Ülseratif kolit alevlenmesinde blastocystis hominis'in rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET KÖK

Danışman: Ayhan Hilmi ÇEKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: İnflamatuvar barsak hastalardan (İBH) biri olan Ülseratif kolit (ÜK) rektum ve kolonu tutan, alevlenme ve remisyon dönemleriyle seyreden kronik inflamatuar bir hastalıktır. Yaklaşık bir asırdır bilinmesine rağmen etiyopatogenezi hala tartışmalıdır. Güncel görüşe göre, İBH'nın, mikrobiyata ile immun sistem arasındaki dengenin, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle bozulması (disbiyosiz) sonucu geliştiği düşünülmektedir. Bununla birlikte, remisyon ve alevlenme dönemindeki İBH'li hastaların mikrobiyatasının farklılık göstermesi, disbiyosizin alevlenmeyi de tetikleyebileceğini düşündürmüştür. Disbiyosizin İBH'nin ortaya çıkmasında ve alevlenmesindeki önemi anlaşıldıktan sonra birçok mikroorganizma ile İBH arasındaki ilişki araştırılmıştır. Son zamanlarda İBH ile ilişkisi araştırılan parazitlerin başında sebep olduğu klinik ve patolojik bulgularıyla ÜK'e benzerlik gösteren Blastocystis hominis (B. hominis) gelmektedir. Bu çalışmamızda ÜK akut alevlenmesinde, B. Hominis'in rolünü ortaya koymayı amaçladık. Metod: Çalışmamıza Mayıs 2014 - Mayıs 2016 tarihleri arasında SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji polikliniğine başvuran veya Gastroenteroloji servisine yatışı yapılan, ÜK tanısı klinik, endoskopik, patolojik yöntemlerle ispatlanmış 18 yaş üstü hastalar dahil edilmiş olup, tanısı şüpheli olan (indertermine kolit) ve ÜK dışında başka bir barsak hastalığı (Crohn, mikroskopik kolit, enfeksiyöz kolit (B. hominis dışında), malignite vb.) olan hastalar çalışma dışında tutulmuştur. Çalışmamıza kontrol amaçlı başvuran 62 (%54.4), akut alevlenme ile başvuran 52 (%45.6) hasta dahil edilmiştir. Tüm hastaların dışkı örnekleri tek bir deneyimli uzman parazitolog tarafından incelendi. Her hastanın dışkı mikroskopisine ve dışkı kültürüne bakıldı. Ayrıca akut alevlenme ile başvuran hastaların dışkısında Clostridium dificile toksin A ve B, Entamoaeba histolyca adhezin antijeni bakıldı. B. hominis dışında enfeksiyöz kolit saptanan hastalar çalışma dışında tutuldu. Hastaların alevlenme şiddetini belirlemek için Mayo skorlama sistemi kullanıldı. Hastaların dışkıları mikroskopi (lugol) ve polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemi ile incelenerek B. hominis araştırıldı. Dışkı örneklerinde direkt bakıda sayıdan bağımsız olarak B. hominisin her hangi bir formu görüldüğünde "B. hominis pozitif" olarak değerlendirildi. Eş zamanlı her hastadan 2 mg dışkı örneği alınarak PZR yöntemi ile B. hominis tarandı. Bulgular: Çalışmamıza 64 (%56,1) erkek ve 50 (%43,9) kadın olmak üzere toplam 114 ÜK hastası dahil edilmiştir. Hastalarımızın yaş ortalaması 43±13 yıl olarak hesaplanmıştır. Hastaların 62'si (%54.4) remisyon, 52'si (%45.6) aktivasyon döneminde başvurmuştur. Direkt bakı yöntemi kullanılarak, akut alevlenme ile gelen hastaların 8/52'sinde (%15.3) remisyon ile başvuran hastaların ise 5/62'sinde (%8) B. hominis saptandı. PZR yöntemi kullanılarak, akut alevlenme ile gelen hastaların 17/52'sinde (%32.6) remisyon ile başvuran hastaların 20/62'sinde (%32.2) B. hominis saptanmıştır. Remisyon ve akut alevlenme grubundaki B. hominis prelavalansı arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0.961). PZR altın standat olarak alındığında, mikroskopik yöntemin sensitivitesi %21.6 spesifitesi %93.5 bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda akut alevlenme ve remisyon ile başvuran hastalardaki B. hominis sıklığını benzer, prelevalansını ise oldukça yüksek bulmamız (%32,4) B. hominis'in ÜK'de sık rastlanan bir parazit olmakla birlikte ÜK aktivasyonunda rolünün olmadığını düşündürmektedir. Çalışmamızda B. hominis tanısında mikroskopik yöntemin duyarlılığını düşük özgünlüğünü yüksek bulmuş olmamız, bu testin B. hominis tanısında gerçekte B. hominis saptanan kişileri tespit etmede iyi bir yöntem olmadığını tarama yöntemi olarak ta kullanımının uygun olmadığını göstermiştir. Anahtar kelimeler: Ülseratif kolit, aktivasyon, remisyon, Blastocystis hominis