Meme kanseri cerrahisinde kullanılan analjezi yöntemlerinin metabolomik profil, vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF), kortizol, C-reaktif protein (CRP) ve immün indekslere etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAZAL EKİN GÜRAN AYTUĞ
Danışman: Süheyla ÜNVER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Kanser cerrahisinde kullanılan analjezik yaklaşımlar immünitede ve kanser çıktılarında değişikliklere neden olmaktadır. Rejyonel veya sistemik analjezi yaklaşımlarının kanser çıktılarına etkileri üzerine farklı görüşler vardır. Bu çalışmada, evre 1 ve 2 meme kanserinde Erektör Spina Plan Bloğu (ESP), morfin ve non-steroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) temelli analjezik yaklaşımların; metabolomik profil, Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEGF), kortizol, C-reaktif Protein (CRP), sistemin immün inflamatuar indeks (SIII), nötrofil lenfosit oranı (NLR) ve platelet lenfosit oranına (PLR) etkilerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif gözlemsel olarak Aralık 2020-2021 tarihleri arasında meme kanseri ameliyatı olan 90 hastada gerçekleştirildi. 87 hasta değerlendirildi. Hastalar analjezi yöntemlerine göre ESP, morfin ve NSAİİ olarak üç grupta değerlendirildi. Hastaların demografik verileri, cerrahi tipi, American Society of Anesthesiologists (ASA) sınıflaması, ek hastalıkları, kullandıkları ilaçlar, transfüzyon uygulamaları, cerrahi süreleri kaydedildi. Preoperatif dönemde ve postoperatif 1, 2, 12 ve 24. saatlerde Numeric Rating Scale (NRS) kullanılarak ağrı skorları kaydedildi. Preoperatif (T0), postoperatif 1. saat (T1) ve 24. saat (T24) rutin olarak çalışılan tetkikler kaydedildi ve SIII, NLR ve PLR değerleri hesaplandı. Kortizol, CRP, VEGF çalışıldı ve metabolomik analiz yapıldı. Bulgular: Demografik bulgular ve ek hastalıklar açısından gruplar arasında fark yoktu. Prostaglandinler, araşidonik asit ve katekolamin metabolizmasında görevli metabolitler NSAİİ ve morfin gruplarında ESP grubuna göre yüksek ölçüldü (p 1.5). T24 anında NSAİİ grubunun VEGF'si, ESP'den yüksekti (p<0.05, FC=1.39). T24 anında NSAİİ grubunda kortizol düzeyi ESP grubundan yüksekti (p<0.05). T24'te morfin grubunun CRP'si hem ESP hem NSAİİ grubundan yüksek ölçüldü (p<0.05). Morfin grubunun postoperatif SIII ölçümleri ESP grubundan yüksekti (p<0.05). T24 anında morfin grubunun NLR'si ESP grubundan yüksek hesaplandı (p<0.05). T24 anında morfin grubunun PLR'si hem ESP hem NSAİİ grubundan yüksek hesaplandı (sırasıyla p<0.01, p<0.05). Sonuç: Metabolomik profilleme ile abartılı immün yanıtlarda rol oynayan araşidonik asit, katekolamin, prostaglandinler, morfin grubunda ESP grubuna göre belirgin yüksek bulundu. En ılımlı VEGF yükselişinin ve en düşük kortizol değerlerinin ESP grubunda görülmesi dolaşıma serbestlenen tümör hücrelerinin (circulating tumor cells, CTC) anjiyogenezis riskinin azaltılması ve immün homeostazisi korumak açısından ESP bloğun yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Morfin grubunun CRP düzeyleri diğer gruplardan yüksek seyrettiğinden, morfinin immüniteyi olumsuz etkilediği düşünülebilir. SIII, NLR, ve PLR oranlarına bakıldığında, yine en yüksek değerler morfin grubunda gözlenmiştir. Sonuç olarak, ESP blok meme kanseri cerrahisi analjezisinde immün yanıtların kontrolü ve tümörogenezis riski açısından avantajlı, morfin ise dezavantajlı bulunmuştur. Kronik ağrı riski yüksek meme kanseri gibi cerrahilerde; morfin yerine hem yeterli analjeziyi sağlayacak, hem de immun sistemi modüle ederek metastaz, rekürrens gibi kötü çıktıları azaltacak rejyonel blok seçeneklerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Anahtar Kelimeler: onkoanestezi, kanser rekürrensi, meme kanseri, vasküler endotelyal büyüme faktörü, metabolomiks, metabolomik profil