Testis kanserli hastalarda tedavi öncesi yapılan testis ultrasonu ile elde edilen testis volümünün prognoz ve diğer prognostik faktörlerle olan ilişkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DOĞAN PAKALIN
Danışman: Mustafa YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Testiste meydana gelen kanserler, 15 ile 35 yaş arasında erkeklerde görülen en sık solid malignitedir. Bu malignitelerin %95'ini germ hücreli tümörler ve cinsiyet kord stromal tümörler oluşturmaktadır. Tümörün; histololojik tipi, hastanın yaşı ve tümörün yerleşim yeri özelliklerine bakılarak biyolojik davranışları öngörülebilir. Aynı histolojik türdeki tümörler, diğer özellikleri nedeniyle farklı davranışlar gösterebilir. Testis tümörleri, karşımıza genellikle ağrısız kitle veya skrotal şişlik olarak çıkmaktadır. Hastaların değerlendirilmesinde ultrasonografik görüntüleme önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmamızda testis kanserli hastalarda tedavi öncesi yapılan testis ultrasonu ile elde edilen testis volümünün prognoz ve diğer prognostik faktörlerle olan ilişkisini araştırmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Servisi'nde 2014-2020 yılları arasında tedavi görmüş, tanıda ultrasonografi ile testis volümüne bakılmış, 18 yaş üzeri erkek hastalar, retrospektif olarak incelenmiştir. Tıbbi kayıtlarına tamamen ulaşılamayan, yeterli tetkik ve görüntüleme yapılmamış hastalar ve 18 yaşın altındakiler, çalışmaya dahil edilmemiştir. Bulgular: Çalışmaya yaş aralığı 20 ile 82 olan 100 hasta dahil edilmiştir. Hastaların %57'si sigara içmektedir, birinde inmemiş testis mevcuttur. Hastalardan iki tanesinde kitleler ekstraskrotal yerleşimlidir. Orşiektomi yapılan hastaların 49'unda sağ testiste tümör mevcut iken 41'inde sol testiste, beşinde bilateral olarak mevcuttur. Orşiektomi yapılmış hastaların, pre-operatif ve post-operatif olarak yapılan tümör belirteci değerlendirmelerinde LDH değerleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05), ancak ß-hCG ve AFP arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir. USG ile yapılan testis volümü ile prognoz arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Tümör belirteçlerindeki azalmanın sebebi kitle hacmindeki azalma olmasına rağmen, prognozu belirleyen belirteçleri salgılayan hücreler homojen dağılım göstermediği için, USG ile ölçülen volüm ile prognoz arasında ilişki bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, Testis Kanseri, Prognoz