Retrolaminar blok uygulanan ve uygulanmayan lumbal cerrahi operasyonlarında stres yanıtının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASEMİN ÇAKIR
Danışman: Serdar DEMİRGAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: Lomber disk cerrahisi ameliyatında retrolaminar blok (RLB) uygulanan ve uygulanmayan hastalarda stres yanıtının değerlendirilmesi ve analjezik etkinliklerin karşılaştırılması. GEREÇ VE YÖNTEM: Etik kurul onayı (1209) ve hastalardan aydınlatılmış onam alınmasını takiben, ASA I-II, sabah ilk vaka olarak alınan 08.00- 11.00 arasında opere olan 18-65 yaş grubu 60 hasta RLB ve kontrol gruplarına ayrıldı. Çalışmamız prospektif, randomize ve tek kör olarak planlandı. Retrolaminar blok ultrasonografi (USG) eşliğinde bilateral uygulandı. İki gruptaki hastalara intravenöz hasta kontrollü analjezi (HKA) uygulandı. Standart anestezi indüksiyonunu takiben sevofluran ve remifentanil infüzyonu ile idame sağlandı. Preoperatif rutin monitörizasyon yapıldı ve hastların demografik verileri kaydedildi. Tüm hastalara ameliyat bitiminden 30 dakika öncesinde tramadol (100 mg) ve parasetamol (1 gr) uygulandı. Hastalardan preoperatif, postoperatif 1. saat ve 24. saatte kortizol ve prolaktin düzeyi tespiti için kan örneği gönderildi. Postoperatif analjezik etkinlik 1, 2, 6, 12. ve 24. Saatlerde hastalar istirahat ve hareket halindeyken, vizüel anestezi skalası (VAS), tramadol tüketimi, ek analjezik gereksinimi değerlendirildi. Grupların intraoperatif opioid tüketimi, hemodinamik değişkenleri, komplikasyon (kaşıntı, bulantı, kusma, hipotansiyon, bradikardi) görülme sıklığı karşılaştırıldı. BULGULAR: Gruplar yaş, cinsiyet dağılımı, vücut kitle indeksi (VKİ) açısından benzerdi (p>0,05). Grup R'de operasyon süresi ve anestezi süresi Grup K' ye göre kısaydı (p=0,0034 ve p=0,0200 sırasıyla). İstirahat VAS değerleri 1, 2, 6, 12 ve 24. Saatte Grup K'de, Grup R'ye göre yüksek olarak tespit edildi (p<0,0001, p<0,0003, p<0,0001 ve p=0,0172 sırasıyla). Dinamik VAS değerleri 1, 2, 6, 12 ve 24. saatte Grup K'de, Grup R'ye göre yüksekti (p<0,0001, p=0,0008, p<0,0001, ve p=0,0005). Grup K'de 12. saat istirahat VAS değeri dinamik VAS değerine göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,0033) ve Grup R'de 24. saatte istirahatte VAS değeri dinamik VAS değerine göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,0067). x Hastaya giden doz sayısı, talep edilen doz sayısı, kurtarma analjezi sayısı, toplam tramadol miktarı ve peroperatif tüketilen remifentanil miktarı Grup K'de Grup R'ye göre yüksekti (p<0.0001 hepsi için). Kortizol değeri postop 1. saatte ve 24. saatte Grup K'de Grup R'ye göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.0001 ve p<0,0001 sırasıyla). Grup R'de bazal kortizol düzeyi postoperatif 24. saat kortizol düzeyine göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.0001). Yine aynı grupta, postoperatif 1. saat kortizol düzeyi postoperatif 24. saat kortizol düzeyine göre anlamlı olarak yüksekti (p<0,0001). Grup K' de postoperatif 1. saat kortizol düzeyi bazal kortizol düzeyine göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,0001). Aynı grubun postoperatif 1. saat kortizol düzeyi postoperatif 24. saat kortizol düzeyine göre anlamlı olarak yüksekti (p<0,0001). Prolaktin düzeyi bazal değeri Grup R' de Grup K' ye göre anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,0369). Prolaktin değeri postoperatif 1. saatte Grup K'de Grup R' ye göre anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (p=0,0296). Grup K'de postoperatif 1. saat prolaktin düzeyi, bazal prolaktin düzeyine göre anlamlı olarak daha yüksekti ve aynı zamanda postoperatif 1. saat prolaktin düzeyi postoperatif 24. saat prolaktin düzeyine göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,0001 ve p=0,0134 sırasıyla). Grup K' de Grup R'ye göre bulantı insidansı daha fazla yüksek tespit edildi (p<0.0415). Grup K'de Grup R' ye göre SAB değerleri T2, T3 ve T4 zaman noktalarında anlamlı olarak yüksek tespit edildi (p=0,0014, p=0,0025 ve p=0,0053 sırasıyla). Benzer şekilde, Grup K'de Grup R'ye göre DAB değerleri, T2 ve T3'te anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,0145 ve p=0,0209 sırasıyla). Ortalama arter basıncı değerleri T2, T3, T4 ve T5 zaman noktalarında, Grup K'de Grup R'ye göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,0025, p=0,0183, p=0,0152 ve p=0,0498 sırasıyla). Grup K'de, Grup R' ye göre SAB değerleri postoperatif 1, 2, 6 ve 12. saatlerde daha yüksek bulundu (p<0.0001, p<0.001, p<0.0001 ve p=0.0056 sırasıyla). Grup K'de Grup R' ye göre DAB değerleri postoperatif 1, 2 ve 6. saatlerde daha yüksekti (p=0,0005, 0,0014 ve 0,0025 sırasıyla). Ortalama arter basıncı değerleri postoperatif 1, 2 ve 6. saatlerde, Grup K'de Grup R'ye göre daha yüksek bulundu xi (p<0.0001, p<0.0001 ve 0,0023 sırasıyla). Grup K 'da Grup R'ye göre KTA postoperatif 1, 2, 6 ve 12. saatlerde daha yüksekti (p=0,0024, p=0,0108, p=0,0035 ve p=0,0439 sırasıyla). Hastaya giden doz sayısı ile postoperatif 24. saat kortizol düzeyi arasında anlamlı pozitif korelasyon vardı (r=0,6176; p<0.0001). Yine talep edilen doz sayısı ile postoperatif 24. saat kortizol düzeyi ile arasında anlamlı pozitif korelasyon vardı (r=0,7561; p<0.0001). Benzer şekilde kurtarma analjezisi ile postoperatif 24. saat kortizol düzeyi arasında da anlamlı pozitif korelasyon vardı (r=0,7707; p<0.0001). Toplam tramadol kullanımının da 24. saat kortizol düzeyi ile arasında anlamlı pozitif korelasyon vardı (r=0,6833; p<0.0001). İstirahat 1. saat VAS değeri ile postoperatif 1. saat kortizol değeri arasında anlamlı pozitif korelasyon vardı (r=0,6007; p<0.0001). Toplam tramadol kullanımı ile bulantı arasında anlamlı pozitif korelasyon tespit edildi (r=0,4061; p=0,0019). SONUÇ: Gruplar arasında RLB yapılan grubun kontrol grubuna göre postoperatif ilk 24 saat değerlendirilmesinde VAS değerleri daha düşüktü ve cerrahi stres yanıtı için baktığımız kortizol düzeyi de postoperatif 1. saat ve 24. saatte anlamlı olarak düşüktü. Prolaktin düzeyi postop 1. saatte anlamlı olarak daha düşük olduğunu tespit ettik. VAS değeri ve tüketilen toplam tramadol miktarı retrolaminar blok yapılan hastalarda anlamlı olarak daha düşüktü. Tüm bu bulgular bize retrolaminar blok uygulamalarının, LDH cerrahisi sırasında cerrahi stres yanıtı baskıladığını ve postoperatif analjezi için multimodal analjezinin önemli bir parçası olabiliceğini düşündürmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Retrolaminar blok, Lomber Disk Hernisi, Kortizol, Prolaktin , Postoperatif analjezi