Sezaryende yapılan alt segment transvers uterin insizyon kapatılmasında kullanılan tek kat kilitli devamlı ve çift kat kilitsiz devamlı sütur tekniklerinin postoperatif insizyon özellikleri açısıdan değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE CESUR

Danışman: Salim ERKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Üçüncü basamak bir merkez olan hastanemizde sezaryen pratiğinde alt segment transvers uterin insizyon kapatılmasında rutin olarak cerrahın bireysel sezaryen pratiğindeki tercihine bağlı uygulanmakta olan tek kat kilitli devamlı ve çift kat kilitsiz devamlı sütur tekniklerinin; post operatif 6. ayda gerçekleştirilen transvajinal ultrasonografi özellikleri üzerinden karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çift kör prospektif gözlemsel olarak dizayn edilen çalışmamıza, 37+0 ile 42+0 gebelik haftaları arasındaki geçirilmiş uterin cerrahisi bulunmayan, çeşitli endikasyonlar ile sezaryen yapılan ve post operatif 6. ay rutin poliklinik kontrol muayenesine gelen gönüllü olur formu ile rızası alınmış 134 gebe dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen ve tamamı ilk defa sezaryen geçiren gebelere, hastanemizde rutin olarak cerrahın tercihine bağlı olarak uygulanmakta olan uterin insizyon kapatılma tekniklerinden tek kat kilitli devamlı teknik veya çift kat kilitsiz devamlı teknik uygulandı. Çalışmada yer alan gebeler, uygulanan uterin insizyon sütur tekniğine göre iki gruba ayrıldı. Çalışma örneklemini oluşturan 134 gebenin 66'sında (%49,3) tek kat kilitli devamlı sütur tekniği uygulanırken 68'inde (%50,7) çift kat kilitsiz devamlı sütur tekniği uygulandı. Gönüllü onam formu alınarak çalışmaya dahil edilen gebelerin demografik bilgileri (yaş, vücut kitle indeksi), obstetrik anamnezleri (gravida, parite, bilgisi) ve sezaryen öncesi fetal ultrasonografi bulguları ile servikal muayene bilgileri hasta izlem formuna kaydedildi. Çalışma grupları; intra operatif özellikler (ortalama operasyon süresi, tahmini kanama miktarı, hemoglobin düşüşü) ve post operatif 6. ayda gerçekleştirilen transvajinal ultrasonografi özellikleri (uterus pozisyonu, skar hattındaki rezüdüel miyometriyal kalınlık, skar hattının başlangıcındaki ve bitişindeki miyometriyal kalınlık, skar hattının servikse uzaklığı, skar hattındaki iyileşme oranı, skar hattındaki uterus-serviks arasındaki açı ile istmosel varlığı ve derecesi) bakımından karşılaştırıldı. İstatistiksel analiz için IBM SPSS 20 programı kullanıldı ve p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda yer alan her iki grup arasında operasyon süresi bakımından anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ancak tek kat kilitli devamlı sütur tekniği uygulanan grupta, post operatif hemoglobin düşüşü ve hemostaz süturu gerekliliği daha fazla bulunmuştur. Post operatif 6. ayda yapılan TVUSG değerlendirilmesine göre, tek kat kilitli devamlı sütur tekniği uygulanan grupta, rezüdü miyometriyal kalınlık anlamlı ölçüde daha az ve istmosel sıklığı istatistiksel olarak daha fazla bulunmuştur. Retrovert uterus pozisyonuna sahip hastalarda ve uterus-serviks arasındaki açı daha büyük olan hastalarda, istmosel görülme sıklığının arttığı saptanmıştır. Sonuç: Sezaryen sırasında alt segment transvers uterin insizyon kapatılmasında kullanılan çift kat kilitsiz devamlı sütur tekniğinin, tek kat kilitli devamlı sütur tekniğine göre; daha yüksek rezüdüel miyometriyal kalınlık ve iyileşme oranı sağladığı bu nedenle çift kat kilitsiz devamlı sütur tekniğinin daha az istmosel gelişimine neden olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: sezaryen, uterin insizyon, sütur tekniği, istmosel, niş, skar defekti, çift katmanlı, tek katmanlı