmen hidrosefali nedeniyle şant takılan hastaların %70-85'i on yıl içinde şant disfonksiyonu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu şant komplikasyonları, hidrosefali için alternatif tedavi seçeneklerini gündeme getirmiştir. Endoskopik cerrahinin yabancı cisim implantasyonu gerektirmemesi, daha az invaziv olması ve teknik açıdan da daha kolay olması gibi olumlu özelliklere sahip olması günümüzde kullanım alanının ve yaygınlığının artmasına neden olmuştur. Ancak bu yöntemin etkin ve uygun kullanılabilmesi ventriküler anatomiye ve varyasyonlarına hakim olunarak gerçekleştirilebilir. Bu çalışmanın başlıca amacı pediyatrik hidrosefali hastalarının tedavisinde endoskopik cerrahinin zorluklarını incelemek, klinik ve radyolojik verilerini değerlendirmek, anatomik varyasyonları tanımlamak ve pediyatrik hidrosefali olgularının cerrahi yönetimini güvenli hale getirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniği'nde 1 Ocak 2017- 31 Aralık 2022 tarihleri arasında hidrosefali tanısıyla endoskopik olarak ameliyat edilmiş, 0-18 yaş aralığındaki, endoskopik görüntü kaydına erişilebilen, preoperatif-postoperatif radyolojik görüntülemesi olan 84 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, etiyolojisi, preoperatif ve postoperatif radyolojik görüntüleri değerlendirilerek kayıt altına alındı. Ayrıca ameliyat kayıtları incelenerek, ventrikül anatomisi ve varyasyonları detaylı olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların kız/erkek oranı 1,1'dir. Hastaların yaş ortalaması 7,6 aydır. Etiyolojik nedenler arasında ilk sırada MEH (%38) yer almaktadır. Sırasıyla %21 postventrikülit, %21 posthemorajik ve %20 obstrüktif nedenler izlemektedir. Hastaların ilk cerrahi sırasında ortalama ağırlığı 5,7 kg olarak ölçüldü. %45 olguda endoskopik cerrahi girişim hidrosefali tedavisi amacıyla ilk tercih olarak kullanılmıştır, %55 hastada ise şant disfonksiyonu sonrası tercih edilmiştir. Bütün olguların %83'inde endoskopik anomali/varyasyon saptandı. Olguların preoperatif radyolojik görüntüleri değerlendirilerek en sık septum pellusidum anomalisi/varyasyonu olmak üzere olguların %64'ünde radyolojik bulgu olarak saptandı. Lateral ventrikül anomalisi/varyasyonu olguların %62'sinde, üçüncü ventrikül anomalisi/varyasyonu ise olguların %27'sinde radyolojik bulgu olarak dikkat çekti. Sonuç: Pediyatrik yaş grubunun en sık görülen nöroşirürjikal patolojilerinden olan hidrosefalide artan kafa içi basıncı ile beynin kompliyansı bozulmakta ve ventrikül içi anatomik yapılar basınç etkisiyle normal anatomiden farklılık göstermektedir. Aynı zamanda bu hasta grubunda doğumsal anomalilerden ventrikülün gelişim anomalileri de azımsanmayacak düzeyde görülmektedir. Sonuç olarak normal ventrikül anatomisi izlenmeyeceği için endoskopik oryantasyon zorlaşmaktadır. Bu varyasyonların preoperatif görüntülemelerde çoğu zaman öngörülemiyor olduğu da düşünülünce endoskopik anatominin ve varyasyonların tanımlanması bu olgularda güvenli cerrahi şansını artıracaktır.