Tip A aort diseksiyonu ameliyatı sonrası reintervention'a etki eden faktörlerin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA CAN KAPLAN

Danışman: Ersin KADİROĞULLARI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Tip A aort diseksiyonu(TAAD) tanı anından itibaren mortalitesi yüksek bir hastalıktır. Artan bilgi, deneyim ve araştırmalar ile mortalite oranları düşmekte, sağ kalım oranları yükselmektedir. Artan sağ kalım oranları ile birlikte başarılı operasyonlara rağmen reintervention'a giden hastaların sonuçları paylaşılmaktadır. Hastalığın devam eden bir süreç olduğu genel kanı haline gelmiştir. İlk cerrahi prosedür ile reintervention arasındaki ilişki incelenmiş, primer intimal yırtık bölgesi, operasyon sonrası anevrizmal dilatasyon reintervention için önemli nedenler olarak paylaşılmıştır. Post operatif dönemde hastaların takiplerinin düzenlenmesi önemle vurgulanmaktadır. Çalışmamız TAAD tanısı ile opere edilen hastaların reintervention sonuçlarını paylaşmak ve reintervention'a neden olan faktörlerin incelenmesini amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkezli retrospektif olarak planlanan çalışmamızda, Kasım 2010-Haziran 2021 tarihleri arasında Tip A aort diseksiyonu nedeniyle opere edilen hastalar alındı. Hastaların takipleriyle ile birlikte, reintervention yapılan ve yapılmayan hastalar karşılaştırıldı. Reintervention yapılan hastalar için sonuçlar ve reintervention'a neden olan faktörler demografik veriler, preoperatif, intraoperatif ve postoperatif değişkenler ile karşılaştırıldı. BULGULAR: Çalışmaya 142 hasta alınırken 110'u (%77,5) erkek, 32'si (%22,5) kadın cinsiyetinde idi. Hastaların yaş aralığı 18-82 arasında olup, ortalama yaş 52,2 ± 12,8 olarak görüldü. Hastaların %15,5'ine Reintervention yapıldı. Reintervention yapılan 22 hastanın 8'ine (%36,4) reoperasyon uygulanırken,14'üne (%63,6) torasik aort endovasküler tamir (TEVAR) işlemi uygulanmıştır. Reintervention yapılan hastaların 5'inde (%22,7) işlem sonrasında mortalite görülmüştür. Reintervention yapılan hastaların yaş ortalaması 46,6 ± 13,2, reintervention yapılmayan hastalarda yaş ortalaması 53,2 ± 12,5 olup gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) fark vardır.(p=0,026) Diğer demografik veriler ile karşılaştırıldığında anlamlı fark yoktur. İntraoperatif veriler değerlendirildiğinde Bentall prosedürü, total ark cerrahisi ve elephant trunk prosedürü ile reintervention arasında istatistiksel olarak anlamlı(p<0,05) ilişki görülmüştür. Postoperatif veriler değerlendirildiğinde oral antikoagülasyon ile postoperatif hipertansiyon devamlılığının reintervention ile ilişkisi anlamlı(p<0,05) bulunmuştur. Reintervention için verilerin univariant analizinde Bentall prosedürü, total ark cerrahisi, elephant trunk prosedürü, vitamin-k antagonisti ile oral antikoagülasyon ve postoperatif hipertansiyon devamlılığı risk faktörleri açısından anlamlı (p<0,05) olarak saptanmıştır. Anlamlı çıkan sonuçlar cox regresyon ile multivariant yapıldı ve total ark cerrahisi ile postoperatif hipertansiyon devamlılığının reintervention için risk faktörü taşıdığı gösterilmiştir. SONUÇ: TAAD tanı anından itibaren acil opere edilmesi gereken hastalıktır. İlk operasyon sonrası hastalık tamamen iyileşmiş sayılmaz. Hastaların yakın takibi ile reintervention açısından değerlendirmek gereklidir. İlk operasyon esnasında total ark cerrahisi uygulanan hastaların ve postoperatif dönemde hipertansiyon'un reintervention açısından risk faktörü olduğunu belirtmekteyiz.