Üriner inkontinansı olan kadınlarda noktürinin; pelvik taban semptomları, kronotip, uykululuk, uyku kalitesi, yorgunluk ve yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESMA DEMİR
Danışman: Özge ÖZKUTLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamız, noktürisi olan ve olmayan üriner inkontinanslı (Üİ) kadınlarda pelvik taban semptomları, kronotip, uykululuk, uyku kalitesi, yorgunluk ve yaşam kalitesi düzeylerini karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya dâhil edilen 102 Üİ'li kadın, noktürisi olan (n=51, yaş ortancası=48) ve olmayan (n=51, yaş ortancası=44) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Hastaların Üİ tipi "3 İnkontinans Sorusu" ile; pelvik taban semptomları "Ürogenital Distres Envanteri-6" ve semptomlardan duyulan rahatsızlık şiddeti "Global Pelvik Taban Rahatsızlık Anketi" ile; kronotipleri "Sabahçıl-Akşamcıl Anketi" ile; uykululukları "Epworth Uykululuk Ölçeği" ile; uyku kaliteleri "Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi" ile; yorgunluk durumları "Yorgunluk Şiddeti Ölçeği" ile ve yaşam kaliteleri "CONTILIFE Anketi" ile değerlendirildi. Bulgular: Üİ tiplerinin gruplar arasında dağılımı anlamlı farklılık göstermiştir (p=0,014). Noktürisi olan kadınlarda stres, sıkışma, mikst/diğer Üİ oranları sırasıyla %54,9; %43,1 ve %2 iken, noktürisi olmayanlarda bu oranlar sırasıyla %60,8; %23,5 ve %15,7'dir. Noktürisi olan kadınların pelvik taban semptomlarının ve bu semptomlardan duyulan rahatsızlığın daha şiddetli olduğu görüldü [Global Pelvik Taban Rahatsızlık Anketi (p= 0,002), Ürogenital Distres Envanteri-6 (p= 0,000)]. Ayrıca noktürisi olan grupta pollaküri (p= 0,048), sıkışma hissi (p= 0,026), noktüral enürezis (p= 0,038), miksiyon sırasında ıkınma (p= 0,028) ve miksiyon sonrasında damlama (p= 0,001) semptomlarının daha yaygın olduğu saptandı. Gruplar kronotip ve uykululuk düzeyleri açısından birbirine benzerdi (p> 0,05). Noktürisi olan kadınlar, uyku ve yaşam kalitesi açısından daha olumsuz sonuçlar bildirmiş; ayrıca yorgunluk düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir (sırasıyla p= 0,028, p= 0,036, p=0,017). Sonuç: Çalışmamızda, noktürisi olan kadınlarda Üİ tipi dağılımının farklı olduğu ve bu grupta urgency tipinin daha yaygın, pelvik taban semptomlarının daha şiddetli, uyku ve yaşam kalitesinin daha bozuk ve yorgunluk düzeyinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bu sebeple, noktürisi olan kadınların değerlendirilmesinde yalnızca semptom yönetimine değil, aynı zamanda pelvik taban fonksiyonları, uyku düzeni ve yaşam kalitesi boyutlarının bütüncül olarak ele alınması klinik açıdan önemlidir.