Preterm prematüre membran rüptürü tanısı alan gebelerde bir oksidatif stres markerı olan serum iskemi modifiye albümin seviyelerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜMEYRA AKGÜN
Danışman: Dilay GÖK KORUCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Preterm prematüre membran rüptürü (PPROM), hem maternal hem de neonatal morbidite ve mortalite açısından önemli riskler barındıran ciddi bir obstetrik durumdur. Son yıllarda, PPROM'un patofizyolojisinde oksidatif stresin rol oynadığına dair kanıtlar artmaktadır. Bu bağlamda, oksidatif stresin biyokimyasal belirteçlerinden biri olan iskemi modifiye albüminin (IMA) bu klinik tabloda tanı ve izlem açısından potansiyel bir belirteç olabileceği öne sürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, PPROM tanılı ve sağlıklı gebelerde serum IMA düzeyi ile IMA/albümin oranını karşılaştırarak, oksidatif stres belirteci olarak IMA'nın PPROM etyolojisindeki olası rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan bu vaka-kontrol çalışmasına 75 PPROM tanılı gebe ile 150 sağlıklı gebe dahil edilmiştir. Her iki gruptan benzer gestasyonel haftalarda alınan serum örneklerinde IMA ve albümin düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülmüş, IMA/albümin oranı hesaplanmıştır. Bulgular gruplar arasında karşılaştırılmış, ayrıca korelasyon, lojistik regresyon ve ROC analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen PPROM ve kontrol grupları, yaş, vücut kitle indeksi, gebelik haftası, gravida, parite ve abortus sayıları açısından benzer özellikler göstermiştir (tümü için p > 0,05). Serum IMA düzeyleri (p = 0,002) ve IMA/albümin oranı (p < 0,001) PPROM grubunda anlamlı şekilde yüksek, albümin düzeyleri ise düşük bulunmuştur (p = 0,002). Regresyon analizinde, IMA düzeylerindeki artışın PPROM için bağımsız bir risk faktörü olduğu, albümin düzeylerindeki azalmanın ise riski artırıcı yönde etkili olduğu belirlenmiştir. ROC analizleri, IMA ve IMAR'ın PPROM tanısında istatistiksel olarak anlamlı ancak orta düzeyde ayırt edici güce sahip olduğunu göstermiştir. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen bulgular, PPROM grubunda serum IMA düzeyleri ve IMA/albümin oranının belirgin şekilde yüksek, albümin düzeylerinin ise düşük olduğunu göstermektedir. Bu durum, IMA'daki artışın PPROM gelişimi için bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini düşündürmektedir. Öte yandan, IMA düzeyleri ile latent süre, doğum haftası, neonatal morbiditeler ve enfeksiyon parametreleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış, bu da IMA'nın hastalığın prognozundan çok varlığını yansıtan bir biyobelirteç olabileceğini ortaya koymaktadır. Elde edilen veriler, PPROM'un patogenezinde oksidatif stresin rolünü desteklemekte olup, bu bağlamda oksidatif süreçlerin hedeflenmesi klinik açıdan önem taşımaktadır. Bu nedenle, gelecekte özellikle erken membran rüptürü riski taşıyan gebelerde antioksidan tedavilerin membran bütünlüğünü koruma ve komplikasyonları önlemede potansiyel bir yaklaşım olarak araştırılması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteç, IMA/albümin oranı, iskemi modifiye albümin, oksidatif stres, Preterm prematüre membran rüptürü, PPROM