Dekompresif kraniektomi sonrası otolog kranioplasti yapılan hastaların retrospektif olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK YÜRÜK
Danışman: Ayhan TEKİNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dekompresif kraniektomi, başlıca Serebrovasküler olay, parankimal hematom, akut subdural hematom olmak üzere geniş bir cerrahi endikasyona sahip, hayat kurtarıcı bir cerrahi müdahaledir. Dekompresif kraniektomi sonrası, hastalar kranioplasti cerrahisine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmada, kranioplasti amacıyla abdomende suprafasyal alanda muhafaza edilen kemik flepte rezorpsiyon oranları değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirurji kliniğince, 2018-2021 yılları arasında opere edilen 121 dekompresifkraniektomi olgusu incelenmiştir. Bu olgular içinde takip süreçlerinde otolog kranioplasti yapılan ve çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan hastalar değerlendirilmiştir. Bu hastaların kranioplasti için beklenen süre ve kranioplastide kullanılan cerrahi yöntem incelenmiş, bu sonuçların uzun dönem takiplerde kemik flepte ölçülen rezorpsiyon oranı ile ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Dekompresif kraniektomi yapılan hastalar endikasyonlarına göre %41 parankimal hematom, %30,8 subdural hematom, %23,1 iskemik SVO, %5,1 intrakranial tümör şeklinde dağılım göstermişlerdir. Bu ameliyatların %30,8'inde temporal kas cilt ile birlikte, muskülokütanözflep olarak kaldırılmıştır. Dekompresifkraniektomi sonrası oluşan kemik defekt ortalama 92,2±10,7 cm² olarak hesaplanmıştır. Dekompresifkraniektomi ardından kranioplasti ameliyatı için ortalama bekleme süresi 16,97±13,478hf olarak izlenmiştir. Takip süresi boyunca %10,3 hastada revizyon cerrahisi ihtiyacı doğmuştur. Revizyon cerrahisine ihtiyaç duymayan hastaların ortalama takip süresi 55,71±56,4 hf'dır. Dekompresif 11 kraniektomi ardından kranioplasti için beklenen süre ile rezorspsiyon oranı karşılaştırıldığında, beklenen süre arttıkça rezorpsiyonun arttığı sonucuna ulaşılmış, p=0,036 olması suretiyle anlamlı kabul edilmiştir. Kranioplasti cerrahisi sonrası kemik flep ile komşu kemik sınırlar arasındaki mesafe arttıkça, kemikteki rezorpsiyonun arttığı görülmüş, p<0,001 olduğundan anlamlı kabul edilmiştir. Sadece takip süresi 40 hf'dan fazla olan hastalar ele alındığında, yine aynı şekilde flep-kemik sınır arasındaki mesafe ile rezorpsiyonun doğru orantılı ilişkide olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Dekompresif kraniektomi sonrası kemik flep, bir alternatif olarak abdomende supra faysal alanda doğru şekilde muhafaza edilebilir. Hastalar klinik takip ve radyolojik tetkikleri sonrası, kontrendikasyon yoksa kranioplasti için beklenmemelidir. Kranioplastide kemik flepin mümkün olduğunca kemik sınırlara teması sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: dekompresif kraniektomi, otolog kranioplasti, kranioplasti sonrası rezorpsiyon