Üroloji polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri hastalarda üriner inkontinansın yaşam kalitesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER SELİM BİRSEN

Danışman: Mustafa Bilal HAMARAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Konya Şehir Hastanesi Üroloji Polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri üriner inkontinanslı hastalarda, hastalığın yaşam kalitesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi ve hastaya bu doğrultuda farkındalık kazandırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma kesitsel ve tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Bu çalışma Konya Şehir Hastanesi Üroloji Polikliniği'nde 15/06/2025- 01/09/2025 tarihleri arasında 18 yaş üzeri 305 katılımcı ile gerçekleştirildi. Katılımcılara sosyodemografik anketin yanı sıra Uluslararası İnkontinans Sorgulama Formu (ICIQ-SF) ve İnkontinans Yaşam Kalitesi Ölçeği (İYKÖ) uygulandı. Veri girişi ve istatistiksel analiz SPSS (Statistical Packet for The Social Science) 26.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan toplam 305 kişinin %46,2'si kadın (n=141) ve %53,8'i erkek (n=164) olup, katılımcıların yaş ortancası 64 (20-86) olarak belirlendi. Vücut kitle indeksi ortancası 27,22 kg/m² olarak hesaplandı. Katılımcıların %86,9'u evli (n=265), %13,1'i bekar (n=40) olup, %65,6'sı ilkokul mezunu (n=200), %22,0'sı lise mezunu (n=67) ve %11,8'i üniversite mezunu (n=36) olarak tespit edildi. Katılımcıların %38,4'ü gelirinin giderinden az olduğunu belirtmiş, %70,2'si düzenli ilaç kullanmaktaydı. Sigara kullananların oranı %26,2, alkol kullananların oranı ise %6,9'du. Hipertansiyon sıklığı %36,7, diyabet sıklığı ise %30,8 olarak belirlendi. Katılımcıların %28,5'inin kabızlık öyküsü bulunmaktadır. Kadın katılımcıların %69,5'i menapoz döneminde olup, kadınların doğum sayısı ortancası 4 olarak belirlenmiştir. Kadınların çoğunluğu vajinal doğum yapmışken (%72,3), %9,9'u sezaryen doğum yapmıştı. Erkek katılımcıların %76,2'sinin prostat hastalığı olduğu ve %44,5'inin prostat ameliyatı geçirdiği belirlendi. Çalışmaya dahil edilen bireylerin %67,9'u daha önce sağlık kuruluşuna başvurmuş, %35,7'si idrar kaçırma nedeniyle tedavi almıştı. ICIQ-SF puanları incelendiğinde, katılımcıların %54,4'ü orta şiddette inkontinans, %24,6'sı ağır inkontinans, %3,6'sı ise çok ağır inkontinans yaşamaktaydı. IYKÖ puanları açısından ortanca değerler 78 (30-109) olarak bulundu. Alt boyutlar açısından psikolojik etkilenme 36 (14-45), sosyal yaşamı sınırlandırma 15 (5-25), davranışları sınırlama ise 28 (11-39) olarak belirlendi. ICIQ-SF ve İYKÖ arasındaki ilişkiye göre, inkontinans şiddeti arttıkça IYKÖ toplam puanında ve alt boyutlarında belirgin bir azalma gözlemlendi. ICIQ-SF puanları ile IYKÖ toplam puanı arasında negatif yönde orta düzeyde, IYKÖ alt boyutlarından sosyal yaşamı sınırlama ile orta düzeyde, psikolojik etkilenme ve davranışları sınırlama ile zayıf düzeyde negatif korelasyon bulundu. Sonuç: Çalışma üriner inkontinansın şiddetinin hem etiyolojik faktörlerden hem de bireylerin sosyodemografik özelliklerinden etkilendiğini göstermektedir. Bu doğrultuda aile hekimleri ve üriner inkontinans ile karşılaşan diğer meslektaşlarımız şikâyetleri değerlendirirken tıbbi öyküyü ve sosyal-demografik özellikleri bütüncül bir bakış açısıyla ele almaları önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, hem risk faktörlerinin daha doğru belirlenmesine hem de hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen unsurların erken saptanmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Üriner inkontinans, sosyodemografik özellikler, yaşam kalitesi