Diyabetes mellitus hastalarında serum MOTS-C düzeyinin kardiyovasküler komplikasyonların oluşumunda rolü var mıdır?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ONUR BULUT

Danışman: Tayyibe SALER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Diabetes Mellitus (DM), rölatif ya da mutlak insülin azlığı veya insülin direnci nedeniyle ortaya çıkan, multisistemik tutulumla seyreden hiperglisemi ile seyreden kronik metabolizma bozukluğudur. Kronik dönemde makrovasküler ve mikrovasküler komplikasyonlara neden olarak morbidite ve daha erken dönemde mortalite riskini arttıran hastalık olup özellikle komplikasyonları sebebiyle bakım maliyeti yüksektir. Bu nedenle hastaların yönetiminde komplikasyonların erken tanınması ve olası zararların önlenmesi; hastaların yaşam kalitesinin bozulmasının önlenmesi, mortalitenin azaltılması ve sağlık maliyetinin azaltılması açısından önemlidir. DM ilişkili kardiyovasküler komplikasyonlar değerlendirildiğinde diyabetli hastalarda morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerinden biri olduğu görülür. Dolayısıyla DM tanılı hastalarda koroner arter hastalığının erken tanınması, komplikasyonlara yönelik erken müdahalelere olanak sağlayarak bu hastaların prognozuna önemli bir katkı sağlayabilir. Bu nedenle, diyabet ilişkili özellikle kardiyovasküler olan komplikasyonların erken tanınmasını sağlayabilecek olası belirteçler ile ilgili birçok araştırma ve klinik çalışma yapılmaktadır. Bu olası belirteçlerden biri de metabolik hastalıkların patofizyolojisinde rol aldığı keşfedilen mitochondrial ORF of the twelve S c (MOTS-c)'dir. Bu çalışmanın amacı MOTS-c'nin DM hastalarında koroner arter hastalığının gelişiminde rolünün varlığını saptamak gelecekteki olası erken tanı, tedavi ve yaklaşımlara ışık olabilecek veriler oluşturulmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda toplam 171 kişi incelendi (Yeni tanı DM olan ve daha önceden KAH tanısı olmayan 39 hasta, yeni tanı DM olan ve koroner anjiografi ile KAH tanısı kanıtlanmış 51 hasta, normal glukoz toleransı ve koroner anjiografi ile KAH tanısı kanıtlanmış 53 hasta ve sağlıklı olan 28 kişi olmak üzere 4 grup olarak hastalar gruplandırıldı). Gruplar kendi arasında demografik ve biyokimyasal parametreler açısından karşılaştırıldı. Serum MOTS-c seviyeleri ELISA (enzyme-linked immunosorbent assay) yöntemi kullanılarak ölçülerek hasta grupları arasında ve biyokimyasal parametreler arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Serum MOTS-c seviyeleri gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılık saptandı. [MOTS-c değerinin gruplar için medyan değerleri; sağlıklı grubu için 52,06±21,0, DM grubu için 52,99±21,36, KAH olan grup için 41,62±20,0, DM+KAH grubu için ise 50,78±20,9, toplamda 48,74±21,1 olarak saptanmıştır.] (gruplar arasındaki karşılaştırmada p=0,028). Daha sonrasında yapılan ikili grup karşılaştırmalarında KAH grubu ile sağlıklı, DM ve DM+KAH grupları karşılaştırıldığında KAH grubunun serum MOTS-c düzeyi; sağlıklı (p=0,025), DM(p=0,010) ve DM+KAH(p=0,026)'e göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Lojistik regresyon analizinde serum MOTS-c düzeyinin KAH olan hastaları bağımsız olarak öngördüğü görüldü. Yalnız KAH varlığı riskini, MOTS-C düzeyindeki 0,02 birimlik azalma 0,97 birim artırmaktadır. Yapılan analizde serum MOTS-C eşik değeri 9,276 alındığında (LR+:6,67), serum MOTS-C düzeyindeki azalmanın %5,7 sensivite ve %99,2 spesifite ile yalnız KAH varlığını öngördüğü bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamız DM hastalarında KAH gelişiminde MOTS-c düzeyinin rolünü inceleyen ilk çalışmadır. Diğer benzer çalışmalarda saptanan KAH'daki serum MOTS-c düzeyi düşüklüğü aynı şekilde bizim çalışmamızda da benzer şekilde saptanmıştır. Ancak literatürdekilerin aksine DM grubunda serum MOTS-c düzeylerinde anlamlı değişiklik saptanmadı bunun sebebi olarak da hasta grubumuzun yeni tanı DM olmasından ve antidiyabetik ilaç kullanımı olmamasından kaynaklandığını düşünmekteyiz.DM hastalarında serum MOTS-c düzeyinin molekülün kimyasal yapı ve işlevi nedeniyle DM süresinin ilerlemesiyle homeostaz düzenleyici etki ve tanının ilk dönemlerindeki kompansatuar yükselme süreci sonrası MOTS-c düzeyinin düşebileceğini ve düşüklüğünün özellikle endotel disfonksiyonuna sebep olarak DM hastalarında KAH gelişimi patogenezinde rol oynadığını düşünmekteyiz. Diyabetik hastalarda serum MOTS-c düzeyleri ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin daha iyi aydınlatılabilmesi için daha geniş hasta grupları ile ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.