Gonartroz cerrahi tedavisinde farklı cerrahi yaklaşımların ekstansör mekanizma kas gücüne etkisinin ve fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERSEL SERCAN GÜRBULAK

Danışman: Murat YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda sıklıkla tercih edilen medial parapatellar artrotomi ve genişletilmiş medial parapatellar artrotomi uygulanmış olan hastalar ekstansör mekanizma kas gücü, eklem hareket açıklığı, postop ağrı, sosyal hayata dönüş ve fonksiyonel farklılıklar açısından incelenerek açılım tekniklerinin hasta yaşantısında anlamlı fark yaratıp yaratmadığını değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya total diz protezi uygulanmış 64 hasta dahiil edilmiş olup hastalar standart medial parapatellar yaklaşım ve ekstensil medial parapatellar yaklaşım uygulanmış grup olarak iki ana gruba ayrılmıştır. Hastaların posteoperatif dönemde 6. hafta ve 3. ayda ekstensör mekanizma kas gücü, eklem hareket açıklıkları, OKS ve KOOS, JR skorları değerlendirilmiştir. Kas gücü değerlendirmesi el dinamometresi ile yapılan ölçümlerden elde edilen tepe tork değerleri ile yapılmış olup eklem hareket açıklıkları gonyometre ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %68,8'i (n=44) kadın, %31,3'ü (n=20) erkek olup, yaşları 60–70 arasında (ort. 65,14 ± 3,21 yıl) değişmekteydi. Olguların yarısı ekstensil medial parapatellar (n=32), diğer yarısı standart medial parapatellar (n=32) grupta yer aldı. Demografik özellikler ve yaş dağılımı açısından gruplar arasında istatistiksel fark saptanmadı(p>0,05). Postoperatif 6. hafta ve 3. ay eklem hareket açıklığı (ROM), fleksiyon ve ekstansiyon ölçümleri her iki grupta benzerdi (p>0,05). Oxford Knee Score (OKS) ağrı skorunda 6. haftada ekstensil grup, standart gruba göre anlamlı derecede düşük gözlendi (p=0,044), ancak 3. ayda fark gözlenmedi. OKS fonksiyonel ve KOOS-JR skorlarında 6. hafta ve 3. ay ölçümlerinde iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı(p>0,05). Her iki grupta da 6. haftadan 3. aya kadar olan süreçte tüm klinik bulgular anlamlı derecede artış gösterdi (p<0,05). Kas kuvveti değerlendirmelerinde, 90° diz fleksiyonunda 6. hafta tepe tork değerleri benzerdi, ancak 3. ayda ekstensil grubun değerleri standart gruba göre anlamlı derecede düşük bulundu (p=0,032). 180° ölçümlerinde hem 6. hafta hem 3. ayda ekstensil grupta peak torque standart gruba göre anlamlı olarak daha düşüktü (p=0,001). Buna karşın, ekstensil grupta 6. haftadan 3. aya peak torque artış miktarı her iki açıda da standart gruba göre anlamlı derecede yüksekti (90° p=0,002; 180° p=0,021). Non-operatif tepe tork ölçümlerinde ise ekstensil grupta hem 90° hem 180° değerleri standart gruptan anlamlı derecede yüksek saptandı (p=0,034 ve p=0,001). Sonuç: Gonartroz, eklem hareket kısıtlılığı, ağrı ve fonksiyon kaybına yol açan en sık görülen diz osteoartritidir. Konservatif tedavinin yetersiz kaldığı olgularda total diz artroplastisi (TDA) tercih edilmektedir. Bu cerrahide eklem erişimini kolaylaştırmak ve yumuşak doku dengesini korumak için farklı cerrahi yaklaşımlar tanımlanmıştır. Çalışmamızda standart ve ekstensil medial parapatellar yaklaşımlar karşılaştırılmış; ekstensil yaklaşımın geniş görüş alanı ve yumuşak dokular üzerindeki stresi azaltma avantajı gösterilmiştir. Erken dönemde ağrı ve fonksiyonel sonuçlar arasında küçük farklılıklar gözlense de, ileri dönemde her iki yaklaşımın klinik sonuçlarının benzer olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, ekstensil medial parapatellar açılımın hem primer TDA'da doğrudan kullanılabilecek hem de standart açılım sonrası eklem erişiminin yetersiz kaldığı olgularda güvenle uygulanabilecek bir teknik olduğunu desteklemektedir.