Astım hastalarında obstrüktif uyku apne (OSA) semptomlarının astım kontrolüne etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLBER ÖZDEN MAT

Danışman: Selma FIRAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Astım dünyada tüm yaş gruplarında yaklaşık 334 milyon kişiyi etkilediği düşünülen, prevalansı giderek artan, topluma ve sağlık sistemine belirgin yük oluşturan bir hastalıktır. Astım tedavisinin ana amacı semptom kontrolü sağlamak ve astıma bağlı istenmeyen sonuçları önlemektir. Astım semptomlarının ortaya çıkmasına, yaşam kalitesinde düşmeye, astımın kontrolsüz seyretmesine sebep olabilecek komorbiditeler mevcuttur. Obstrüktif uyku apnesi (OSA) en önemli komorbiditelerden biridir. Bu çalışmamızın amacı OSA semptomlarının astım kontrolüne etkisini göstermektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak- Mart 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Allerji Polikliniğine başvuran astımlı olgular alındı. Astım kontrol testi ile astım kontrol düzeyleri ve Berlin Anketi, STOP-Bang anketi OSA olasılıkları belirlendi. Astım kontrol düzeylerine göre olguların komorbidite sıklıkları ve OSA olasılıkları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 100 kadın (%73), 37 erkek (%27) olmak üzere astım tanılı toplam 137 olgu alındı. Ortalama yaş 44,5 ± 11,5 idi. Olgular astım kontrolüne göre değerlendirildiğinde 35'i (%25,5) tam kontrollü, 42'si (%30,7) kısmi kontrollü, 60'ı (%43,8) kontrolsüz astım grubunda yer alıyordu. Çalışmamızda Berlin anketine göre OSA olasılığı ile astım kontrolü arasında anlamlı bir ilişki saptandı (p=0.000). STOP-Bang anketine göre de OSA olasılığı ve astım kontrolü arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0.020). Sonuç: En yaygın kronik hastalıklardan biri olan astımda uygun tedaviyle semptom kontrolü sağlanabilmekte ve ileriye yönelik istenmeyen sonuçlar önlenebilmektedir. Bu çalışmada astım kontrol düzeyleri farklı olan olgular karılaştırıldığında olgularda astım kontrol düzeyi düştükçe OSA olasılığı yüksek olguların sıklığının arttığı izlenmiştir. Çalışmanın bulguları istenilen kontrol düzeyine ulaşılamayan astımlı olguların OSA riski açısından değerlendirilmesinin önemini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Astım, Astım Kontrolü, Obstrüktif Uyku Apne