Kardiyopulmoner bypass cerrahisinde near infrared spektroskopi monitorizasyonu ve tedavi protokolünün postoperatif kognitif disfonksiyon üzerine etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERRİN KUL

Danışman: Tülin SATILMIŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Postoperatif kognitif işlev bozukluğu (POKİB) cerrahi sonrası ortaya çıkan odaklanma, kavrama ve hafızadaki eksiklik olarak tanımlanır. Ameliyat sonrası gelişen bilişsel sorunlar kavramanın bozulmasından, hafızanın bozulmasına hatta deliryuma kadar geniş bir alanı kapsar. Near infrared spektroskopi (NIRS) monitorizasyonu ile ölçülen düşük serebral oksijen saturasyonu ile kognitif işlevsel bozukluk arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Düşük serebral oksijen saturasyonlarında yapılan müdahalelerin bir protokol şeklinde uygulanmasının, POKİB gelişimini önlemede etkili olacağı düşünülerek bu çalışma tasarlanmıştır. Çalışmamızda kardiyopulmoner bypass olan bir grup hastada ameliyat anında ölçülen NIRS değerlerine göre uygulanan tedavi protokolünün postoperatif kognitif disfonksiyon üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Bu prospektif gözlemsel çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Çalışmamıza elektif erişkin açık kalp cerrahisi planlanan 40 yaş üzeri 60 hasta dahil edilmiştir. Operasyondan bir gün önce hastaların sözlü ve yazılı onamları alındıktan sonra Mini Mental Durum Testi (MMDT) uygulanmıştır. Bu ölçüm 0. gün MMDT şeklinde kaydedilmiştir. NIRS monitorizasyonu sırasında sağ ve sol frontal bölgeden alınan değerler RSO2 ve LSO2 olarak kaydedildi. Bazal değerler anestezi indüksiyonu öncesi, hasta oda havası solurken kaydedildi. NIRS değerlerinin takibinde hastalar tek taraflı düşüşler, bilateral düşüş olanlar ve düşüş olmayanlar diye 3 gruba ayrıldı. Bazal değerlerin %20 altı serebral desatürasyon olarak kabul edilip Murkin ve arkadaşlarının önerdiği NIRS tedavi protokolü uygulandı. Ekstübe edilen hastalara 2. gün ve 7. günde yeniden MMDT uygulandı. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 60 hastanın yaş ortalaması 57,51±9.64'dür (min:40-max:85). Hastaların NIRS izleminde NIRS değerlerindeki değişimlere bağlı olarak oluşturulan 3 grup arasında MMDT skorları gruplar arasında ve grup içinde karşılaştırılmıştır. Gruplar arasında MMDT skorlarında 0, 2, ve 7. günlerde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Grup içindeki karşılaştırmalarda üç grupta da istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Hastaların 2. gün ve 7. gün MMDT skorlarına göre NIRS sağ ve sol bölgesel oksijen saturasyonları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. NIRS izleminde bilateral %20 düşüş olan hasta grubunda 2. gün kognitif fonksiyon bozukluğu gelişme riski 4.7 kat daha fazla olarak bulunmuştur. SONUÇ: NIRS monitorizasyonu ile ölçülen, serebral oksıjen saturasyonu düşüşlerinde uygulanan tedavi protokolü, kardiyopulmoner bypass sonrası erken dönemde postoperatif kognitif işlev bozukluğu gelişimini önlemek açısından etkilidir. Anahtar kelimeler: Near İnfrared Spektroskopi, Serebral Oksıjenasyon, Kardiyopulmoner Bypass Cerrahisi, Postoperatif Kognitif İşlev Bozukluğu