İnsan göbek kordonundan türetilen mezenkimal/stromal kök hücrelerin tip 1 diyabet hastalarından alınan periferik kan T lenfositleri üzerindeki immünmodülatör etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELİN URSAVAŞ
Danışman: Halime Tuba CANBAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, insan göbek kordonu kaynaklı mezenkimal kök hücrelerinin (WJ-MKH'lar) sağlıklı bireylerin ve tip 1 diyabetli (T1DM) hastaların kanından izole edilen T düzenleyici hücreler (Treg) üzerindeki immünomodülatör etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Sağlıklı ve T1DM bireylerden alınan kandan Treg'ler izole edilmiştir. Treg'ler kontrol kuyusunda tek başına, WJ-MKH ile direkt ve indirekt kokültür koşullarında 7 gün boyunca kültürlenmiştir. Treg proliferasyon analizi için hücreler Karboksifloresin Diasetat Süksinimidil Ester (CFSE) ile işaretlenmiş ve flow sitometri ile analiz edilmiştir. FOXP3, IL-10, IL-4 ve TGF-β gen ekspresyonları RT-PCR yöntemiyle analiz edilmiştir. CD4, IL-2, TNF-α ve BCL-2 belirteçleri immünfloresan boyama ile gösterilmiştir. Bulgular: MKH'ların hem T1DM hem de sağlıklı gruplarda Treg hücre proliferasyonu üzerinde önemli bir etkisi gözlenmedi. T1DM grubunda, TGF-β ve FOXP3 ekspresyonları özellikle direkt kültürde artmıştır. Sağlıklı grupta IL-4 ve TGF-β sentezi artmıştır. T1DM grubunun indirekt kuyusunda IL-10 seviyeleri daha yüksekken, direkt kuyusunda TNF-α seviyeleri daha yüksektir. CD4 sentezi gruplar arasında anlamlı bir fark göstermezken, sağlıklı grupta IL-2 sentezinin yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç: Bulgular, MKH'ların Treg proliferasyonunu indüklemede doğrudan uyarıcı bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. MKH'ların bağışıklık sisteminin düzenlenmesi ve Treg hücrelerinin işlevleri üzerinde potansiyel etkileri olduğu gösterilmiştir. Ancak, bu etkilerin bağışıklık mikroçevresine ve kullanılan kültür koşullarına bağlı olarak değiştiği anlaşılmaktadır.